‹ Ana sayfa
Yargıtay6. Ceza DairesiAile Hukuku

Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2006/18425 K.2010/1575

Esas No: 2006/18425 · Karar No: 2010/1575 · Karar Tarihi: 18.02.2010
**MAHKEMESİ:**Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık

**HÜKÜM:** Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Sanığın, önceden kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunması nedeniyle 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasa ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanma olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede;

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;

1-Yakınanın, “beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda olduğuna” ilişkin iddiasının bulunmadığının anlaşılması karşısında; bu yöndeki kanıtlar gösterilmeden, sanık hakkında TCK.nun 142. maddesinin 2. bendinin son fıkrasının uygulanması,

2-Sanığın savunmasında, suç saatine ilişkin herhangi bir açıklamanın bulunmadığı, yakınanın, suçun saat 18:30 sıralarında işlendiğini bildirdiği ve suç tarihinde güneşin 20:04’te battığının anlaşılması karşısında; eylemin TCK.nun 6/1-e maddesindeki gece sayılan zaman diliminde işlendiğine ilişkin kanıtlar gösterilmeden, hükmolunan cezanın aynı Yasanın 143/1. maddesiyle artırılması,

3-Suç tarihinin 23.06.2005 olduğu, iddianamenin 28.06.2005 günü düzenlenip Mahkeme tarafından aynı tarihte kabul edildiği, sanığın, suç konusu telefonunun yakınana iade edildiği tarih konusunda beyanının bulunmadığı, yakınanın, telefonun, suçtan bir hafta sonra kendisine iade edildiğini bildirdiğinin anlaşılması karşısında; etkin pişmanlığa dayalı geri vermenin hangi tarihte gerçekleştiği kesin olarak belirlenmeden, soruşturma aşamasında gerçekleştiği kabul edilip sanık hakkında TCK.nun 168. maddesinin 1. fıkrası ile uygulama yapılması,

4-Sanığın, TCK.nun 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde hüküm kurulması,

Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK.nun 326/son maddesi uyarınca sanığın, ceza süresi bakımından kazanılmış hakkının korunmasına, 18.02.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?