Yargıtay 6. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2007/2687 K.2010/933
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanığın gece saatlerinde marangoz dükkanına girerek kasayı kırıp eşyaları çalması ve bu eylemin hırsızlık suçu kapsamında değerlendirilmesidir; mahkeme, suçun işleniş şekli, değer ve yasal hükümler ışığında sanığı hapis cezasıyla mahkum etmiş, ancak bazı haklardan mahrum bırakma kararını da içermektedir. Mahkeme kararı, sanığın hırsızlık suçu nedeniyle mahkumiyetini onaylayarak, belirlenen cezayı uygulamış ve ilgili yasal hükümler çerçevesinde haklarından yoksun tutulmasına karar vermiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hâkimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca sanık yararına olan hükmün, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin somut olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağının ve 5237 sayılı TCY’nin 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCY.nın 492/1. maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğunun anlaşılması karşısında, haklarındaki davanın düşmesine karar verilen diğer sanıklar Halil Yıldırım ve Gökhan Atasoy ile birlikte gece sayılan zaman dilim içerisinde, yakınana ait marangoz dükkanının pencerenin camını kırıp sağlam ve dayanıklı olmadığı anlaşılan kasasını yerinden çıkararak içeri girip suça konu eşyayı çalan sanığın eyleminin, zarar verme suçu bakımından suç tarihi de dikkate alındığında şikayet koşulu bulunmadığından, 5237 sayılı TCY’nın 142/1-b, 143/1 maddelerine uyan hırsızlık yanında ayrıca aynı Yasanın 116/2-4, 119/1-c maddelerine uyan işyeri dokunulmazlığını bozma suçunu da oluşturduğu gözetilmeden yazılı biçimde hüküm kurulması,
2-Suça konu güvercinlerin yaklaşık “1000”ytl olarak belirlenen değerinin suç tarihindeki ekonomik koşullara, paranın satın alma gücüne ve yerleşik uygulamaya göre “hafif” olduğunun anlaşılması karşısında, 765 sayılı TCY’nin 492/1-son maddesi uyarınca hükmolunan cezadan aynı Yasanın 522/1. maddesi uyarınca yarısına kadar indirim yapıldıktan sonra belirlenecek cezaya göre sanık yararına olan yasanın saptanması gerektiği gözetilmeden, güvercinlerin değeri “pek aşırı” kabul edilerek 765 sayılı TCY’nın 522/1. maddesiyle 1/2 oranında artırım yapıldıktan sonra belirlenen ceza miktarı esas alınarak yazılı biçimde uygulama yapılması,
3-Sanığın eylemine uyan 765 Sayılı TCY’nin 492/1-son ve 522/1.(hafif) maddelerine göre, 5237 sayılı TCY’nin aynı suça uyan 142/1-b, 143/1, uzlaşmanın gerçekleşmemesi halinde ayrıca 116/2-4 ve 119/1-c maddeleri bakımından anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında değerlendirme ve uygulama yapılarak her iki yasanın ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması suretiyle lehe Yasanın saptanması gerektiğinin gözetilmemesi,
4-Kasten işlemiş olduğu suçtan, hapis cezasıyla mahkûmiyetinin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCY’nin 53/1. maddesinin “a, b, c, d, e” bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, yalnızca kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmeden anılan maddenin (a), (b) ve (d) bentlerinde belirtilen haklardan yoksunluğa karar verilmesiyle yetinilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle kısmen istem gibi BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesi uyarınca hükmolunan cezanın süresi bakımından kazanılmış hakkın korunmasına, 10.2.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hâkimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca sanık yararına olan hükmün, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin somut olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağının ve 5237 sayılı TCY’nin 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCY.nın 492/1. maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğunun anlaşılması karşısında, haklarındaki davanın düşmesine karar verilen diğer sanıklar Halil Yıldırım ve Gökhan Atasoy ile birlikte gece sayılan zaman dilim içerisinde, yakınana ait marangoz dükkanının pencerenin camını kırıp sağlam ve dayanıklı olmadığı anlaşılan kasasını yerinden çıkararak içeri girip suça konu eşyayı çalan sanığın eyleminin, zarar verme suçu bakımından suç tarihi de dikkate alındığında şikayet koşulu bulunmadığından, 5237 sayılı TCY’nın 142/1-b, 143/1 maddelerine uyan hırsızlık yanında ayrıca aynı Yasanın 116/2-4, 119/1-c maddelerine uyan işyeri dokunulmazlığını bozma suçunu da oluşturduğu gözetilmeden yazılı biçimde hüküm kurulması,
2-Suça konu güvercinlerin yaklaşık “1000”ytl olarak belirlenen değerinin suç tarihindeki ekonomik koşullara, paranın satın alma gücüne ve yerleşik uygulamaya göre “hafif” olduğunun anlaşılması karşısında, 765 sayılı TCY’nin 492/1-son maddesi uyarınca hükmolunan cezadan aynı Yasanın 522/1. maddesi uyarınca yarısına kadar indirim yapıldıktan sonra belirlenecek cezaya göre sanık yararına olan yasanın saptanması gerektiği gözetilmeden, güvercinlerin değeri “pek aşırı” kabul edilerek 765 sayılı TCY’nın 522/1. maddesiyle 1/2 oranında artırım yapıldıktan sonra belirlenen ceza miktarı esas alınarak yazılı biçimde uygulama yapılması,
3-Sanığın eylemine uyan 765 Sayılı TCY’nin 492/1-son ve 522/1.(hafif) maddelerine göre, 5237 sayılı TCY’nin aynı suça uyan 142/1-b, 143/1, uzlaşmanın gerçekleşmemesi halinde ayrıca 116/2-4 ve 119/1-c maddeleri bakımından anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında değerlendirme ve uygulama yapılarak her iki yasanın ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması suretiyle lehe Yasanın saptanması gerektiğinin gözetilmemesi,
4-Kasten işlemiş olduğu suçtan, hapis cezasıyla mahkûmiyetinin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCY’nin 53/1. maddesinin “a, b, c, d, e” bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, yalnızca kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmeden anılan maddenin (a), (b) ve (d) bentlerinde belirtilen haklardan yoksunluğa karar verilmesiyle yetinilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle kısmen istem gibi BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesi uyarınca hükmolunan cezanın süresi bakımından kazanılmış hakkın korunmasına, 10.2.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.