Yargıtay 6. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2007/6140 K.2011/8595
Özet: (1) Sanık, gece vakti bir işyerine girerek vitrin camını kırıp içeri girmeye çalışırken tanıkları elindeki murçla saldırarak kaçmaya çalışan ve bu eylemlerinin “yağmaya teşebbüs” suçuna nitelenip mahkum edilmesini temyiz etti. (2) Mahkeme, sanığın eylemlerini hırsızlık ve zarar verme bağlamında değerlendirdi, 5237 sayılı TCK’nın ilgili maddelerindeki cezaları uygulayarak mahkumiyet kararını bozdu ve yeni bir hüküm verdi.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Yağmaya teşebbüs
HÜKÜM: Mahkumiyet
TEMYİZ EDENLER: Sanık savunmanı, katılan vekili
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Adli sicil kaydına göre kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunan sanık hakkında, 5271 sayılı CMK’nın 231/5-14. maddesinin uygulama olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede:
Dosya içeriğine, uyulan bozmaya, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanığın gece vakti katılan ... Genel Müdürlüğü Unkapanı Şubesi'nin bulunduğu binanın sağlam ve dayanıklı olduğu kabul edilen daraba demirlerinin bir kısmını çıkartıp, vitrin camını kırarak içeri girmek istediği sırada, camın kırılma sesini duyan tanıklar ... ... ve ... ... tarafından yakalanmaya çalışılması üzerine, kaçabilmek için tanıklara elindeki murçla saldırdığı ve koşarken bir çukura düşmesi sonucunda yakalandığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK'nda “dolaylı yağma” suçuna yer verilmediğinden, sanığın eyleminin hırsızlığa kalkışma, işyeri dokunulmazlığını bozmaya kalkışma, mala zarar verme ve tanıkları ayrı ayrı yaralamaya kalkışma suçlarını oluşturduğu gözetilmeden, suçun nitelendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde uygulama yapılması,
2- Sanığın sübut bulan eylemine uyan 765 sayılı TCK’nın 495/2. maddesi yollamasıyla 497/1, 61, 31, 33. maddelerine göre, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın aynı suça uyan 142/1-a, 143/1, 35/2, 53, 116/2-4, 35, 53, 152/1-a, 53, 86/2, 86/3-e, 35/2, 53, 86/2, 86/3-e, 35/2, 53. maddelerinde öngörülen cezaların türleri, alt ve üst sınırları ile 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 326/son. maddesi bakımından, 5237 sayılı TCK'nın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında, lehe olan yasanın yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
3- Katılan kurum vekilinin 05.05.2004 tarihli dilekçesinde ileri sürdüğü maddi tazminat istemi hususunda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi,
Kabule göre de;
4- 5237 sayılı TCK’nın 150/2. maddesindeki “malın değerinin azlığı” kavramının, 765 sayılı TCK’nın 522. maddesindeki “hafif” veya “pek hafif” ölçütleriyle her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerliği bulunmadığı, “değerin azlığının” 5237 sayılı Yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, yasa koyucunun amacı ile suçun işleniş biçimi, olayın özelliği ve sanığın özgülenen kastı da gözetilmek suretiyle, daha çoğunu alma olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak da gerçekten az olan şeylerin alınması durumunda, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanarak uygulanabileceği gözetilmeden, somut olayda koşulları bulunmadığı halde, 150/2. maddesinin düzenleniş amacının dışında yorumlar getirilerek cezadan indirim yapılması,
5- Kasten işlenen suçlarda hapis cezasına mahkumiyetin yasal sonucu olan ve 5237 sayılı TCK’nın 53/1-2-3. maddesinde öngörülen ve düzenlenen belirli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma tedbirlerine hükmedilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan ... Genel Müdürlüğü vekili ile sanık ... savunmanının temyiz itirazları ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 20.06.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Yağmaya teşebbüs
HÜKÜM: Mahkumiyet
TEMYİZ EDENLER: Sanık savunmanı, katılan vekili
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Adli sicil kaydına göre kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunan sanık hakkında, 5271 sayılı CMK’nın 231/5-14. maddesinin uygulama olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede:
Dosya içeriğine, uyulan bozmaya, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanığın gece vakti katılan ... Genel Müdürlüğü Unkapanı Şubesi'nin bulunduğu binanın sağlam ve dayanıklı olduğu kabul edilen daraba demirlerinin bir kısmını çıkartıp, vitrin camını kırarak içeri girmek istediği sırada, camın kırılma sesini duyan tanıklar ... ... ve ... ... tarafından yakalanmaya çalışılması üzerine, kaçabilmek için tanıklara elindeki murçla saldırdığı ve koşarken bir çukura düşmesi sonucunda yakalandığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK'nda “dolaylı yağma” suçuna yer verilmediğinden, sanığın eyleminin hırsızlığa kalkışma, işyeri dokunulmazlığını bozmaya kalkışma, mala zarar verme ve tanıkları ayrı ayrı yaralamaya kalkışma suçlarını oluşturduğu gözetilmeden, suçun nitelendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde uygulama yapılması,
2- Sanığın sübut bulan eylemine uyan 765 sayılı TCK’nın 495/2. maddesi yollamasıyla 497/1, 61, 31, 33. maddelerine göre, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın aynı suça uyan 142/1-a, 143/1, 35/2, 53, 116/2-4, 35, 53, 152/1-a, 53, 86/2, 86/3-e, 35/2, 53, 86/2, 86/3-e, 35/2, 53. maddelerinde öngörülen cezaların türleri, alt ve üst sınırları ile 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 326/son. maddesi bakımından, 5237 sayılı TCK'nın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında, lehe olan yasanın yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
3- Katılan kurum vekilinin 05.05.2004 tarihli dilekçesinde ileri sürdüğü maddi tazminat istemi hususunda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi,
Kabule göre de;
4- 5237 sayılı TCK’nın 150/2. maddesindeki “malın değerinin azlığı” kavramının, 765 sayılı TCK’nın 522. maddesindeki “hafif” veya “pek hafif” ölçütleriyle her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerliği bulunmadığı, “değerin azlığının” 5237 sayılı Yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, yasa koyucunun amacı ile suçun işleniş biçimi, olayın özelliği ve sanığın özgülenen kastı da gözetilmek suretiyle, daha çoğunu alma olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak da gerçekten az olan şeylerin alınması durumunda, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanarak uygulanabileceği gözetilmeden, somut olayda koşulları bulunmadığı halde, 150/2. maddesinin düzenleniş amacının dışında yorumlar getirilerek cezadan indirim yapılması,
5- Kasten işlenen suçlarda hapis cezasına mahkumiyetin yasal sonucu olan ve 5237 sayılı TCK’nın 53/1-2-3. maddesinde öngörülen ve düzenlenen belirli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma tedbirlerine hükmedilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan ... Genel Müdürlüğü vekili ile sanık ... savunmanının temyiz itirazları ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 20.06.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.