Yargıtay6. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2007/10407 K.2011/655
**MAHKEMESİ:**Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Konut dokunulmazlığını bozmak
**HÜKÜM:** Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; Yargıtay 2.Ceza Dairesinin 14/02/2007 tarihli görevsizlik kararı ile Daireye gönderilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İddianamede suç konusu eylemin, “sanığın yakınana ait konuta haksız olarak ele geçirdiği anahtarı kullanarak girip, içerdeki telefonla izinsiz görüşme yaptığı” şeklinde anlatıldığı; Ula Sulh Ceza Mahkemesi'nin 07.11.2005 ve 2005/266 esas, 2005/263 sayılı kararında da, sanığın üzerine atılı suçun 5237 sayılı TCK'nın 142/2-d. maddesine uyduğu belirtilerek görevsizlik kararı verildiği ve davanın görüldüğü Ula Asliye Ceza Mahkemesi'nde 31.01.2006 günlü oturumda sanığa bu konuda ek savunma hakkı tanındığının anlaşılması nedeniyle, tebliğnamedeki 1 numaralı bozma isteyen düşünce ve görevli Asliye Ceza Mahkemesi tarafından sanığın yeniden kimliği saptanıp,yasal hakları da hatırlatılarak sorgusunun yapıldığının anlaşılması karşısında, aynı yer Sulh Ceza Mahkemesi'nin sanığın sorgusununun yapıldığı ve kısa kararın yazılı olduğu 22.10.2004 tarihli oturum tutanağının 1.sayfasının tutanak yazıcısı tarafından imzalanmamış olması, sonuca etkili olmadığından, tebliğnamedeki 2 numaralı bozma isteyen düşünce benimsenmemiştir.
Suçun niteliği, cezanın türü ve süresine göre, hükümden sonra yürürlüğe giren vaki değişiklikler karşısında; 5271 sayılı CMK’nun 231. maddesi gereğince sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ... savunmanının temyiz itirazları ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan,diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, 31.01.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ : Konut dokunulmazlığını bozmak
**HÜKÜM:** Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; Yargıtay 2.Ceza Dairesinin 14/02/2007 tarihli görevsizlik kararı ile Daireye gönderilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İddianamede suç konusu eylemin, “sanığın yakınana ait konuta haksız olarak ele geçirdiği anahtarı kullanarak girip, içerdeki telefonla izinsiz görüşme yaptığı” şeklinde anlatıldığı; Ula Sulh Ceza Mahkemesi'nin 07.11.2005 ve 2005/266 esas, 2005/263 sayılı kararında da, sanığın üzerine atılı suçun 5237 sayılı TCK'nın 142/2-d. maddesine uyduğu belirtilerek görevsizlik kararı verildiği ve davanın görüldüğü Ula Asliye Ceza Mahkemesi'nde 31.01.2006 günlü oturumda sanığa bu konuda ek savunma hakkı tanındığının anlaşılması nedeniyle, tebliğnamedeki 1 numaralı bozma isteyen düşünce ve görevli Asliye Ceza Mahkemesi tarafından sanığın yeniden kimliği saptanıp,yasal hakları da hatırlatılarak sorgusunun yapıldığının anlaşılması karşısında, aynı yer Sulh Ceza Mahkemesi'nin sanığın sorgusununun yapıldığı ve kısa kararın yazılı olduğu 22.10.2004 tarihli oturum tutanağının 1.sayfasının tutanak yazıcısı tarafından imzalanmamış olması, sonuca etkili olmadığından, tebliğnamedeki 2 numaralı bozma isteyen düşünce benimsenmemiştir.
Suçun niteliği, cezanın türü ve süresine göre, hükümden sonra yürürlüğe giren vaki değişiklikler karşısında; 5271 sayılı CMK’nun 231. maddesi gereğince sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ... savunmanının temyiz itirazları ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan,diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, 31.01.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.