‹ Ana sayfa
Yargıtay5. Ceza DairesiCeza Hukuku

Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2013/2134 K.2014/5536

Esas No: 2013/2134 · Karar No: 2014/5536 · Karar Tarihi: 20.05.2014
Özet: Uyuşmazlık, sanığın “Görevi yaptırmamak için direnme”, hakaret ve trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçlarından dolayı verilen cezanın yasalara uygunluğuna ilişkin temyiz itirazlarıdır. Mahkeme, bu temyiz taleplerini reddederek, sanığın cezalarının kanunlara göre belirlenmiş olduğuna karar verdi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret, trafik güvenliğini tehlikeye sokma

HÜKÜM: Mahkumiyet Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Atılı suçların niteliği itibariyle maddi bir zararın meydana gelmesi mümkün olmayıp zararın giderilmediğinden bahisle CMK'nın 231/5. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi doğru olmamakla birlikte, sanığın adli sicil kaydında bulunan ve 647 sayılı Kanunun 6. maddesine göre ertelenen 218.103.000 TL adli para cezasına ilişkin 14/10/2004 tarihli ilamın 5 yıllık denetim süresi içinde, yargılamaya konu suçların işlenmesi nedeniyle söz konusu ilamın silinme koşullarının oluşmaması ve sonuç itibariyle sanık hakkında anılan maddenin uygulanmasının mümkün olmaması karşısında, tebliğnamede bu hususta bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir. Hakaret suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; TCK'nın 43. maddesinin uygulanmasının dayanağı olarak, koşulları oluşmadığı halde aynı Kanunun 125/5. maddesinin gösterilmesi sonuca etkili görülmediğinden bozma sebebi sayılmamış; yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir. Ancak; 5237 sayılı TCK'nın 53/3. maddesi uyarınca, sanığın sadece kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılmaya ilişkin hak yoksunluğunun koşullu salıverme tarihinden itibaren uygulanamayacağı gözetilmeksizin, altsoyu dışındaki kişileri de kapsayacak şekilde 53/1-c maddesindeki hakların tümünü koşullu salıverilmeye kadar kullanmaktan mahrum bırakmaya hükmedilmesi, Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu cihetin yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkralarında yer alan hak yoksunluklarına ilişkin bölümlerin çıkarılarak yerlerine “5237 sayılı TCK'nın 53/3. maddesine göre 53/1-c maddesinde yer alan kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile haklarından koşullu salıverilme tarihine, 53/1. maddesinde yazılı diğer haklardan 53/2. maddesi gereğince hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” denilmek suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Görevi yaptırmamak için direnme ve trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Atılı direnme suçunun cebir veya tehdit kullanılarak işlenebilmesi, somut olayda da sanığın tehdit içerikli eylemlerde bulunarak bu suçu işlemiş olması karşısında, oluşa ve dosya içeriğine aykırı şekilde, müştekilere karşı uygulanan cebir ve şiddetin boyutuna dayanılarak; trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu yönünden ise yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeksizin ve temel cezanın alt sınırdan belirlendiği hakaret suçuna ilişkin gerekçelerle çelişecek şekilde, sanık hakkındaki temel cezanın alt sınırın çok üzerinde belirlenmesi suretiyle fazla cezaya hükmolunması, Kabule göre de; Birden fazla kamu görevlisine karşı gerçekleştirilen eylem nedeniyle TCK'nın 43/2. maddesi uyarınca sanığın cezasının artırılmaması, 5237 sayılı TCK'nın 53/3. maddesi uyarınca, sanığın sadece kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılmaya ilişkin hak yoksunluğunun koşullu salıverme tarihinden itibaren uygulanamayacağı gözetilmeksizin, altsoyu dışındaki kişileri de kapsayacak şekilde 53/1-c maddesindeki hakların tümünü koşullu salıverilmeye kadar kullanmaktan mahrum bırakmaya hükmedilmesi, Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 20/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?