‹ Ana sayfa
Yargıtay 5. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2017/4742 K.2018/9263

Esas No: 2017/4742 · Karar No: 2018/9263 · Karar Tarihi: 22.11.2018
Özet: Uyuşmazlık, Kalecik Belediye Başkanlığı’nda görev yapan sanığın, belediyeye yapılan başvurularla ilgili yapı ruhsatı ve proje denetimi söz konusu olarak, kendisine yapılan para ödemelerine kötüye kullanım ve ikna suretiyle irtikap suçlamalarıdır. Mahkeme, sanığın bu eylemlerinin hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma ve ikna suretiyle irtikap suçlarını oluşturduğunu belirterek, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu çerçevesinde 8 yıl asli ve 12 yıl ilaveli hapis cezası öngördü.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma (11 kez), ikna suretiyle irtikap (37 kez)

HÜKÜM: Değişen suç vasfına göre; zincirleme icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Suç tarihlerinde Kalecik Belediye Başkanlığında Fen İşleri Müdür vekili olarak görev yapan ve belediye sınırları içerisinde çizilecek bina projelerini yerinde görüp, yapılan binaların projesine uygun olup olmadığını denetlemekle yükümlü olan sanığın, yapı ruhsatı almak için belediyeye müracat eden mağdurların bir kısmından görevi olmadığı halde yapı ruhsat harcını yatıracağını, diğer bir kısmandan ise projelerini çizdireceğini söylemek suretiyle para almak şeklinde gerçekleştirdiği eylemlerinde, mağdurların kamu görevlisi olan sanığın yapacağı her türlü davranışın yasalara uygun olacağı, yetki ve olanaklarını yasaya uygun olarak kullanacağı inanç ve beklentisi içinde bulunmalarına rağmen, sanığın bu inanç ve güvenden yararlanarak mağdurları paralarını yatırmak üzere vezneye sevk etmek yerine, onların iradelerini yanıltıp paraların kendisine ödenmesini sağlayarak menfaat temin etme şeklinde sübut bulan eylemlerinin kül halinde TCK'nın 250/2 ve 43. maddeleri kapsamında zincirleme biçimde ikna suretiyle irtikap suçunu oluşturduğu, bu suçun tabi olduğu yasa maddesinde öngörülen cezanın tutarına nazaran 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e ve 67/4. maddelerinde belirlenen 8 yıllık asli ve 12 yıllık ilaveli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, zamanaşımını kesen son işlem olan 24/03/2009 günlü mahkumiyet hükmü ile inceleme tarihi arasında asli dava zamanaşımı süresinin gerçekleştiği anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK'nın 7/2 ile 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddeleri de gözetilmek suretiyle hükmün CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanık hakkında açılan kamu davasının aynı Yasanın 322 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca zamanaşımı sebebiyle DÜŞMESİNE, 22/11/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?