Yargıtay5. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2013/8056 K.2014/10988
Özet: Uyuşmazlık, alacaklı vekili katılanın sanığın işyerinde haciz yapması sırasında taksi ücreti talebine karşı çıkan ve hakaret eden sanıkla ilgili olarak, mahkemenin TCK’nın 29 ve 129. maddeleriyle ilgili kararını tartışmadan hüküm vermesi üzerine temyiz edilmiştir; Mahkeme, sanığın hakaret suçundan sorumlu bulunmadığını belirterek, ilgili kanun hükümlerini dikkate alarak hükmün iptaline karar verip davayı bozmuştur.
Tebliğname No: 4 - 2011/91760
MAHKEMESİ: Konya 4. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ: 07/12/2010
NUMARASI: 2010/364 Esas, 2010/899 Karar SUÇ: Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret İlk derece mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Olay tarihinde alacaklı vekili olan katılanın haciz yapmak amacıyla sanığın işyerine geldiği, sanığın bir miktar ödeme yaptıktan sonra kendisine para havalesi yapılacağını belirterek katılandan haciz yapmaması konusunda süre istediği, bu isteğinin kabul gördüğü, aynı gün öğleden sonra bakiye alacağını tahsil etmek veya haciz yapmak üzere, tekrar gelen katılanın sanıktan ek olarak taksi ücreti için 50 TL para daha istediği, bu nedenle çıkan tartışma sırasında sanığın adli emanette kayıtlı demir profil ile vurmak suretiyle katılanı yaraladığı iddia edilen olayda; haciz esnasında hazır bulunan zabıt katibi H.. E.., araç şoförü M..E..K.. ve sanığa ait işyerinde çalışan A.. S.. isimli şahısların usulüne uygun olarak tanık sıfatıyla duruşmaya çağrılıp sanığın eylemlerinin haciz sırasında gerçekleşip gerçekleşmediği hususunda beyanlarına başvurulmasından ve haciz işlemine konu icra dosyasının onaylı bir suretinin dosya içerisine alınmasından sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ve yetersiz gerekçelerle yazılı şekilde mahkumiyet hükümleri kurulması, Sanığın aşamalarda değişmeyen savunmasında, taksi ücretini ödeyemeyeceğini söylemesi üzerine katılanın “alırım lan bu parayı, beni getirttirip durmayın” diyerek kendisine hakaret ettiğini belirtmesi karşısında, sanık hakkında TCK'nın 29 ve 129. maddelerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun karar yerinde tartışılmaması, Sanık hakkında lehe olduğunda kuşku bulunmayan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının cezanın kişiselleştirilmesi normlarından önce tartışılması zorunluluğu karşısında, hükümden önce 08/02/2008 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve TCK'nın 7/2. maddesi uyarınca sanık yararına olan 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası ile değişik CMK'nın 231/5. maddesinde hapis cezası için öngörülen sınırın 2 yıla çıkarılması ve anılan maddenin 2. fıkrası ile de 231/14. maddesindeki soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suç olma koşulunun kaldırılması karşısında, bu maddenin 6. fıkrasına 25/07/2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı Yasanın 7. maddesi ile eklenen cümle de nazara alınıp, objektif ve subjektif şartlar da gözetilerek Mahkemece kamu görevlisine hakaret suçu bakımından hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının tartışmasız bırakılması, Kanuna aykırı ve O yer Cumhuriyet Savcısı ile sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 17/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
MAHKEMESİ: Konya 4. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ: 07/12/2010
NUMARASI: 2010/364 Esas, 2010/899 Karar SUÇ: Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret İlk derece mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Olay tarihinde alacaklı vekili olan katılanın haciz yapmak amacıyla sanığın işyerine geldiği, sanığın bir miktar ödeme yaptıktan sonra kendisine para havalesi yapılacağını belirterek katılandan haciz yapmaması konusunda süre istediği, bu isteğinin kabul gördüğü, aynı gün öğleden sonra bakiye alacağını tahsil etmek veya haciz yapmak üzere, tekrar gelen katılanın sanıktan ek olarak taksi ücreti için 50 TL para daha istediği, bu nedenle çıkan tartışma sırasında sanığın adli emanette kayıtlı demir profil ile vurmak suretiyle katılanı yaraladığı iddia edilen olayda; haciz esnasında hazır bulunan zabıt katibi H.. E.., araç şoförü M..E..K.. ve sanığa ait işyerinde çalışan A.. S.. isimli şahısların usulüne uygun olarak tanık sıfatıyla duruşmaya çağrılıp sanığın eylemlerinin haciz sırasında gerçekleşip gerçekleşmediği hususunda beyanlarına başvurulmasından ve haciz işlemine konu icra dosyasının onaylı bir suretinin dosya içerisine alınmasından sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ve yetersiz gerekçelerle yazılı şekilde mahkumiyet hükümleri kurulması, Sanığın aşamalarda değişmeyen savunmasında, taksi ücretini ödeyemeyeceğini söylemesi üzerine katılanın “alırım lan bu parayı, beni getirttirip durmayın” diyerek kendisine hakaret ettiğini belirtmesi karşısında, sanık hakkında TCK'nın 29 ve 129. maddelerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun karar yerinde tartışılmaması, Sanık hakkında lehe olduğunda kuşku bulunmayan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının cezanın kişiselleştirilmesi normlarından önce tartışılması zorunluluğu karşısında, hükümden önce 08/02/2008 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve TCK'nın 7/2. maddesi uyarınca sanık yararına olan 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası ile değişik CMK'nın 231/5. maddesinde hapis cezası için öngörülen sınırın 2 yıla çıkarılması ve anılan maddenin 2. fıkrası ile de 231/14. maddesindeki soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suç olma koşulunun kaldırılması karşısında, bu maddenin 6. fıkrasına 25/07/2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı Yasanın 7. maddesi ile eklenen cümle de nazara alınıp, objektif ve subjektif şartlar da gözetilerek Mahkemece kamu görevlisine hakaret suçu bakımından hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının tartışmasız bırakılması, Kanuna aykırı ve O yer Cumhuriyet Savcısı ile sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 17/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.