Yargıtay6. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2006/23159 K.2011/1404
**MAHKEMESİ:**Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kendiliğinden Hak alma
**HÜKÜM:** Beraat
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 16/11/2006 günlü görevsizlik kararı ile Daireye gönderilerek, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanığa yüklenen eylemin işlendiği tarihte 765 sayılı TCY.nın 491/ilk maddesindeki hırsızlık suçunu oluşturmasına karşın; mahkemece yanlış anlam yükleyerek aynı yasanın 308/1 maddesiyle uygulama yapılması, kanuna aykırı isede ; 765 sayılı TCY nin 491/ilk maddesinde tanımlanan hırsızlık suçunun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre; aynı Yasanın 102/4. maddesinde öngörülen 5 yıllık asli zamanaşımınına bağlı olduğu ve sanık hakkında kurulan 04.05.2004 tarihli mahkumiyet kararından inceleme tarihine kadar 5 yıllık sürenin geçmiş olması,
Bozmayı gerektirmiş, O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 16.02.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ : Kendiliğinden Hak alma
**HÜKÜM:** Beraat
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 16/11/2006 günlü görevsizlik kararı ile Daireye gönderilerek, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanığa yüklenen eylemin işlendiği tarihte 765 sayılı TCY.nın 491/ilk maddesindeki hırsızlık suçunu oluşturmasına karşın; mahkemece yanlış anlam yükleyerek aynı yasanın 308/1 maddesiyle uygulama yapılması, kanuna aykırı isede ; 765 sayılı TCY nin 491/ilk maddesinde tanımlanan hırsızlık suçunun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre; aynı Yasanın 102/4. maddesinde öngörülen 5 yıllık asli zamanaşımınına bağlı olduğu ve sanık hakkında kurulan 04.05.2004 tarihli mahkumiyet kararından inceleme tarihine kadar 5 yıllık sürenin geçmiş olması,
Bozmayı gerektirmiş, O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 16.02.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.