Yargıtay 5. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2016/3192 K.2018/3459
Özet: Mahkeme, zimmet suçundan verilen mahkumiyetin zamanaşımı nedeniyle 322/1 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca bozulduğunu ve 09/05/2018’de oybirliğiyle karar ile sanık hakkında açılan kamu davasının düşmesine hükmetti.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ: Zimmet, görevi kötüye kullanma
HÜKÜM: Zimmet suçundan mahkumiyet, görevi kötüye kullanma suçundan beraat Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Sanık müdafiin 28/04/2015 tarihli süre tutum ve 06/07/2015 tarihli temyiz dilekçelerinin içeriğine göre temyizin sanık hakkında zimmet suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik olduğu gözetilerek yapılan incelemede; Sanığa isnat edilen ve mahkemece oluşa uygun olarak sübutu kabul olunan basit zimmet suçunun suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK'nın 202/1. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibariyle aynı Kanunun 102/3 ve 104/2. maddelerine göre 10 yıllık asli ve 15 yıllık ilaveli zamanaşımı sürelerine tabi olduğu, 03/10/2000 olan son suç tarihi ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK'nın 7/2 ile 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle hükmün bu nedenle CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanunun 322/1 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 09/05/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: Zimmet suçundan mahkumiyet, görevi kötüye kullanma suçundan beraat Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Sanık müdafiin 28/04/2015 tarihli süre tutum ve 06/07/2015 tarihli temyiz dilekçelerinin içeriğine göre temyizin sanık hakkında zimmet suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik olduğu gözetilerek yapılan incelemede; Sanığa isnat edilen ve mahkemece oluşa uygun olarak sübutu kabul olunan basit zimmet suçunun suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK'nın 202/1. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibariyle aynı Kanunun 102/3 ve 104/2. maddelerine göre 10 yıllık asli ve 15 yıllık ilaveli zamanaşımı sürelerine tabi olduğu, 03/10/2000 olan son suç tarihi ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK'nın 7/2 ile 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle hükmün bu nedenle CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanunun 322/1 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 09/05/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.