‹ Ana sayfa
Yargıtay 5. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2014/949 K.2014/5158

Esas No: 2014/949 · Karar No: 2014/5158 · Karar Tarihi: 08.05.2014
Özet: Uyuşmazlık, sanıkların nitelikli dolandırıcılık ve sahtecilik suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarıyla ilgilidir; mahkeme, imza yetkisinin olmaması nedeniyle döner sermaye işlemlerinde zimmet suçu oluşmadığını kabul ederek, ilgili kararları bozmak yerine usul ve kanuna uygun olarak onaylamıştır. Mahkeme, 08/05/2014 tarihinde oybirliğiyle temyiz itirazlarını reddederek, hükümlerin geçerli olduğunu belirlemiştir.
Tebliğname No: 5 - 2013/387925

MAHKEMESİ: Diyarbakır 2. Ağır Ceza Mahkemesi

TARİHİ: 11/11/2009

NUMARASI: 2008/245 Esas, 2009/331 Karar SUÇ: Zimmet Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Döner sermaye ödemelerine ilişkin işlemlerin yapılması esnasında özel firma çalışanı olan sanık Ayetullah'ın imza yetkisinin bulunmaması, Diyarbakır Devlet Hastanesi Baştabipliğinin 02/08/2004 tarih 562 sayılı yazısı ile başhekim yardımcısı Nevzat 'le beraber döner sermaye hesaplarını yapmakla görevlendirilen sanık Mehmet'in ise belgeleri paraf etmesine rağmen tek imza ile işlem yapamadığı, belgelerin sıralı amirlerce imzalanmasından sonra işleme konulduğunun anlaşılması karşısında sanıklara yasal olarak tevdii edilmiş, koruma, muhafaza yükümlülükleri bulunan paranın varlığının kabul edilemeyeceği anlaşıldığından tebliğnamedeki bir kısım eylemlerin zimmet suçunu oluşturduğu yönündeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir. Delillerle iddia ve savunma duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiillerin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan yerinde görülmeyen sanık M.. A.. müdafii ile sanık A.. Ç..'in temyiz itirazlarının reddiyle eleştirilen hususlar haricinde usul ve kanuna uygun olan hükümlerin ONANMASINA, Sanıklar hakkında sahtecilik suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 12/03/1990 gün ve 1990/8-3-70, 09/10/2007 gün ve 2007/11-44-200 sayılı Kararlarında vurgulandığı gibi, bir olayın açıklanması sırasında başka bir hadiseden söz edilmesi o hadise hakkında da dava açıldığını göstermeyeceği ve dava konusu yapılan eylemin açıklıkla ve bağımsız olarak gösterilmesi gerektiği, buna karşılık sanıklar hakkında düzenlenen 28/02/2008 tarihli iddianamede suçun ‘zimmet ve zimmet suçuna iştirak’ olarak gösterildiği, sahtecilik suçundan açılmış bir davanın bulunmadığı gözetilmeden ek savunma verilip yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi suretiyle CMK'nın 225. maddesine aykırı davranılması, Kanuna aykırı, sanık M.. A.. müdafii ile sanık A.. Ç..'in temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görüldüğünden, esası incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 08/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?