Yargıtay5. Hukuk DairesiGayrimenkul ve Emlak Hukuku
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2011/784 K.2011/4309
**MAHKEMESİ:**Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasının kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca BOZULMASI hakkında Daireden çıkan kararı kapsayan 27.10.2005 gün ve 2005/3806 Esas - 2005/11609 Karar sayılı ilama karşı davacı vekili yönünden verilen dilekçe ile karar düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosyadaki belgeler okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
-K A R A R-
Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece, davanın kabulüne dair verilen karar Dairemizce bozulmuş, bu karara karşı davacı vekili tarafından karar düzeltme isteğinde bulunulmuştur.
Dosyada bulunan kanıt ve belgelerden, dava konusu taşınmaza 1964 yılında el atıldığı anlaşılmıştır.
30.06.2010 tarihinde yürürlüğe giren 5999 sayılı Yasa ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununa eklenen geçici 6. Madde ile "Kamulaştırma işlemleri tamamlanmamış veya kamulaştırması hiç yapılmamış olmasına rağmen, 09.10.1956 tarihi ile 04.11.1983 tarihi arasında fiilen kamu hizmetine ayrılan veya kamu yararına yönelik bir ihtiyaca tahsis edilerek, üzerinde tesis yapılan taşınmazlara veya kaynaklara kısmen veya tamamen, veyahut irtifak hakkı tesis etmek suretiyle malikin rızası olmaksızın fiili olarak el konulması sebebiyle bu maddenin yürürlüğe girmesinden önce tazmin talebiyle dava açmış olanlar, bu madde hükümlerine göre uzlaşma yoluna gitmeyi isteyip istemediklerini, bu maddenin yürürlüğe girmesinden itibaren üç ay içinde idareye ve mahkemeye verecekleri dilekçeler ile bildirebilir. Uzlaşma talebi üzerine, uzlaşma görüşmelerinin neticesine kadar dava bekletilir; uzlaşılmaması halinde, uzlaşmazlık tutunağının mahkemeye sunulmasından sonra davaya devam edilir" hükmü getirilmiş olduğundan, davacı vekilinin karar düzeltme talebinin kabulüne, Dairemizin 27.10.2005 gün ve 2005/3806-11609 sayılı bozma ilamının kaldırılmasına karar verildikten sonra yapılan incelemede;
Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı idare vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyada bulunan kanıt ve belgelerden; dava konusu taşınmaza 1964 yılında el atıldığı ancak, 30.06.2010 tarihinde yürürlüğe giren 5999 sayılı Yasa hükümleri uyarınca taraflar arasında herhangi bir uzlaşmanın olmadığı anlaşılmıştır.
Bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Arazi niteliğindeki taşınmaza gelir metodu esas alınarak değer biçilmesinde ve davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
Mahkemece bedeline hükmedilen taşınmazın, 5018 sayılı Yasanın 45. maddesi uyarınca Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken, davalı idare adına tesciline dair hüküm kurulması,
Doğru değilse de; bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden,
Gerekçeli kararın hüküm fıkrasının (2) numaralı bendinden (davalı ...) kelimelerinin çıkartılmasına, yerine (Hazine) kelimesinin yazılmasına,
Hükmün böylece DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 14.03.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasının kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca BOZULMASI hakkında Daireden çıkan kararı kapsayan 27.10.2005 gün ve 2005/3806 Esas - 2005/11609 Karar sayılı ilama karşı davacı vekili yönünden verilen dilekçe ile karar düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosyadaki belgeler okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
-K A R A R-
Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece, davanın kabulüne dair verilen karar Dairemizce bozulmuş, bu karara karşı davacı vekili tarafından karar düzeltme isteğinde bulunulmuştur.
Dosyada bulunan kanıt ve belgelerden, dava konusu taşınmaza 1964 yılında el atıldığı anlaşılmıştır.
30.06.2010 tarihinde yürürlüğe giren 5999 sayılı Yasa ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununa eklenen geçici 6. Madde ile "Kamulaştırma işlemleri tamamlanmamış veya kamulaştırması hiç yapılmamış olmasına rağmen, 09.10.1956 tarihi ile 04.11.1983 tarihi arasında fiilen kamu hizmetine ayrılan veya kamu yararına yönelik bir ihtiyaca tahsis edilerek, üzerinde tesis yapılan taşınmazlara veya kaynaklara kısmen veya tamamen, veyahut irtifak hakkı tesis etmek suretiyle malikin rızası olmaksızın fiili olarak el konulması sebebiyle bu maddenin yürürlüğe girmesinden önce tazmin talebiyle dava açmış olanlar, bu madde hükümlerine göre uzlaşma yoluna gitmeyi isteyip istemediklerini, bu maddenin yürürlüğe girmesinden itibaren üç ay içinde idareye ve mahkemeye verecekleri dilekçeler ile bildirebilir. Uzlaşma talebi üzerine, uzlaşma görüşmelerinin neticesine kadar dava bekletilir; uzlaşılmaması halinde, uzlaşmazlık tutunağının mahkemeye sunulmasından sonra davaya devam edilir" hükmü getirilmiş olduğundan, davacı vekilinin karar düzeltme talebinin kabulüne, Dairemizin 27.10.2005 gün ve 2005/3806-11609 sayılı bozma ilamının kaldırılmasına karar verildikten sonra yapılan incelemede;
Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı idare vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyada bulunan kanıt ve belgelerden; dava konusu taşınmaza 1964 yılında el atıldığı ancak, 30.06.2010 tarihinde yürürlüğe giren 5999 sayılı Yasa hükümleri uyarınca taraflar arasında herhangi bir uzlaşmanın olmadığı anlaşılmıştır.
Bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Arazi niteliğindeki taşınmaza gelir metodu esas alınarak değer biçilmesinde ve davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
Mahkemece bedeline hükmedilen taşınmazın, 5018 sayılı Yasanın 45. maddesi uyarınca Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken, davalı idare adına tesciline dair hüküm kurulması,
Doğru değilse de; bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden,
Gerekçeli kararın hüküm fıkrasının (2) numaralı bendinden (davalı ...) kelimelerinin çıkartılmasına, yerine (Hazine) kelimesinin yazılmasına,
Hükmün böylece DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 14.03.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.