Yargıtay 6. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2007/4240 K.2011/43705
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanığın kimliği hakkında yalan beyanda bulunması ve hırsızlık ile görevli memura mukavemet suçlarından dolayı verilen mahkumiyet kararının temyizidir. Mahkeme, zamanaşımı nedeniyle ilk hükmü bozarak, ikinci suçlar için de aynı şekilde hükmün bozulmasına karar vererek sanığın haklarını korumuştur.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR: Hırsızlık, Görevli Memura mukavemet, Kimliği hakkında yalan beyanda bulunmak
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I- Kimliği hakkında yalan beyanda bulunmak suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde;
Sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK.nun 343/2. maddesindeki hırsızlık suçu için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Yasanın 102/4, 104/2. maddeleri ile 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nun aynı suça uyan 206/1, 66/1-e, 67/4. maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucu, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında, zamanaşımı bakımından 765 sayılı Yasa hükümlerinin sanık yararına olması ve aynı Yasanın 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirtilen 7 yıl 6 aylık genel dava zamanaşımının suç tarihi olan 31.10.2001 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve savunmanının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
II-Hırsızlık ve görevli memura mukavemet suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesine gelince;
Sanığın olay günü gece 20.45 sıralarında Aşti’de bulunan yolcuların ceplerini yokladığı sırada, peronda çalışan tanık ... tarafından görülmesi üzerine, terminal karakolunda görevli polis memurlarına haber verildiği, müşteki polis memuru ...’nın geldiğini gören sanığın bıçak çektiği, ancak kaçamadan müşteki ve tanıklar ... ve ... tarafından yakalandığı bu bağlamda, sanığın yakalanmamak için cebir ve şiddet kullandığının anlaşılması karşısında; eyleminin 765 sayılı TCK.nun 495/2 maddesi delaletiyle, aynı kanunun 497/1. maddesinde yazılı bulunan yağma suçunu oluşturup oluşturmadığına ilişkin delilleri takdir ve münakaşanın üst derecede görevli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu halde görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devam edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve savunmanının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın korunmasına, 10.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇLAR: Hırsızlık, Görevli Memura mukavemet, Kimliği hakkında yalan beyanda bulunmak
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I- Kimliği hakkında yalan beyanda bulunmak suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde;
Sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK.nun 343/2. maddesindeki hırsızlık suçu için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Yasanın 102/4, 104/2. maddeleri ile 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nun aynı suça uyan 206/1, 66/1-e, 67/4. maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucu, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında, zamanaşımı bakımından 765 sayılı Yasa hükümlerinin sanık yararına olması ve aynı Yasanın 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirtilen 7 yıl 6 aylık genel dava zamanaşımının suç tarihi olan 31.10.2001 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve savunmanının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
II-Hırsızlık ve görevli memura mukavemet suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesine gelince;
Sanığın olay günü gece 20.45 sıralarında Aşti’de bulunan yolcuların ceplerini yokladığı sırada, peronda çalışan tanık ... tarafından görülmesi üzerine, terminal karakolunda görevli polis memurlarına haber verildiği, müşteki polis memuru ...’nın geldiğini gören sanığın bıçak çektiği, ancak kaçamadan müşteki ve tanıklar ... ve ... tarafından yakalandığı bu bağlamda, sanığın yakalanmamak için cebir ve şiddet kullandığının anlaşılması karşısında; eyleminin 765 sayılı TCK.nun 495/2 maddesi delaletiyle, aynı kanunun 497/1. maddesinde yazılı bulunan yağma suçunu oluşturup oluşturmadığına ilişkin delilleri takdir ve münakaşanın üst derecede görevli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu halde görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devam edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve savunmanının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın korunmasına, 10.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.