Yargıtay5. Hukuk DairesiGayrimenkul ve Emlak Hukuku
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2012/18028 K.2012/28605
Özet: Uyuşmazlık, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 12. maddesine dayanan baraj için yapılan kamulaştırmanın sonucunda taşınmazın sosyal, ekonomik ve yerleşme düzeninin bozulması nedeniyle, taşınmaz bedelinin tahsili talebine ilişkin bir davadır. Mahkeme, husumet yokluğu gerekçesiyle davayı reddetti ancak Yargıtay kararına göre bu reddi bozup, taşınmazın bedelini davacının payı oranında tescil ettirmesine hükmetti.
MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 12. maddesine dayanan baraj için yapılan kamulaştırma sonucu çevrenin sosyal, ekonomik ve yerleşme düzeninin bozulması nedeniyle, taşınmazın ekonomik ve sosyal yönden yararlanma olanağı kalmadığı iddiasına dayanan taşınmaz bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
- KARAR –
Dava, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 12. maddesine dayanan baraj için yapılan kamulaştırma sonucu çevrenin sosyal, ekonomik ve yerleşme düzeninin bozulması nedeniyle, taşınmazın ekonomik ve sosyal yönden yararlanma olanağı kalmadığı iddiasına dayanan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkdir.
Mahkemece, davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine kaar verilmiş; hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyada delil ve belgelere göre husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Şöyle ki;
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının yapmış olduğu baraj kamulaştırması nedeniyle taşınmazın bulunduğu bölgede yerleşme düzeninin bozulduğu, sosyal ve ekonomik yönden yararlanma olanaklarının ve ulaşım imkanlarının kısıtlandığı anlaşıldığından davada husumetin davalı Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığına yöneltilmesi doğrudur.
Bu nedenle işin esasına girilerek;
Arsa nitleliğindeki taşınmazın dosyada mevcut 07.04.2011 havale tarihli kurul raporunın sonuç kısmında bulunan bedeline davacının payı oranında hükmedilerek, bu oranda, tapu kaydının iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 26.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Taraflar arasındaki 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 12. maddesine dayanan baraj için yapılan kamulaştırma sonucu çevrenin sosyal, ekonomik ve yerleşme düzeninin bozulması nedeniyle, taşınmazın ekonomik ve sosyal yönden yararlanma olanağı kalmadığı iddiasına dayanan taşınmaz bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
- KARAR –
Dava, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 12. maddesine dayanan baraj için yapılan kamulaştırma sonucu çevrenin sosyal, ekonomik ve yerleşme düzeninin bozulması nedeniyle, taşınmazın ekonomik ve sosyal yönden yararlanma olanağı kalmadığı iddiasına dayanan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkdir.
Mahkemece, davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine kaar verilmiş; hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyada delil ve belgelere göre husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Şöyle ki;
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının yapmış olduğu baraj kamulaştırması nedeniyle taşınmazın bulunduğu bölgede yerleşme düzeninin bozulduğu, sosyal ve ekonomik yönden yararlanma olanaklarının ve ulaşım imkanlarının kısıtlandığı anlaşıldığından davada husumetin davalı Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığına yöneltilmesi doğrudur.
Bu nedenle işin esasına girilerek;
Arsa nitleliğindeki taşınmazın dosyada mevcut 07.04.2011 havale tarihli kurul raporunın sonuç kısmında bulunan bedeline davacının payı oranında hükmedilerek, bu oranda, tapu kaydının iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 26.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.