Yargıtay 5. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2014/4079 K.2014/5278
Özet: Uyuşmazlık, sanığın görevini yaptırmamak için direnme ve kamu görevlisine hakaret suçlarından yargılanması ve bu davada verilen 24/06/2010 tarihli kararların temyiz edilerek 24/02/2014 tarihli kararın bozulmasına yönelik itirazları içerir. Mahkeme, sanığın görevini yaptırmamakla ilgili hükümdeki hak yoksunluklarını düzelterek ve hakaret suçundaki cezayı TCK’nın ilgili maddelerine uygun şekilde yeniden belirleyerek 24/02/2014 kararını bozmuş ve yeni hükmü onaylamıştır.
Görevi yaptırmamak için direnme ve kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçundan sanık ... hakkında yapılan yargılama sonunda; atılı suçlardan mahkumiyetine dair, ... Asliye Ceza Mahkemesince verilen 24/06/2010 gün ve 2010/51 Esas, 2010/102 Karar sayılı hükümlerin sanık tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 24/02/2014 gün ve 2013/232 Esas, 2014/1960 Karar sayılı ilamı ile bozma yönündeki kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 04/04/2014 tarih ve 4-2010/320881 sayılı yazısı ile itiraz isteminde bulunulması üzerine dosya Dairemize verilmekle incelendi; Yargıtay C. Başsavcılığının itirazı yerinde görülmekle İTİRAZIN KABULÜNE, Dairemizin 24/02/2014 gün ve 2013/232 Esas, 2014/1960 Karar sayılı bozma kararının KALDIRILMASINA karar verildikten sonra gereği düşünüldü: Sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan hükmün incelenmesinde; Mükerrir olan sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesi uyarınca cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezasının infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni sayılmamış; yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir. Ancak; 5237 sayılı TCK'nın 53/3. maddesi uyarınca sanığın sadece kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılmaya ilişkin hak yoksunluğunun koşullu salıverme tarihinden itibaren uygulanamayacağı gözetilmeksizin altsoyu dışındaki kişileri de kapsayacak şekilde 53/1-c maddesindeki hakların tümünü koşullu salıverilmeye kadar kullanmaktan mahrum bırakmaya hükmedilmesi, Kanuna aykırı ve sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu cihetin yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasında yer alan hak yoksunluklarına ilişkin bölümün çıkarılarak yerine “5237 sayılı TCK'nın 53/3. maddesine göre 53/1-c maddesinde yer alan kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili haklarından koşullu salıverilme tarihine, 53/1. maddesinde yazılı diğer haklardan 53/2. maddesi gereğince hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” denilmek suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Sanık hakkında hakaret suçundan kurulan hükmün incelenmesinde ise; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Hakaret fiilinin karakolun hangi bölümünde gerçekleştiği ve aleniyet öğesinin ne şekilde oluştuğu açıklanıp tartışılmadan yetersiz gerekçe ile hükmolunan cezadan TCK'nın 125/4. maddesi ile artırım yapılması, Temel cezanın doğrudan TCK'nın 125/3-a maddesi gereğince tayini yerine aynı Kanunun 125/1. maddesi ile belirlenip daha sonra artırılması, Mükerrir olan sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesi uyarınca cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezasının infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 5237 sayılı TCK'nın 53/3. maddesi uyarınca sanığın sadece kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılmaya ilişkin hak yoksunluğunun koşullu salıverme tarihinden itibaren uygulanamayacağı gözetilmeksizin altsoyu dışındaki kişileri de kapsayacak şekilde 53/1-c maddesindeki hakların tümünü koşullu salıverilmeye kadar kullanmaktan mahrum bırakmaya hükmedilmesi, Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 12/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.