Yargıtay6. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2007/7166 K.2012/1884
Özet: Uyuşmazlık, sanıkların resmi evrakta sahtecilik ve ihkak‑ı hak suçlarından dolayı açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılmasıyla ilgilidir. Mahkeme, sahtecilik suçu için 12 yıllık dava zamanaşımının geçmiş olduğunu, ihkak‑ı hak suçu için ise 7 yıl 6 aylık zamanaşımının dolduğunu tespit ederek kamu davasını zaman aşımı nedeniyle düşürmüştür.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR: Resmi evrakta sahtecilik ve hukuki ilişkiden kaynaklanan alacağını tahsil amacıyla zor kullanılması (İhkak-ı hak), dolandırıcılık
HÜKÜM: Kısmen İhkak-ı hak suçundan Mahkumiyet, Kısmen Kamu davasının zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılmasına
TEMYİZ EDENLER: Sanıklar savunmanları, Katılanlar ..., ..., ..., ... vekili
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I-Sanık ... hakkında resmi evrakta sahtecilik ve hukuki ilişkiden kaynaklanan alacağını tahsil amacıyla zor kullanılması, sanıklar ..., ..., ..., ... hakkında ise hukuki ilişkiden kaynaklanan alacağını tahsil amacıyla zor kullanılması suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde,
Sanık ...’in yakınanların şirketinde yüzde onbeş hisse ile ortak olduğu, yakınanlarla kuyumculuk üzerine açtıkları işyeri için bankalardan kredi çektikleri, sanığın bu işlem için gayrimenkullerini ipotek ettiği, borçların ödenememesi üzerine bankanın icra takibine geçerek satış işlemini gerçekleştirdiği, sanık ile yakınanların aralarının açılarak ayrıldıkları, sanığın alacağını tahsil amacıyla diğer sanık ...’ye üç adet yüz bin marklık senet imzalayarak verdiği ve birlikte yakınanlardan olan alacağını baskı ve tehdit yoluyla almaya çalıştıklarının anlaşılması karşısında, eylemin 765 sayılı Yasanın 308/1. maddesindeki ihkakı hak suçunu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi ve sanığa yüklenen ve 765 sayılı Yasanın 342/1. maddesine uyan resmi evrakta sahtecilik suçuna ilişkin dava zamanaşımının anılan Yasanın 102/3 ve 104/2. maddelerine göre asli zamanaşımı süresi 10 yıl, olağanüstü zamanaşımı ise 15 yıl olmasına ve bu sürelerin de karar tarihi itibariyle dolmamasına rağmen yazılı şekilde dava zaman aşımından bahisle ortadan kaldırma kararı verilmesi kanuna aykırı ise de; 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY.nın 7/2 ve 5252 sayılı TCK.nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Yasanın 9/3.maddeleriyle Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu’nun 23.2.1938 günlü 1937/23 – 1938/9 sayılı, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 25.5.1999 günlü 133/142 sayılı kararları ışığında, somut olayda 765 sayılı TCY’nın 342/1, 308/1, 102/3-4 ve 104/2. maddeleriyle 5237 sayılı TCY’nın 204/1, 150/1, (106/2-c), 66/1-e,66/4, 67/4. maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucunda; sahtecilik suçu yönünden 5237 sayılı; ihkakı hak suçu yönünden ise 765 sayılı Yasa hükümlerinin sanıklar yararına bulunduğunun tespiti ile ihkakı hak suçu için Oluşa göre sanıkların eylemine uyan ve 765 sayılı TCY.nın 308/1. maddesindeki suçun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre; aynı Yasanın 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık zamanaşımının suç tarihi olan 02.09.2000 tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması, ve sanık ...’in sahtecilik suçu yönünden temyiz incelemesinde 5237 sayılı Yasaya göre 12 yıllık dava zamanaşımı süresinin geçmiş olduğunun anlaşılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ..., ..., ..., ... savunmanları ile katılanlar vekilinin temyiz itirazları ile tebliğnamedeki düşünce bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkında açılan kamu davasının sahtecilik suçu yönünden 5237 sayılı Yasanın 66/1-e, 66/4, 67/4; ihkakı hak suçu için ise 765 sayılı Yasanın 102/4 ve 104/2. maddeleri uyarınca zaman aşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE,
II-Sanık ... hakkında dolandırıcılık suçundan kurulan hükmün incelenmesine gelince,
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre katılanlar vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün istem gibi ONANMASINA, 09.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇLAR: Resmi evrakta sahtecilik ve hukuki ilişkiden kaynaklanan alacağını tahsil amacıyla zor kullanılması (İhkak-ı hak), dolandırıcılık
HÜKÜM: Kısmen İhkak-ı hak suçundan Mahkumiyet, Kısmen Kamu davasının zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılmasına
TEMYİZ EDENLER: Sanıklar savunmanları, Katılanlar ..., ..., ..., ... vekili
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I-Sanık ... hakkında resmi evrakta sahtecilik ve hukuki ilişkiden kaynaklanan alacağını tahsil amacıyla zor kullanılması, sanıklar ..., ..., ..., ... hakkında ise hukuki ilişkiden kaynaklanan alacağını tahsil amacıyla zor kullanılması suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde,
Sanık ...’in yakınanların şirketinde yüzde onbeş hisse ile ortak olduğu, yakınanlarla kuyumculuk üzerine açtıkları işyeri için bankalardan kredi çektikleri, sanığın bu işlem için gayrimenkullerini ipotek ettiği, borçların ödenememesi üzerine bankanın icra takibine geçerek satış işlemini gerçekleştirdiği, sanık ile yakınanların aralarının açılarak ayrıldıkları, sanığın alacağını tahsil amacıyla diğer sanık ...’ye üç adet yüz bin marklık senet imzalayarak verdiği ve birlikte yakınanlardan olan alacağını baskı ve tehdit yoluyla almaya çalıştıklarının anlaşılması karşısında, eylemin 765 sayılı Yasanın 308/1. maddesindeki ihkakı hak suçunu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi ve sanığa yüklenen ve 765 sayılı Yasanın 342/1. maddesine uyan resmi evrakta sahtecilik suçuna ilişkin dava zamanaşımının anılan Yasanın 102/3 ve 104/2. maddelerine göre asli zamanaşımı süresi 10 yıl, olağanüstü zamanaşımı ise 15 yıl olmasına ve bu sürelerin de karar tarihi itibariyle dolmamasına rağmen yazılı şekilde dava zaman aşımından bahisle ortadan kaldırma kararı verilmesi kanuna aykırı ise de; 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY.nın 7/2 ve 5252 sayılı TCK.nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Yasanın 9/3.maddeleriyle Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu’nun 23.2.1938 günlü 1937/23 – 1938/9 sayılı, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 25.5.1999 günlü 133/142 sayılı kararları ışığında, somut olayda 765 sayılı TCY’nın 342/1, 308/1, 102/3-4 ve 104/2. maddeleriyle 5237 sayılı TCY’nın 204/1, 150/1, (106/2-c), 66/1-e,66/4, 67/4. maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucunda; sahtecilik suçu yönünden 5237 sayılı; ihkakı hak suçu yönünden ise 765 sayılı Yasa hükümlerinin sanıklar yararına bulunduğunun tespiti ile ihkakı hak suçu için Oluşa göre sanıkların eylemine uyan ve 765 sayılı TCY.nın 308/1. maddesindeki suçun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre; aynı Yasanın 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık zamanaşımının suç tarihi olan 02.09.2000 tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması, ve sanık ...’in sahtecilik suçu yönünden temyiz incelemesinde 5237 sayılı Yasaya göre 12 yıllık dava zamanaşımı süresinin geçmiş olduğunun anlaşılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ..., ..., ..., ... savunmanları ile katılanlar vekilinin temyiz itirazları ile tebliğnamedeki düşünce bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkında açılan kamu davasının sahtecilik suçu yönünden 5237 sayılı Yasanın 66/1-e, 66/4, 67/4; ihkakı hak suçu için ise 765 sayılı Yasanın 102/4 ve 104/2. maddeleri uyarınca zaman aşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE,
II-Sanık ... hakkında dolandırıcılık suçundan kurulan hükmün incelenmesine gelince,
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre katılanlar vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün istem gibi ONANMASINA, 09.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.