Yargıtay 5. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2016/5407 K.2018/3905
Özet: Mahkeme, sanı́ğa görev kötüye kullanma suçunun sınırına göre 765 sayılı TCK’nın 102/4 ve 104/2. maddelerinde yer alan 7 yıl 6 ay’lık asli ve ilaveli zamanaşımı süresine rağmen 28/03/2004 tarihli suçla 28/05/2018’te konulan mahkumiyet kararını, 5237 sayılı TCK’nın 7/2. maddesi ve 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesine dayanarak CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZLADI; aynı zamanda 322/1 ve 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddeleri çerçevesinde zamanaşımı sebebiyle kamu davasını DÜŞMELİYİK’e karar verdi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Görevi kötüye kullanma
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanığa yüklenen görevi kötüye kullanma suçunun kanunda öngörülen cezasının üst sınırı itibariyle 765 sayılı TCK'nın 102/4 ve 104/2. maddelerinde gösterilen 7 yıl 6 aylık asli ve ilaveli zamanaşımı süresine tabi olduğu, suç tarihi olan 28/03/2004 ile hükmün kurulduğu tarih arasında bu sürelerin dolduğu gözetilmeden yazılı biçimde mahkumiyet kararı verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5237 sayılı TCK'nın 7/2. maddesi ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanık hakkında açılan kamu davasının aynı Yasanın 322/1 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca zamanaşımı sebebiyle DÜŞMESİNE, 28/05/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Görevi kötüye kullanma
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanığa yüklenen görevi kötüye kullanma suçunun kanunda öngörülen cezasının üst sınırı itibariyle 765 sayılı TCK'nın 102/4 ve 104/2. maddelerinde gösterilen 7 yıl 6 aylık asli ve ilaveli zamanaşımı süresine tabi olduğu, suç tarihi olan 28/03/2004 ile hükmün kurulduğu tarih arasında bu sürelerin dolduğu gözetilmeden yazılı biçimde mahkumiyet kararı verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5237 sayılı TCK'nın 7/2. maddesi ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanık hakkında açılan kamu davasının aynı Yasanın 322/1 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca zamanaşımı sebebiyle DÜŞMESİNE, 28/05/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.