Yargıtay 6. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2007/24365 K.2011/2316
Özet: Uyuşmazlık konusu, bir hırsızlık suçunun geceleyin işyeri dokunulmazlığını bozma unsuru taşıması ve ilgili ceza hükümlerinin uygulanmasıdır. Mahkeme, sanığı hapis cezasıyla mahkum ederek kararını temyiz itirazına karşı koymuş ve hükmü bozulmamış olarak onaylamıştır.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1. 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca sanık yararına olan hükmün önceki ve sonraki Kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilerek 5237 sayılı Yasaya göre hırsızlık suçunun yanı sıra geceleyin işyeri dokunulmazlığını bozma suçunu da oluşturduğunun ve eylem nedeniyle verilecek temel cezanın ne şekilde saptanacağının belirlenmesi, hırsızlık suçunun gece sayılan zaman diliminde işlenmesi yönünden artırım oranının takdiri ve geceleyin işyeri dokunulmazlığını bozma suçunda uzlaşma hükümlerinin uygulanması için duruşma açılarak hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
2. Suça konu mallardan bir kısmının kolluk tarafından bulunarak iade edildiği, kalan bölümle ilgili zararın ise diğer sanık Uğur'un babası tarafından duruşma sırasında ödendiğinin anlaşılması karşısında, yakınandan 5237 sayılı TCY'nın 168/son maddesi anlamında kısmi geri vermeye rızası bulunup bulunmadığı sorulduktan sonra hükümlü hakkında 168. maddenin uygulanma olanağının değerlendirilmemesi,
3. Kasten işlemiş olduğu suçtan, hapis cezasıyla mahkumiyetinin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCY’nin 53/1. maddesinin “a, b, c, d, e” bendinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
4. Sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCY.nın 493/1-son, 59/2, 81/2-3. maddelerine göre, 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY.nın aynı suça uyan 142/1-b, 143/1, yakınanın rızası bulunması halinde 168, 62/1, 53, 116/2-4, 119/1-c, 62/1, 5271 sayılı CMK'nun 253-254. maddelerinde öngörülen özgürlüğü bağlayıcı cezanın türü, alt ve üst sınırları ile uzlaşma hükümleri bakımından anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında 5237 sayılı Yasanın sanık yararına olduğunun gözetilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, hükümlü ...'nin temyiz itirazı ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan ek kararın açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, maddi ceza hukuku ile ilgili uygulamalarda Yasanın yanlış yorumlanması ve kabulle infaz aşamasındaki lehe uyarlamaların sanık lehine kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesine, 08.03.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1. 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca sanık yararına olan hükmün önceki ve sonraki Kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilerek 5237 sayılı Yasaya göre hırsızlık suçunun yanı sıra geceleyin işyeri dokunulmazlığını bozma suçunu da oluşturduğunun ve eylem nedeniyle verilecek temel cezanın ne şekilde saptanacağının belirlenmesi, hırsızlık suçunun gece sayılan zaman diliminde işlenmesi yönünden artırım oranının takdiri ve geceleyin işyeri dokunulmazlığını bozma suçunda uzlaşma hükümlerinin uygulanması için duruşma açılarak hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
2. Suça konu mallardan bir kısmının kolluk tarafından bulunarak iade edildiği, kalan bölümle ilgili zararın ise diğer sanık Uğur'un babası tarafından duruşma sırasında ödendiğinin anlaşılması karşısında, yakınandan 5237 sayılı TCY'nın 168/son maddesi anlamında kısmi geri vermeye rızası bulunup bulunmadığı sorulduktan sonra hükümlü hakkında 168. maddenin uygulanma olanağının değerlendirilmemesi,
3. Kasten işlemiş olduğu suçtan, hapis cezasıyla mahkumiyetinin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCY’nin 53/1. maddesinin “a, b, c, d, e” bendinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
4. Sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCY.nın 493/1-son, 59/2, 81/2-3. maddelerine göre, 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY.nın aynı suça uyan 142/1-b, 143/1, yakınanın rızası bulunması halinde 168, 62/1, 53, 116/2-4, 119/1-c, 62/1, 5271 sayılı CMK'nun 253-254. maddelerinde öngörülen özgürlüğü bağlayıcı cezanın türü, alt ve üst sınırları ile uzlaşma hükümleri bakımından anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında 5237 sayılı Yasanın sanık yararına olduğunun gözetilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, hükümlü ...'nin temyiz itirazı ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan ek kararın açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, maddi ceza hukuku ile ilgili uygulamalarda Yasanın yanlış yorumlanması ve kabulle infaz aşamasındaki lehe uyarlamaların sanık lehine kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesine, 08.03.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.