Yargıtay 5. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2016/5168 K.2017/4141
Özet: Asliye Ceza Mahkemesi, sanıkların iddia edilen görevi kötüye kullanma suçunu işlediğini ancak 5237 sayılı TCK’nın 66. maddesinde belirtilen sekiz yıllık zamanaşımının 01/04/2009 tarihli mahkumiyet kararı ile dolduğunu tespit edip, 321. maddeye göre kararı bozup 322/1 ve 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddeleri çerçevesinde davaları zamanaşımı nedeniyle düşürmeye karar vermiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Görevi kötüye kullanma
HÜKÜM: Beraat
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
Katılanın duruşmalı inceleme isteme hak ve yetkisi bulunmadığından, bu hususa ilişkin katılanlar ..., ... ve ... vekilinin isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 318. maddesi uyarınca reddi ile incelemenin duruşmasız olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanıkların işlediği iddia edilen iştirak halinde görevi kötüye kullanma suçunun kanunda öngörülen cezasının üst sınırı itibariyle 5237 sayılı TCK'nın 66. maddesinde belirtilen sekiz yıllık asli zamanaşımına tabi olduğu, zamanaşımını kesen en son sebep olan sanık ...'nin 01/04/2009 tarihli mahkumiyet kararı ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, hükümlerin 5237 sayılı TCK'nın 7/2. maddesi ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanunun 322/1 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca davaların ayrı ayrı zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 02/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Görevi kötüye kullanma
HÜKÜM: Beraat
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
Katılanın duruşmalı inceleme isteme hak ve yetkisi bulunmadığından, bu hususa ilişkin katılanlar ..., ... ve ... vekilinin isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 318. maddesi uyarınca reddi ile incelemenin duruşmasız olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanıkların işlediği iddia edilen iştirak halinde görevi kötüye kullanma suçunun kanunda öngörülen cezasının üst sınırı itibariyle 5237 sayılı TCK'nın 66. maddesinde belirtilen sekiz yıllık asli zamanaşımına tabi olduğu, zamanaşımını kesen en son sebep olan sanık ...'nin 01/04/2009 tarihli mahkumiyet kararı ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, hükümlerin 5237 sayılı TCK'nın 7/2. maddesi ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanunun 322/1 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca davaların ayrı ayrı zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 02/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.