Yargıtay 5. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2016/8527 K.2019/2018
Özet: Ağır Ceza Mahkemesi, zincirleme nitelikli zimmet suçunu kabul eden mahkumiyetten, 5327 sayılı TCK'nın 7/2 ve 5320 sayılı Kanunun 8/1 maddeleri çerçevesinde, 765 sayılı TCK'nın 202/1 maddesindeki 15 yıllık ilaveli zamanaşımı süresi nedeniyle sanıkların kabul ettiği mahkumiyeti bozarak, ayrı ayrı kamu davalarının zamanaşıması nedeniyle düşmesine karar verdi.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Zincirleme nitelikli zimmet
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya kapsamı ve bozma ilamı sonrası Sayıştay emekli uzman denetçilerinden alınan bilirkişi raporları nazara alındığında, sanıklara isnat olunan eylemlerin basit zimmet suçu niteliğinde olduğu, bu suçun temas ettiği 765 sayılı TCK'nın 202/1. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Yasanın 102/3 ve 104/2. maddelerinde belirtilen 15 yıllık ilaveli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, son suç tarihi olan 2003 yılı ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından hükümlerin 5327 sayılı TCK'nın 7/2 ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddeleri de gözetilmek suretiyle CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanunun 322/1 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca sanıklar hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE, 14/02/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Ö/O
SUÇ: Zincirleme nitelikli zimmet
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya kapsamı ve bozma ilamı sonrası Sayıştay emekli uzman denetçilerinden alınan bilirkişi raporları nazara alındığında, sanıklara isnat olunan eylemlerin basit zimmet suçu niteliğinde olduğu, bu suçun temas ettiği 765 sayılı TCK'nın 202/1. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Yasanın 102/3 ve 104/2. maddelerinde belirtilen 15 yıllık ilaveli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, son suç tarihi olan 2003 yılı ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından hükümlerin 5327 sayılı TCK'nın 7/2 ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddeleri de gözetilmek suretiyle CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanunun 322/1 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca sanıklar hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE, 14/02/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Ö/O
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.