Yargıtay6. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2007/8550 K.2011/8793
Özet: (1) Uyuşmazlık, sanıkların yağma suçundan mahkumiyet kararı ve ilgili usul‑yasal hataların temyiz edilmesidir; (2) Mahkeme, 5237 sayılı TCK’nın 53/3 maddesinin göz ardı edilmesi nedeniyle kararın bozulmasına karar vererek, hükmü düzeltilmiş hâlde yeniden onaylamıştır.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Yağma
HÜKÜM: Mahkumiyet
TEMYİZ EDENLER: Sanıklar savunmanları
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I- Sanık ... hakkında kurulan hükmün incelenmesinde;
Yağma suçunun 5237 sayılı TCK’nın 149.maddesinin 1.fıkrasının (a), (c) ve (h) bentlerine aykırı biçimde, silahla, birden fazla kişi ile geceleyin işlendiği anlaşılıp, kabul edildiği halde aynı Yasanın 61.maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken bunların değerlendirilmesi gerektiğinin düşünülmemesi, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış,
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5237 sayılı Yasanın 53/3. maddesi göz ardı edilerek, 53/1-c bendinde belirtilen haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmiş olması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle istem gibi BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından ‘‘53. maddesinin uygulanmasına’’ ilişkin bölüm çıkarılarak, yerine ‘‘53/1. maddesinde belirtilen ve 53/3. maddesindeki kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; 53/3. maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına’’ cümlelerinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II- Sanık ... hakkında kurulan hükmün incelenmesine gelince;
Sanığın tüm aşamalarda üzerine atılı suçu işlemediğini beyan etmiş olması, olayda mağdure tarafından da teşhis edilemeyen sanığın savunmasının aksine diğer sanığın yargılamada kabul etmediği, soruşturma aşamasındaki kabulünden başkaca bir delilin olmaması ve sanık tarafından kullanıldığı iddia edilen aracın da çalındığının bizzat araç sahibi tarafından ifade edilmiş olması karşısında; öncelikle olayda kullanıldığı iddia edilen Selahattin Aksoy’a ait aracın çalınması ile ilgili soruşturma yapılıp, yapılmadığı araştırılıp, soruşturma yapılmış ise, soruşturma evrakı, dava açılmış ise dava evrakının getirtilerek incelenip, sanığın tanımadığını beyan ettiği ... ile birlikte başka eylemler işleyip, işlemediği araştırılarak delillerin bir bütün halinde değerlendirmesi suretiyle sanığın hukuki durumun tayin ve takdiri gerekirken eksik kovuşturma ile sanığın savunmasının aksini ispatlayacak delillerin nelerden ibaret olduğu, karar yerinde yeterince açıklanmadan yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle istem gibi BOZULMASINA, 27.06.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Yağma
HÜKÜM: Mahkumiyet
TEMYİZ EDENLER: Sanıklar savunmanları
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I- Sanık ... hakkında kurulan hükmün incelenmesinde;
Yağma suçunun 5237 sayılı TCK’nın 149.maddesinin 1.fıkrasının (a), (c) ve (h) bentlerine aykırı biçimde, silahla, birden fazla kişi ile geceleyin işlendiği anlaşılıp, kabul edildiği halde aynı Yasanın 61.maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken bunların değerlendirilmesi gerektiğinin düşünülmemesi, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış,
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5237 sayılı Yasanın 53/3. maddesi göz ardı edilerek, 53/1-c bendinde belirtilen haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmiş olması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle istem gibi BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından ‘‘53. maddesinin uygulanmasına’’ ilişkin bölüm çıkarılarak, yerine ‘‘53/1. maddesinde belirtilen ve 53/3. maddesindeki kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; 53/3. maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına’’ cümlelerinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II- Sanık ... hakkında kurulan hükmün incelenmesine gelince;
Sanığın tüm aşamalarda üzerine atılı suçu işlemediğini beyan etmiş olması, olayda mağdure tarafından da teşhis edilemeyen sanığın savunmasının aksine diğer sanığın yargılamada kabul etmediği, soruşturma aşamasındaki kabulünden başkaca bir delilin olmaması ve sanık tarafından kullanıldığı iddia edilen aracın da çalındığının bizzat araç sahibi tarafından ifade edilmiş olması karşısında; öncelikle olayda kullanıldığı iddia edilen Selahattin Aksoy’a ait aracın çalınması ile ilgili soruşturma yapılıp, yapılmadığı araştırılıp, soruşturma yapılmış ise, soruşturma evrakı, dava açılmış ise dava evrakının getirtilerek incelenip, sanığın tanımadığını beyan ettiği ... ile birlikte başka eylemler işleyip, işlemediği araştırılarak delillerin bir bütün halinde değerlendirmesi suretiyle sanığın hukuki durumun tayin ve takdiri gerekirken eksik kovuşturma ile sanığın savunmasının aksini ispatlayacak delillerin nelerden ibaret olduğu, karar yerinde yeterince açıklanmadan yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle istem gibi BOZULMASINA, 27.06.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.