Yargıtay5. Hukuk DairesiGayrimenkul ve Emlak Hukuku
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2018/2788 K.2018/15640
**MAHKEMESİ:**Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10.maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, davalı vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
- K A R A R –
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10.maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir.
Bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Dava konusu... Köyü 104 ada 23 ve 24 parsel sayılı taşınmazlara kapama zeytin, olarak gelir metodu esas alınarak değer biçilmesi yöntem itibariyle doğrudur. Ancak;
1)Kamulaştırma Kanununun 15/son maddesi uyarınca değerlendirme tarihinin idarece belgelerin mahkemeye verildiği gün, yani dava tarihi olan 2015 yılı esas alınmak suretiyle yapılması gerekir.
Bu nedenle; münavebe ürününün dekara verim miktarları ve 2015 yılı hasat dönemindeki toptan kilogram satış fiyatları ve üretim giderlerinin resmi kuruluşlardan getirtilip, bilirkişi kurulundan bu yönde raporları denetlenip, gerekirse bu yönde bilirkişi kurulundan ek rapor alınması gerektiği düşünülmeden eksik inceleme ile hüküm kurulması,
2) 104 ada 6 parsel ifraz gördüğünden ve dava dilekçesinde de 104 ada 24 parsel üzerinde irtifak hakkı tescili talep edildiğinden, 103 ada 24 parselin alanı üzerinden irtifak bedeli hesabı yapılması gerektiğ düşünülmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Doğru olmadığı gibi;
3)7139 sayılı Kanunla değişik Kamulaştırma Kanununun 10/8 fıkrası gereğince bankaya hak sahibi adına yatırılacak bedel bakımından; 7139 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik hükümlerine göre işlem yapılması gerektiğinden,
Hükmün yukarıda açıklanan gerekçelerle davalı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 27/09/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10.maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, davalı vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
- K A R A R –
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10.maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir.
Bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Dava konusu... Köyü 104 ada 23 ve 24 parsel sayılı taşınmazlara kapama zeytin, olarak gelir metodu esas alınarak değer biçilmesi yöntem itibariyle doğrudur. Ancak;
1)Kamulaştırma Kanununun 15/son maddesi uyarınca değerlendirme tarihinin idarece belgelerin mahkemeye verildiği gün, yani dava tarihi olan 2015 yılı esas alınmak suretiyle yapılması gerekir.
Bu nedenle; münavebe ürününün dekara verim miktarları ve 2015 yılı hasat dönemindeki toptan kilogram satış fiyatları ve üretim giderlerinin resmi kuruluşlardan getirtilip, bilirkişi kurulundan bu yönde raporları denetlenip, gerekirse bu yönde bilirkişi kurulundan ek rapor alınması gerektiği düşünülmeden eksik inceleme ile hüküm kurulması,
2) 104 ada 6 parsel ifraz gördüğünden ve dava dilekçesinde de 104 ada 24 parsel üzerinde irtifak hakkı tescili talep edildiğinden, 103 ada 24 parselin alanı üzerinden irtifak bedeli hesabı yapılması gerektiğ düşünülmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Doğru olmadığı gibi;
3)7139 sayılı Kanunla değişik Kamulaştırma Kanununun 10/8 fıkrası gereğince bankaya hak sahibi adına yatırılacak bedel bakımından; 7139 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik hükümlerine göre işlem yapılması gerektiğinden,
Hükmün yukarıda açıklanan gerekçelerle davalı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 27/09/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.