Yargıtay 5. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2014/9752 K.2017/4611
Özet: Ağır Ceza Mahkemesi, 2017 tarihli 32/10/2017 Cumhuriyet Mahkemesi kararında, 2014/9752 E. ve 2017/4611 K.’nin resmi belgede sahteciliği nedeniyle mahkumiyet kararı 5320 sayılı Kanun ve CMUK hükümlerine göre “bozma” işlemine karar verdi.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Mahkemesince uyulmasına karar verilen “kendisine usulsüz olarak ödeme yapılmasına olanak sağlayan belgeler düzenleyerek kullanmak suretiyle çıkar sağlama eylemlerinin belgelerin aldatıcı nitelikte olması durumunda evrakta sahtekarlık ve kamu kurumuna karşı dolandırıcılık, aldatıcılığın bulunmaması durumunda da kamu kurumuna karşı dolandırıcılık ve görevi kötüye kullanma suçlarını oluşturacağı” hususuna işaret eden bozma ilamının gereği olarak anılan belgelerin getirtilip, mahkemesince duruşmada iğfal kabiliyeti olup olmadığı irdelenerek, iğfal kabiliyeti bulunduğu takdirde bu hususun duruşma tutanağına geçirilip karar yerinde gösterildikten sonra, sonucuna göre eylemin kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçu kapsamında kaldığı dikkate alınarak sanık hakkında 765 sayılı TCK'nın 339. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nın 204/2. maddesi ayrı ayrı tatbik edilerek sonucuna göre lehe kanunun belirlenmesi gerektiği nazara alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 31/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Mahkemesince uyulmasına karar verilen “kendisine usulsüz olarak ödeme yapılmasına olanak sağlayan belgeler düzenleyerek kullanmak suretiyle çıkar sağlama eylemlerinin belgelerin aldatıcı nitelikte olması durumunda evrakta sahtekarlık ve kamu kurumuna karşı dolandırıcılık, aldatıcılığın bulunmaması durumunda da kamu kurumuna karşı dolandırıcılık ve görevi kötüye kullanma suçlarını oluşturacağı” hususuna işaret eden bozma ilamının gereği olarak anılan belgelerin getirtilip, mahkemesince duruşmada iğfal kabiliyeti olup olmadığı irdelenerek, iğfal kabiliyeti bulunduğu takdirde bu hususun duruşma tutanağına geçirilip karar yerinde gösterildikten sonra, sonucuna göre eylemin kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçu kapsamında kaldığı dikkate alınarak sanık hakkında 765 sayılı TCK'nın 339. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nın 204/2. maddesi ayrı ayrı tatbik edilerek sonucuna göre lehe kanunun belirlenmesi gerektiği nazara alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 31/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.