Yargıtay6. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2007/20005 K.2010/15100
Özet: Uyuşmazlık konusu, cami yaptırma ve yaşatma derneğinin faaliyet gösterdiği yerden hırsızlıkla mal çalmak için kapı ve dolabı zarar vererek giriş yapmasıdır; mahkeme, 5252 sayılı yasa ve ilgili diğer yasaların uygulanmasında eksiklikler olduğunu belirleyerek hükümlünün yararına olan yasanın seçilmediğini tespit etmiştir. Mahkeme, önceki hırsızlık kararı aynen infazını emrederek, temyiz itirazlarını yerinde görmüş ve kararının tebliğnameye aykırı olduğunu kabul ederek 04.10.2010 tarihinde oybirliğiyle bozma kararı almıştır.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Önceki hükmün aynen infazına
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- 5252 sayılı Yasanın 9/3 maddesi uyarınca, hükümlü yararına olan hükmün, 765 sayılı ve 5237 sayılı Yasaların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı ve her iki Yasaya göre, uygulanan yasa maddeleriyle, verilmesi gereken cezalar denetime olanak sağlayacak şekilde ayrı ayrı saptanıp, sonuç cezalar karşılaştırılarak, hükümlü yararına olan yasanın belirlenip hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, eksik ve denetime olanak vermeyecek biçimde uygulama yapılması,
2- Caminin alt katında bağımsız girişi olan cami yaptırma ve yaşatma derneğinin faaliyet gösterdiği yere girip sağlam ve dayanıklı kabul edilen kapı ve dolaba zarar vererek açtıktan sonra dernek faaliyeti ile toplanan parayı çalan hükümlünün eylemine uyan 765 sayılı TCK’nın 493/1, 522/1.(pek aşırı) maddelerine göre, derneğin özel hukuk tüzel kişisi olduğu anlaşıldığı takdirde, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın aynı suça uyan ve 142/1-b, 143/1,53,116/2-4,53,151/1,53.(işyeri dokunulmazlığını bozmak ve mala zarar vermek suçları için 5271 sayılı CMK’nın 253 ve 254. maddelerinde tanımlanan uzlaşma hükümleri de gözetilerek); derneğin kamu hukuk tüzel kişisi olduğu anlaşıldığı takdirde, 5237 sayılı TCK’nın aynı suça uyan ve 142/1-a, 143/1, 53, 116/2-4, 53, 152/1-a, 53. maddelerinde öngörülen cezaların türleri, alt ve üst sınırları bakımından, anılan Yasanın 7/2,5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında, lehe yasanın uygulama sırasında belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, hükümlü ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 04.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Önceki hükmün aynen infazına
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- 5252 sayılı Yasanın 9/3 maddesi uyarınca, hükümlü yararına olan hükmün, 765 sayılı ve 5237 sayılı Yasaların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı ve her iki Yasaya göre, uygulanan yasa maddeleriyle, verilmesi gereken cezalar denetime olanak sağlayacak şekilde ayrı ayrı saptanıp, sonuç cezalar karşılaştırılarak, hükümlü yararına olan yasanın belirlenip hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, eksik ve denetime olanak vermeyecek biçimde uygulama yapılması,
2- Caminin alt katında bağımsız girişi olan cami yaptırma ve yaşatma derneğinin faaliyet gösterdiği yere girip sağlam ve dayanıklı kabul edilen kapı ve dolaba zarar vererek açtıktan sonra dernek faaliyeti ile toplanan parayı çalan hükümlünün eylemine uyan 765 sayılı TCK’nın 493/1, 522/1.(pek aşırı) maddelerine göre, derneğin özel hukuk tüzel kişisi olduğu anlaşıldığı takdirde, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın aynı suça uyan ve 142/1-b, 143/1,53,116/2-4,53,151/1,53.(işyeri dokunulmazlığını bozmak ve mala zarar vermek suçları için 5271 sayılı CMK’nın 253 ve 254. maddelerinde tanımlanan uzlaşma hükümleri de gözetilerek); derneğin kamu hukuk tüzel kişisi olduğu anlaşıldığı takdirde, 5237 sayılı TCK’nın aynı suça uyan ve 142/1-a, 143/1, 53, 116/2-4, 53, 152/1-a, 53. maddelerinde öngörülen cezaların türleri, alt ve üst sınırları bakımından, anılan Yasanın 7/2,5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında, lehe yasanın uygulama sırasında belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, hükümlü ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 04.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.