Yargıtay5. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2016/4509 K.2018/5276
Özet: Uyuşmazlık, 09/05/2008 tarihli tefecilik suçundan verilen hükmün bozulması ve 2008/139 Esas dosyasının 2013/7473 ve 2015/8472 kararlarıyla birleştirilememesi nedeniyle zincirleme tefecilik suçunun oluşturulup oluşturulmadığı konusudur. Mahkeme, bu gerekçelerle hükmün bozulmasına karar vererek, 2018/5276 K. dosyasında sanıkların mahkumiyetlerinin iptal edilmesine ve ceza tayini eksikliğinin doğru olmadığını kabul etmiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Tefecilik
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece bozma üzerine verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dairemizin mahkemece uyulmasına karar verilen 18/03/2015 tarihli, 2013/7473 Esas ve 2015/8472 Karar sayılı bozma ilamında yer verilen; "... sanıklar hakkında kazanç elde etmek amacıyla ...'e ödünç para verdikleri iddiasıyla tefecilik suçundan açılan...2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2008/139 Esas sayılı dava dosyasının derdest olması halinde, bu dava ile birleştirilme imkanının araştırılması, birleştirilmesine gerek görülmemesi veya karara çıkmış olması halinde onaylı bir örneğinin dosya içerisine alınması suretiyle, suç tarihlerine ve hukuki kesinti oluşup oluşmadığına göre, sanıkların her iki dosyadaki eylemlerinin bir bütün halinde zincirleme tefecilik suçunu oluşturabileceğinin nazara alınmaması," şeklindeki gerekçeyle 09/05/2008 günlü hükmün bozulduğu, bozma ilamında bahsi geçen 2008/139 Esas sayılı dosyada yapılan yargılamada sanıkların tefecilik suçundan mahkumiyetlerine ve hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiğinden dosyaların birleştirilemediği, her ne kadar önceki bozma ilamında da ifade edildiği üzere birden fazla kişiye birden çok kez kazanç karşılığı ödünç para verilmesi halinde zincirleme tek tefecilik suçu oluşacağından ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına konu olan eylem kesinleşmiş bir mahkumiyet hükmü ile sonuçlandırılmadığından mahsup hükmüne konu olamayacağı ve denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlenmesi durumunda zincirleme suç ve mahsup hükümlerinin uygulanması gerektiği dikkate alınarak bir karar verilmesi lüzumu gözetilmeyerek yazılı şekilde mahsup hükmü uygulanıp sanıklar haklarında eksik ceza tayini,
Kanuna aykırı, katılan vekili ile sanık ... müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, 11/07/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Tefecilik
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece bozma üzerine verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dairemizin mahkemece uyulmasına karar verilen 18/03/2015 tarihli, 2013/7473 Esas ve 2015/8472 Karar sayılı bozma ilamında yer verilen; "... sanıklar hakkında kazanç elde etmek amacıyla ...'e ödünç para verdikleri iddiasıyla tefecilik suçundan açılan...2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2008/139 Esas sayılı dava dosyasının derdest olması halinde, bu dava ile birleştirilme imkanının araştırılması, birleştirilmesine gerek görülmemesi veya karara çıkmış olması halinde onaylı bir örneğinin dosya içerisine alınması suretiyle, suç tarihlerine ve hukuki kesinti oluşup oluşmadığına göre, sanıkların her iki dosyadaki eylemlerinin bir bütün halinde zincirleme tefecilik suçunu oluşturabileceğinin nazara alınmaması," şeklindeki gerekçeyle 09/05/2008 günlü hükmün bozulduğu, bozma ilamında bahsi geçen 2008/139 Esas sayılı dosyada yapılan yargılamada sanıkların tefecilik suçundan mahkumiyetlerine ve hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiğinden dosyaların birleştirilemediği, her ne kadar önceki bozma ilamında da ifade edildiği üzere birden fazla kişiye birden çok kez kazanç karşılığı ödünç para verilmesi halinde zincirleme tek tefecilik suçu oluşacağından ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına konu olan eylem kesinleşmiş bir mahkumiyet hükmü ile sonuçlandırılmadığından mahsup hükmüne konu olamayacağı ve denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlenmesi durumunda zincirleme suç ve mahsup hükümlerinin uygulanması gerektiği dikkate alınarak bir karar verilmesi lüzumu gözetilmeyerek yazılı şekilde mahsup hükmü uygulanıp sanıklar haklarında eksik ceza tayini,
Kanuna aykırı, katılan vekili ile sanık ... müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, 11/07/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.