Yargıtay6. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2007/16818 K.2012/3575
Özet: Uyuşmazlık konusu: Sanıkların hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarından hüküm giymesi; Mahkeme sonucu: Hırsızlık ve konut dokunulmazlığını bozma suçları için verilen mahkumiyet kararı temyiz itirazlarına dayanarak bozulmuş, ancak mala zarar verme suçu içinki mahkumiyet kararı reddedilmiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR: Hırsızlık, Konut dokunulmazlığını bozma, Mala zarar verme
HÜKÜM: Mahkumiyet
TEMYİZ EDENLER: Sanıklar savunmanı
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I- Sanıklar ... ve ... hakkında mala zarar vermek suçu için kurulan hükmün incelenmesinde:
5237 sayılı TCK’nın 50/5. maddesinde öngörülen düzenlemeye göre, hükmolunan cezanın türü ve miktarına göre, 1412 sayılı CMUK’nın 5219 sayılı Yasa ile değişik 305/1. maddesi gereğince hükmün temyizi olanaklı bulunmadığından, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca sanıklar ... ve ... savunmanının temyiz isteminin tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,
II-Sanıklar ... ve ... hakkında hırsızlık ve konut dokonulmazlğını bozma suçları yönünden kurulan hükmün incelenmesine gelince;
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Suçun birden fazla kişi tarafından işlendiği anlaşılıp kabul edildiğine göre TCK.nun 119/1-c maddesi ile uygulama yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
2-Sanıkların yakalandıklarında, yakınanın evinden çaldıkları eşyaları sattıkları ve bıraktıkları yerleri kolluk görevlilerine söyleyerek bir kısım eşyanın iadesini sağladıklarının anlaşılması karşısında; yakınana kısmi iadeye onay verip vermediği sorularak, sonucuna göre 5237 sayılı TCK’nın 168/1-4. maddesinde tanımlanan etkin pişmanlık hükmünün uygulama olanağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
3-Konut dokunulmazlığını bozma suçu yönünden ise hükümden sonra yürürlüğe giren 5278 sayılı Yasa ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 231. maddesinin takdiri lüzumu,
4-Suçu birlikte işleyen sanıkların neden olduğu yargılama giderinin “ayrı ayrı” yerine “müteselsilen” alınmasına hükmedilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK.nun 320/2. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 27.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇLAR: Hırsızlık, Konut dokunulmazlığını bozma, Mala zarar verme
HÜKÜM: Mahkumiyet
TEMYİZ EDENLER: Sanıklar savunmanı
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I- Sanıklar ... ve ... hakkında mala zarar vermek suçu için kurulan hükmün incelenmesinde:
5237 sayılı TCK’nın 50/5. maddesinde öngörülen düzenlemeye göre, hükmolunan cezanın türü ve miktarına göre, 1412 sayılı CMUK’nın 5219 sayılı Yasa ile değişik 305/1. maddesi gereğince hükmün temyizi olanaklı bulunmadığından, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca sanıklar ... ve ... savunmanının temyiz isteminin tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,
II-Sanıklar ... ve ... hakkında hırsızlık ve konut dokonulmazlğını bozma suçları yönünden kurulan hükmün incelenmesine gelince;
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Suçun birden fazla kişi tarafından işlendiği anlaşılıp kabul edildiğine göre TCK.nun 119/1-c maddesi ile uygulama yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
2-Sanıkların yakalandıklarında, yakınanın evinden çaldıkları eşyaları sattıkları ve bıraktıkları yerleri kolluk görevlilerine söyleyerek bir kısım eşyanın iadesini sağladıklarının anlaşılması karşısında; yakınana kısmi iadeye onay verip vermediği sorularak, sonucuna göre 5237 sayılı TCK’nın 168/1-4. maddesinde tanımlanan etkin pişmanlık hükmünün uygulama olanağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
3-Konut dokunulmazlığını bozma suçu yönünden ise hükümden sonra yürürlüğe giren 5278 sayılı Yasa ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 231. maddesinin takdiri lüzumu,
4-Suçu birlikte işleyen sanıkların neden olduğu yargılama giderinin “ayrı ayrı” yerine “müteselsilen” alınmasına hükmedilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK.nun 320/2. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 27.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.