Yargıtay 6. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2007/23524 K.2011/747
Özet: Uyuşmazlık, sanıkların konut dokunulmazlığı ve hırsızlık suçlarından dolayı verilen mahkumiyet kararlarının temyiz edilmesiyle ilgilidir; Mahkeme, temyiz itirazlarını değerlendirerek, sanıkların hapis cezalarının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen haklardan yoksun kılınmasını ve koşullu salıverilen sanıklar için velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerinin uygulanmamasını içeren yeni hükümle mahkumiyet kararının düzeltilip onaylanmasına karar vermiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I- Sanıklar ... ve ... hakkında konut dokunulmazlığı suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde; İddianame ve gerekçeli karar başlığına suç tarihinin, 22.12.2006 olarak yerinde düzeltilmesi olanaklı görülmüş, adli sicil kaydına göre, Çorum 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2003/90-711 esas ve karar sayılı ilamı ile tekerrüre esas hükümlülüğü bulunan sanık ... hakkında, 5237 sayılı Yasanın 58/6-7. maddesi ile uygulama yapılmaması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış,
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nun 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki velayet hakkından, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksunluğun, kendi altsoyları açısından koşullu salıverme tarihine; kendi altsoyları dışındaki kişiler yönünden ise, cezanın infazı tamamlanıncaya kadar süreceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ...'ın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından TCY’nın 53. maddenin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkartılarak yerine, “sanıkların, TCY’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, 3. fıkrası uyarınca da kendi alt altsoyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanıklar hakkında uygulanmamasına” cümlesinin yazılması suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II- Sanıklar ..., ... ve ... hakkında kurulan hükümler ile sanıklar ... ve ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesine gelince;
Adli sicil kaydına göre, Çorum 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2003/90-711 esas ve karar sayılı ilamı ile tekerrüre esas hükümlülüğü bulunan sanık ... hakkında, 5237 sayılı Yasanın 58/6-7. maddesi ile uygulama yapılmaması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış,
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçun sanıklar ... ve ... tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-) Sanıklar ... ve ... un yüklenen suçları işlemedikleri yönündeki savunmalarının aksine, diğer sanıklar ... ve ...’ın, sonradan değiştirdikleri kolluk anlatımları dışında, hukuka uygun, kuşkudan uzak, kesin, yeterli ve inandırıcı kanıtlar bulunmadığının anlaşılması karşısında; sanıklar ... ve ... un beraatleri yerine yazılı biçimde hükümlülüklerine karar verilmesi,
2-) Sanıklar ... ve ...'ın yer göstermesi sonucu suça konu kol saatinin soruşturma aşamasında yakınana teslim edilmiş olması karşısında; kısmi iade nedeniyle yakınandan rızası sorularak, sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nun 168/4. maddesinin uygulama koşullarının tartışılması gerektiğinin düşünülmemesi,
3-) Sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nun 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki velayet hakkından, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksunluğun, kendi altsoyları açısından koşullu salıverme tarihine; kendi altsoyları dışındaki kişiler yönünden ise, cezanın infazı tamamlanıncaya kadar süreceğinin gözetilmemesi,
4-) Suçun niteliği, cezanın türü ve süresine göre; hükümden sonra yürürlüğe giren vaki değişiklikler karşısında; 5271 sayılı CMK’nun 231. maddesi gereği sanık ...’ın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ..., ... ... ve ...'ın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan sanık ... yönüyle diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 01.02.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I- Sanıklar ... ve ... hakkında konut dokunulmazlığı suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde; İddianame ve gerekçeli karar başlığına suç tarihinin, 22.12.2006 olarak yerinde düzeltilmesi olanaklı görülmüş, adli sicil kaydına göre, Çorum 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2003/90-711 esas ve karar sayılı ilamı ile tekerrüre esas hükümlülüğü bulunan sanık ... hakkında, 5237 sayılı Yasanın 58/6-7. maddesi ile uygulama yapılmaması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış,
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nun 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki velayet hakkından, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksunluğun, kendi altsoyları açısından koşullu salıverme tarihine; kendi altsoyları dışındaki kişiler yönünden ise, cezanın infazı tamamlanıncaya kadar süreceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ...'ın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından TCY’nın 53. maddenin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkartılarak yerine, “sanıkların, TCY’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, 3. fıkrası uyarınca da kendi alt altsoyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanıklar hakkında uygulanmamasına” cümlesinin yazılması suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II- Sanıklar ..., ... ve ... hakkında kurulan hükümler ile sanıklar ... ve ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesine gelince;
Adli sicil kaydına göre, Çorum 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2003/90-711 esas ve karar sayılı ilamı ile tekerrüre esas hükümlülüğü bulunan sanık ... hakkında, 5237 sayılı Yasanın 58/6-7. maddesi ile uygulama yapılmaması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış,
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçun sanıklar ... ve ... tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-) Sanıklar ... ve ... un yüklenen suçları işlemedikleri yönündeki savunmalarının aksine, diğer sanıklar ... ve ...’ın, sonradan değiştirdikleri kolluk anlatımları dışında, hukuka uygun, kuşkudan uzak, kesin, yeterli ve inandırıcı kanıtlar bulunmadığının anlaşılması karşısında; sanıklar ... ve ... un beraatleri yerine yazılı biçimde hükümlülüklerine karar verilmesi,
2-) Sanıklar ... ve ...'ın yer göstermesi sonucu suça konu kol saatinin soruşturma aşamasında yakınana teslim edilmiş olması karşısında; kısmi iade nedeniyle yakınandan rızası sorularak, sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nun 168/4. maddesinin uygulama koşullarının tartışılması gerektiğinin düşünülmemesi,
3-) Sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nun 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki velayet hakkından, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksunluğun, kendi altsoyları açısından koşullu salıverme tarihine; kendi altsoyları dışındaki kişiler yönünden ise, cezanın infazı tamamlanıncaya kadar süreceğinin gözetilmemesi,
4-) Suçun niteliği, cezanın türü ve süresine göre; hükümden sonra yürürlüğe giren vaki değişiklikler karşısında; 5271 sayılı CMK’nun 231. maddesi gereği sanık ...’ın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ..., ... ... ve ...'ın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan sanık ... yönüyle diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 01.02.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.