Yargıtay6. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2007/1184 K.2010/3149
Özet: (1) Sanıkların yağma ve tehdit suçlarından mahkumiyetine ilişkin temyiz başvurusu; (2) Mahkeme, sanıkların suç işlediğini kabul ederek mahkumiyeti onayladı ve kararını bozmadı.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Yağma, tehdit
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm duruşmalı olarak da temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Hükmolunan cezaların süresine göre yasal olanak bulunmadığından sanıklar savunmanının duruşmalı inceleme istemlerinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 5271 sayılı CMK’nun 299/1. maddesi uyarınca REDDİNE,
Yağma suçunun 5237 sayılı TCY.nın 149. maddesinin 1. fıkrasının (a)-(c) bentlerine aykırı biçimde, silahla ve birden çok kişi tarafından işlendiği halde, uygulama sırasında, maddenin anılan bentlerinin gösterilmemesi, yerinde yazılması olanaklı kabul edilmiş, sanıkların yakınana yönelik yağma suçunu işlemiş olmaları karşısında, kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçu nedeniyle 5237 sayılı Yasanın 110. maddesinin uygulanma koşulları bulunmadığı halde cezalarından indirim yapılması, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye, uyulan bozmaya ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve eleştiri dışında nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5237 sayılı TCK.nun 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun koşullu salıverme tarihine kadar süreceğinin gözetilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasındaki 5237 sayılı Yasanın 53/1. maddesinin uygulanmasına ilişkin cümlenin sonuna “5237 sayılı TCK.nun 53/1-c maddesindeki, kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun koşullu salıverme tarihine kadar sürdürülmesine” cümlesinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 24/03/2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Yağma, tehdit
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm duruşmalı olarak da temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Hükmolunan cezaların süresine göre yasal olanak bulunmadığından sanıklar savunmanının duruşmalı inceleme istemlerinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 5271 sayılı CMK’nun 299/1. maddesi uyarınca REDDİNE,
Yağma suçunun 5237 sayılı TCY.nın 149. maddesinin 1. fıkrasının (a)-(c) bentlerine aykırı biçimde, silahla ve birden çok kişi tarafından işlendiği halde, uygulama sırasında, maddenin anılan bentlerinin gösterilmemesi, yerinde yazılması olanaklı kabul edilmiş, sanıkların yakınana yönelik yağma suçunu işlemiş olmaları karşısında, kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçu nedeniyle 5237 sayılı Yasanın 110. maddesinin uygulanma koşulları bulunmadığı halde cezalarından indirim yapılması, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye, uyulan bozmaya ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve eleştiri dışında nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5237 sayılı TCK.nun 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun koşullu salıverme tarihine kadar süreceğinin gözetilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasındaki 5237 sayılı Yasanın 53/1. maddesinin uygulanmasına ilişkin cümlenin sonuna “5237 sayılı TCK.nun 53/1-c maddesindeki, kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun koşullu salıverme tarihine kadar sürdürülmesine” cümlesinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 24/03/2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.