Yargıtay5. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2014/6628 K.2016/5907
Özet: Uyuşmazlık konusu, İhsaniye Uydukent Konut Yapı Kooperatifi müdürünün kooperatifin borçlarına karşı yüklenici firmanın yetkilisine bağımsız daireyi devretmesiyle katılanın mağduriyetine neden olmasıdır. Mahkeme, sanığı icra davranışıyla görevi kötüye kullanma suçundan mahkum etmiş ve kararını 5320 sayılı Kanun kapsamında bozmuştur.
MAHKEMESİ: Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ: İcrai davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
İhsaniye Uydukent Konut Yapı Kooperatifi müdürü olan sanığın, Gölcük Noterliğinin 14/01/2008 tarihli kurası ile katılan adına tescili gerekli bağımsız daireyi hak sahibinin bilgi ve rızası dışında kooperatifin borçlarına karşılık yüklenici firmanın yetkilisine devretmek suretiyle katılanın mağduriyetine neden olduğu kabul edilerek mahkumiyetine karar verilmiş ise de; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30/03/1981 gün ve 5-2/106 sayılı Kararında açıklandığı üzere ceza yargılamasının temel amacının hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak şekilde maddi gerçeğin ortaya çıkarılması olduğu, bu itibarla kooperatif ana sözleşmesi ile tüzüğünün ve arsa sahibi ile kooperatif arasında yapılan sözleşme getirtilerek genel kurul veya yönetim kurulu tarafından sanığa taşınmazların devri konusunda yetki verilip verilmediği, kooperatifin yüklenici firmaya borçlu bulunup bulunmadığının tesbit edilmesinden sonra, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Hükümden önce yürürlüğe giren 6086 sayılı Yasa ile TCK'nın 257/1. maddesindeki alt sınır cezanın 6 ay hapis olarak belirlenmesine ve sanık hakkında cezanın teşdiden belirlendiğine ilişkin herhangi bir ibareye yer verilmemesine rağmen temel cezanın 1 yıl hapis cezası olarak tayini,
Yüklenen suçu TCK'nın 53/1-d maddesindeki hak ve yetkiyi kötüye kullanmak suretiyle işleyen ve adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilen sanık hakkında, aynı Kanunun 53/5. maddesi gereğince hükümde belirtilen gün sayısının yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 06/06/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: İcrai davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
İhsaniye Uydukent Konut Yapı Kooperatifi müdürü olan sanığın, Gölcük Noterliğinin 14/01/2008 tarihli kurası ile katılan adına tescili gerekli bağımsız daireyi hak sahibinin bilgi ve rızası dışında kooperatifin borçlarına karşılık yüklenici firmanın yetkilisine devretmek suretiyle katılanın mağduriyetine neden olduğu kabul edilerek mahkumiyetine karar verilmiş ise de; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30/03/1981 gün ve 5-2/106 sayılı Kararında açıklandığı üzere ceza yargılamasının temel amacının hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak şekilde maddi gerçeğin ortaya çıkarılması olduğu, bu itibarla kooperatif ana sözleşmesi ile tüzüğünün ve arsa sahibi ile kooperatif arasında yapılan sözleşme getirtilerek genel kurul veya yönetim kurulu tarafından sanığa taşınmazların devri konusunda yetki verilip verilmediği, kooperatifin yüklenici firmaya borçlu bulunup bulunmadığının tesbit edilmesinden sonra, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Hükümden önce yürürlüğe giren 6086 sayılı Yasa ile TCK'nın 257/1. maddesindeki alt sınır cezanın 6 ay hapis olarak belirlenmesine ve sanık hakkında cezanın teşdiden belirlendiğine ilişkin herhangi bir ibareye yer verilmemesine rağmen temel cezanın 1 yıl hapis cezası olarak tayini,
Yüklenen suçu TCK'nın 53/1-d maddesindeki hak ve yetkiyi kötüye kullanmak suretiyle işleyen ve adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilen sanık hakkında, aynı Kanunun 53/5. maddesi gereğince hükümde belirtilen gün sayısının yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 06/06/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.