Yargıtay6. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2007/3344 K.2010/2399
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 18.03.2008 günlü 2008/9-7-56 ve 13.05.2008 günlü 2008/10-101-113 sayılı kararlarında açıklandığı üzere, “kendisine zorunlu savunman atandığından sanığın haberdar edilmediği durumlarda, zorunlu savunmana yapılan tefhim veya tebliğ kendisine bağlanan hukuki sonuçları doğurmaz. Bu durumda zorunlu savunman sanığın lehine gibi görünen bazı işlemler yapmış olsa; örneğin temyiz dilekçesi vermiş olsa dahi, hükmün sanığın kendisine de tebliğ edilmesi ve sanık tarafından temyiz dilekçesinin verilmesi halinde, temyiz isteminin kabul edilmesi gerektiğinin” anlaşılması karşısında; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının yeni yasaya göre değerlendirme yapılması için iadesi üzerine yapılan yargılama sonucu verilen 05.12.2005 günlü hüküm Mahkemenin istemi üzerine baro tarafından atanan savunman Av. ...'ın yüzüne karşı verilip, bu savunman tarafından temyiz edilmiş ise de; sanık ...'in atanan bu savunmanlardan haberdar olmadığı, savunmanın anılan kararı temyiz etme yetkisinin bulunmadığından, sanığın, adı geçen avukatın temyizine izni olup olmadığı sorulup ve anılan kararın, adı geçen sanığa tebliğine ilişkin belgeye de dosya içerisinde rastlanılamadığından varsa eklenmesi, yoksa tebliği ile tebligat belgesi ve sunarsa temyiz dilekçesi de eklendikten ve bu konuda ek tebliğname düzenlendikten sonra incelenmek üzere Dairemize gönderilmesi için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 10/03/2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 18.03.2008 günlü 2008/9-7-56 ve 13.05.2008 günlü 2008/10-101-113 sayılı kararlarında açıklandığı üzere, “kendisine zorunlu savunman atandığından sanığın haberdar edilmediği durumlarda, zorunlu savunmana yapılan tefhim veya tebliğ kendisine bağlanan hukuki sonuçları doğurmaz. Bu durumda zorunlu savunman sanığın lehine gibi görünen bazı işlemler yapmış olsa; örneğin temyiz dilekçesi vermiş olsa dahi, hükmün sanığın kendisine de tebliğ edilmesi ve sanık tarafından temyiz dilekçesinin verilmesi halinde, temyiz isteminin kabul edilmesi gerektiğinin” anlaşılması karşısında; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının yeni yasaya göre değerlendirme yapılması için iadesi üzerine yapılan yargılama sonucu verilen 05.12.2005 günlü hüküm Mahkemenin istemi üzerine baro tarafından atanan savunman Av. ...'ın yüzüne karşı verilip, bu savunman tarafından temyiz edilmiş ise de; sanık ...'in atanan bu savunmanlardan haberdar olmadığı, savunmanın anılan kararı temyiz etme yetkisinin bulunmadığından, sanığın, adı geçen avukatın temyizine izni olup olmadığı sorulup ve anılan kararın, adı geçen sanığa tebliğine ilişkin belgeye de dosya içerisinde rastlanılamadığından varsa eklenmesi, yoksa tebliği ile tebligat belgesi ve sunarsa temyiz dilekçesi de eklendikten ve bu konuda ek tebliğname düzenlendikten sonra incelenmek üzere Dairemize gönderilmesi için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 10/03/2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.