Yargıtay5. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2016/3376 K.2019/3237
**MAHKEMESİ:**Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Tefecilik
**HÜKÜM:** Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dairemizin 01/06/2015 tarihli, 2013/9430 Esas ve 2015/12018 Karar sayılı sanık aleyhine hüküm içeren bozma ilamına karşı beyanının alındığı celsede sanığın avukat huzurunda savunma yapmak istediğini söylemesine ve akabinde mahkemeye sunmuş olduğu 09/11/2015 havale tarihli dilekçede değiştirdiği adresinin bağlı bulunduğu mahkemede ifade vermek istediğini belirtmiş olmasına rağmen savunmasının alınması zorunluluğuna uyulmayarak, yargılamaya devamla ve bozmaya uyulup uyulmadığına da karar verilmeksizin hüküm verilerek 1412 sayılı CMUK’nın 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan 326/2. maddesine aykırı hareket edilmek suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
Kabule göre de;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19/06/2007 tarihli ve 2007/10-108 Esas, 2007/152 Karar sayılı ilamında belirtildiği gibi, yasa koyucunun ayrıca adli para cezası öngördüğü suçlarda, hapis cezasının alt sınırdan tayini halinde mutlak surette adli para cezasının da alt sınırdan tayini gerektiği yönünde bir zorunluluk bulunmamakta ise de, yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin adli para cezasının alt sınırın üzerinde 730 gün olarak tayin edilmesi,
28/06/2014 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Yasanın 81. maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanunun 106/3. maddesi hükmüne aykırı olarak infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321 ve 326/son maddeleri uyarınca hükmün BOZULMASINA, 19/03/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
SUÇ : Tefecilik
**HÜKÜM:** Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dairemizin 01/06/2015 tarihli, 2013/9430 Esas ve 2015/12018 Karar sayılı sanık aleyhine hüküm içeren bozma ilamına karşı beyanının alındığı celsede sanığın avukat huzurunda savunma yapmak istediğini söylemesine ve akabinde mahkemeye sunmuş olduğu 09/11/2015 havale tarihli dilekçede değiştirdiği adresinin bağlı bulunduğu mahkemede ifade vermek istediğini belirtmiş olmasına rağmen savunmasının alınması zorunluluğuna uyulmayarak, yargılamaya devamla ve bozmaya uyulup uyulmadığına da karar verilmeksizin hüküm verilerek 1412 sayılı CMUK’nın 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan 326/2. maddesine aykırı hareket edilmek suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
Kabule göre de;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19/06/2007 tarihli ve 2007/10-108 Esas, 2007/152 Karar sayılı ilamında belirtildiği gibi, yasa koyucunun ayrıca adli para cezası öngördüğü suçlarda, hapis cezasının alt sınırdan tayini halinde mutlak surette adli para cezasının da alt sınırdan tayini gerektiği yönünde bir zorunluluk bulunmamakta ise de, yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin adli para cezasının alt sınırın üzerinde 730 gün olarak tayin edilmesi,
28/06/2014 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Yasanın 81. maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanunun 106/3. maddesi hükmüne aykırı olarak infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321 ve 326/son maddeleri uyarınca hükmün BOZULMASINA, 19/03/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.