Yargıtay6. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2007/3603 K.2011/7971
Özet: (1) Uyuşmazlık, Asliye Ceza Mahkemesi tarafından verilen hırsızlık suçundan dolayı sanıkların mahkumiyet kararı ve ilgili cezaların zamanaşımı, indirim ve para cezasına çevrilmesi konularında temyiz başvurusu üzerine odaklanmaktadır. (2) Mahkeme, zamanaşımının dolduğunu, hırsızlık suçunun işlendiğini kabul ederek sanıkların mahkumiyet kararını bozmuş, ancak cezadan indirim ve para cezasına çevrilme konularında temyiz itirazlarını reddetmiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
A- Sanık ... hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince;
Zamanaşımı yönünden lehe olan ve 5237 sayılı TCY.nın 66/1. maddesinde, sanığa yüklenen ve eylemine uyan anılan Yasanın 142/1-b, 143, 31/3.maddelerinin gerektirdiği suçlar için 8 yıllık süre belirlenmesi, aynı maddenin 2. fıkrasına göre de 15-18 yaş grubunda bulunan sanık için bu sürenin üçte ikisinin geçmesiyle kamu davasının düşürülmesi gerektiği gözetildiğinde 5 yıl 4 aylık asli zamanaşımının, sanığın hükümlülüğüne karar verildiği 21/12/2005 tarihinden incelemenin yapıldığı tarihe kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla CMUK'nun 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
B-Sanıklar ..., ... ve ... hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- 5237 sayılı TCK.nun 145.maddesindeki “malın değerinin azlığı” kavramının, 765 sayılı TCK.nun 522.maddesindeki “hafif” veya “pek hafif” ölçütleriyle her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerliği bulunmadığı, “değerin azlığının” 5237 sayılı Yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, Yasa koyucunun amacı ile suçun işleniş biçimi ve olayın özelliği de gözetilmek suretiyle, daha çoğunu alma olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak da gerekiyorsa ceza vermekten vazgeçilebileceği ölçüdeki düşük değerler esas alınmak, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanmak koşuluyla uygulanabileceği gözetilmeden, somut olayda koşulları bulunmadığı halde,bu maddenin düzenleniş amacı dışında yorumlar getirilerek cezadan indirim yapılması,
2- Suça konu oto teybinin, yakalandıklarında sanıkların üst aramasında ele geçtiği ve yakınan tarafından teşhis edildiği ve koşulları bulunmadığı halde, 5237 sayılı TCK’nın 168.maddesiyle verilen cezalardan indirim yapılması,
3- 765 sayılı TCK.nu ile 5237 sayılı TCY.nın hükümlerinin ayrı, 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun ile 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun hükümlerinin ayrı ayrı uygulanması gerektiği gözetilmeyerek, sanığa 5237 sayılı TCK’na göre hükmedilen özgürlüğü bağlayıcı cezanın anılan Yasanın 50/1-3,52.maddeleri uyarınca para cezasına çevrilmesi yerine yazılı biçimde uygulama yapılması,
4- 5252 sayılı yasanın 9/3 maddesi uyarınca sanıklar yararına olan hükmün, önceki ve sonraki yasaların ilgili bütün hükümlerinin somut olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle bulunması gerektiğinin düşünülmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ... ve ... savunmanının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, sanıkların ceza süresi yönünden kazanılmış haklarının korunmasına, 07.06.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
A- Sanık ... hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince;
Zamanaşımı yönünden lehe olan ve 5237 sayılı TCY.nın 66/1. maddesinde, sanığa yüklenen ve eylemine uyan anılan Yasanın 142/1-b, 143, 31/3.maddelerinin gerektirdiği suçlar için 8 yıllık süre belirlenmesi, aynı maddenin 2. fıkrasına göre de 15-18 yaş grubunda bulunan sanık için bu sürenin üçte ikisinin geçmesiyle kamu davasının düşürülmesi gerektiği gözetildiğinde 5 yıl 4 aylık asli zamanaşımının, sanığın hükümlülüğüne karar verildiği 21/12/2005 tarihinden incelemenin yapıldığı tarihe kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla CMUK'nun 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
B-Sanıklar ..., ... ve ... hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- 5237 sayılı TCK.nun 145.maddesindeki “malın değerinin azlığı” kavramının, 765 sayılı TCK.nun 522.maddesindeki “hafif” veya “pek hafif” ölçütleriyle her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerliği bulunmadığı, “değerin azlığının” 5237 sayılı Yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, Yasa koyucunun amacı ile suçun işleniş biçimi ve olayın özelliği de gözetilmek suretiyle, daha çoğunu alma olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak da gerekiyorsa ceza vermekten vazgeçilebileceği ölçüdeki düşük değerler esas alınmak, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanmak koşuluyla uygulanabileceği gözetilmeden, somut olayda koşulları bulunmadığı halde,bu maddenin düzenleniş amacı dışında yorumlar getirilerek cezadan indirim yapılması,
2- Suça konu oto teybinin, yakalandıklarında sanıkların üst aramasında ele geçtiği ve yakınan tarafından teşhis edildiği ve koşulları bulunmadığı halde, 5237 sayılı TCK’nın 168.maddesiyle verilen cezalardan indirim yapılması,
3- 765 sayılı TCK.nu ile 5237 sayılı TCY.nın hükümlerinin ayrı, 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun ile 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun hükümlerinin ayrı ayrı uygulanması gerektiği gözetilmeyerek, sanığa 5237 sayılı TCK’na göre hükmedilen özgürlüğü bağlayıcı cezanın anılan Yasanın 50/1-3,52.maddeleri uyarınca para cezasına çevrilmesi yerine yazılı biçimde uygulama yapılması,
4- 5252 sayılı yasanın 9/3 maddesi uyarınca sanıklar yararına olan hükmün, önceki ve sonraki yasaların ilgili bütün hükümlerinin somut olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle bulunması gerektiğinin düşünülmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ... ve ... savunmanının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, sanıkların ceza süresi yönünden kazanılmış haklarının korunmasına, 07.06.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.