‹ Ana sayfa
Yargıtay 6. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2007/2681 K.2011/2193

Esas No: 2007/2681 · Karar No: 2011/2193 · Karar Tarihi: 07.03.2011
Özet: Uyuşmazlık konusu: Sanığın gece saatlerinde bir işyerine demir pencereyi kırarak girdiği, hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından hükümle yargılanması; temyiz başvurusu, hukuki uygulama hatalarının düzeltilmesini talep ediyor. Mahkeme: Temyiz itirazlarını kabul ederek sanığın hırsızlık suçundan mahkumiyetini bozdu, ancak mala zarar verme ve işyeri dokunulmazlığını bozma suçlarından beraat ettirdi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık

HÜKÜM: Kısmen mahkumiyet, kısmen beraat

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

I-O yer Cumhuriyet Savcısının sanık ... hakkında kurulan Beraat hükmüne yönelik temyiz incelenmesinde;

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, sanık hakkındaki usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,

II- Sanık ... hakkında kurulan hükmün incelenmesine gelince;

5271 sayılı CMK.nın 06.12.2006 tarih ve 5560 sayılı Yasa ile değişik 150/3 ve 26.12.2006 tarihli Ceza Genel Kurulu’nun 2006/8-317 E. ve 2006/319 sayılı kararına göre, daha önce üst sınırı en az 5 yıl hapis cezasını gerektiren suçlarda sanıklar için zorunlu savunman atanması öngörülmüş iken, değişiklikten sonra bu zorunluluk, alt sınırı 5 yıl ve daha fazla ceza gerektiren suçlardan yargılanan sanıklarla sınırlandırıldığı anlaşıldığından tebliğnamedeki bu yönden bozma isteyen düşünce benimsenmemiş;

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;

1-5252 sayılı Yasanın 9/3 maddesi uyarınca, sanık yararına olan hükmün, 765 sayılı ve 5237 sayılı Yasaların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı ve her iki Yasaya göre, uygulanan yasa maddeleriyle, verilmesi gereken cezalar denetime olanak sağlayacak şekilde ayrı ayrı saptanıp, sonuç cezalar karşılaştırılarak, sanık yararına olan yasanın belirlenip hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, eksik ve denetime olanak vermeyecek biçimde uygulama yapılması,

2-5237 sayılı TCY.nın 141. ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCY.nın 493/1. maddesindeki suçların öğelerinin farklı olduğu, olay günü gece 22.00 sıralarında yakınana ait kaynak gıda isimli işyerinin arka tarafında bulunan pencerenin demirlerine basarak çatıya çıktığı, sert bir cisimle kırılabilen sağlam ve muhkem (bilirkişi raporuna göre,) atermiti kırıp, kontra plakı kaldırıp içeriye giren sanığın eyleminin, 5237 sayılı Yasanın 142/1-b, maddesine uyduğu halde aynı yasanın 142/2-d maddesiyle hüküm kurulması, sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK’nun 142/1-b, 143/1. maddesine uyan hırsızlık suçunun yanı sıra, aynı Yasanın 151/1. maddesi ve 116/2-4. maddelerine uyan mala zarar verme ve işyeri dokunulmazlığını bozmak suçlarını da oluşturduğu gözetilmeden bu konuda değerlendirme yapılmaması,

3- Sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCY.nın 493/1, maddesiyle, 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY.nın aynı suça uyan 142/1-b, 143, 53, 116/2-4, 53, 151/1, (53) maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucu, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında, lehe yasanın uygulamaya göre saptanmasında zorunluluk bulunması,

4- Mala zarar verme ve işyeri dokunulmazlığını bozmak suçları bakımından 5560 sayılı Yasa ile değişiklikten önce 5271 sayılı CMK’nun 253. ve 254. maddeleri uyarınca uzlaşma hükümlerinin gözetilmemesi,

Kabule göre de;

5-5237 sayılı TCK.nun 7/3. maddesi dikkate alınmadan 58. madde ile yazılı şekilde uygulama yapılması,

6-Mahkumiyetin sonucu olarak sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesi uygulanmaması,

Bozmayı gerektirmiş, sanık ...’ın temyiz itirazı ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın korunmasına, 07.03.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?