Yargıtay5. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2014/1537 K.2016/2931
Özet: Uyuşmazlık, Muğla Merkez Müdürlüğü dağıtıcısı sanığın, tebliğat Kanunu uyarınca posta gönderisini kapıya yapıştırıp mahalle muhtarına teslim ederek katılanın mağduriyetine neden olduğu iddiası üzerine açılmıştır. Mahkeme, sanığın ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan mahkumiyet hükmü kurarak kararını bozmuştur.
MAHKEMESİ: Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ: İhmali davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Muğla.... Merkez Müdürlüğü dağıtıcısı olan sanığın, katılan adına gönderilen posta gönderisinin tebliği sırasında Tebligat Kanunu 21. madde uyarınca 2 nolu ihbarı kapıya yapıştırdığı, ancak herhangi bir komşusuna haber vermeden tebliğ evrakını mahalle muhtarına teslim etmek suretiyle katılanın mağduriyetine neden olduğu iddia edilen olayda; sanığın görevinin gereklerine aykırı davrandığı tüm dosya kapsamı itibariyle sabit olmakla birlikte, 5237 sayılı TCK'nın 257. maddesinde belirtilen suçun oluşması için görevin gereklerine aykırı davranış yanında “kişilerin mağduriyetine veya kamunun zararına neden olunması ya da kişilere haksız bir menfaat sağlanması” öğelerinden birinin de gerçekleşmesi gerektiği gözetilerek, katılan aleyhine açılan itirazın iptali davasında tebligatın usulsüz olduğu gerekçesi ile temyiz incelemesinin katılan lehine sonuçlanması da nazara alındığında objektif cezalandırma koşullarından hangisinin ne suretle gerçekleştiği denetime imkan verecek şekilde tartışılmadan yetersiz gerekçe ve eksik incelemeyle yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,
Kabule göre de;
Sanığın eyleminin icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunu düzenleyen TCK’nın 257/1. maddesine uyduğu gözetilmeden, 257/2 maddesi ile ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan mahkumiyet hükmü kurulması,
Yüklenen suçu TCK'nın 53/1-a maddesindeki hak ve yetkiyi kötüye kullanmak suretiyle işleyen ve adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilen sanık hakkında, 53/5. maddesi gereğince hükümde belirtilen gün sayısının yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 21/03/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: İhmali davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Muğla.... Merkez Müdürlüğü dağıtıcısı olan sanığın, katılan adına gönderilen posta gönderisinin tebliği sırasında Tebligat Kanunu 21. madde uyarınca 2 nolu ihbarı kapıya yapıştırdığı, ancak herhangi bir komşusuna haber vermeden tebliğ evrakını mahalle muhtarına teslim etmek suretiyle katılanın mağduriyetine neden olduğu iddia edilen olayda; sanığın görevinin gereklerine aykırı davrandığı tüm dosya kapsamı itibariyle sabit olmakla birlikte, 5237 sayılı TCK'nın 257. maddesinde belirtilen suçun oluşması için görevin gereklerine aykırı davranış yanında “kişilerin mağduriyetine veya kamunun zararına neden olunması ya da kişilere haksız bir menfaat sağlanması” öğelerinden birinin de gerçekleşmesi gerektiği gözetilerek, katılan aleyhine açılan itirazın iptali davasında tebligatın usulsüz olduğu gerekçesi ile temyiz incelemesinin katılan lehine sonuçlanması da nazara alındığında objektif cezalandırma koşullarından hangisinin ne suretle gerçekleştiği denetime imkan verecek şekilde tartışılmadan yetersiz gerekçe ve eksik incelemeyle yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,
Kabule göre de;
Sanığın eyleminin icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunu düzenleyen TCK’nın 257/1. maddesine uyduğu gözetilmeden, 257/2 maddesi ile ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan mahkumiyet hükmü kurulması,
Yüklenen suçu TCK'nın 53/1-a maddesindeki hak ve yetkiyi kötüye kullanmak suretiyle işleyen ve adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilen sanık hakkında, 53/5. maddesi gereğince hükümde belirtilen gün sayısının yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 21/03/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.