Yargıtay5. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2012/9685 K.2012/8921
Zimmet suçundan sanıklar ..., ..., ... ..., ..., ..., ..., ..., ... ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve denetim görevini ihmal ederek zimmete neden olma suçundan ..., ..., ..., ...'in yapılan yargılanmaları sonunda; sanıklar ..., ... ve ...'nın eylemlerinin görevi ihmal suçunu oluşturduğunun kabulü ile mahkümiyetlerine ve diğer sanıkların atılı suçlardan beraetlerine dair, Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 31/05/2006 gün ve 2006/120 Esas, 2006/281 Karar sayılı hükümlerin katılan vekili, C.Savcısı, sanıklar ..., ... ve ... müdafiileri tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 17/10/2011 gün ve 2007/2201 Esas, 2011/22043 Karar sayılı ilamı ile bozma yönündeki kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 08/12/2011 gün ve 4-2006/256644 sayılı yazısı ile itiraz isteminde bulunulması üzerine dosya Daireye verilmekle incelendi;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 10/04/2007 tarih ve 2007/9-74 Esas, 2007/86 Karar sayılı Dairemizce de benimsenen kararı karşısında, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itiraz gerekçeleri yerinde görülmekle İTİRAZIN KABULÜNE, Dairemizce verilen 17/10/2011 tarih 2007/2201 Esas, 2011/22043 Karar sayılı bozma kararının KALDIRILMASINA karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Zimmet suçundan ... dışındaki diğer sanıklar hakkında verilen beraet hükümlerinin temyiz incelemesinde:
Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraet hükümleri usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
Sanıklar ..., ... ve ... haklarında görevi ihmal suçundan kurulan mahkümiyet, sanıklar ..., ... ve ... haklarında denetim görevini ihmal ederek zimmete neden olma suçundan ve sanık ... hakkında zimmet suçundan verilen beraet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarına gelince;
UYAP ortamından temin edilen nüfus kaydına göre sanık ...'in hükümden sonra 28/10/2009 tarihinde temyiz incelemesi sırasında öldüğü, ayrıca oluşa uygun olarak diğer sanıkların işledikleri kabul olunan görevi ihmal ve denetim görevini ihmal ederek zimmete neden olma suçlarının 765 sayılı Yasanın 230 ve 203/1-2. maddelerinde öngörülen cezalarının üst sınırı itibariyle aynı Kanunun 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirtilen yedi yıl altı aylık asli ve ilave zamanaşımına tabi olduğu, suç tarihi olan 14/11/2002 ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK'nın 7/2 ve 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddeleri gözetilmek suretiyle hükümlerin CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322/1, 5237 sayılı TCK'nın 64/1 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca kamu davalarının ölüm ve zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, 17/09/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 10/04/2007 tarih ve 2007/9-74 Esas, 2007/86 Karar sayılı Dairemizce de benimsenen kararı karşısında, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itiraz gerekçeleri yerinde görülmekle İTİRAZIN KABULÜNE, Dairemizce verilen 17/10/2011 tarih 2007/2201 Esas, 2011/22043 Karar sayılı bozma kararının KALDIRILMASINA karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Zimmet suçundan ... dışındaki diğer sanıklar hakkında verilen beraet hükümlerinin temyiz incelemesinde:
Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraet hükümleri usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
Sanıklar ..., ... ve ... haklarında görevi ihmal suçundan kurulan mahkümiyet, sanıklar ..., ... ve ... haklarında denetim görevini ihmal ederek zimmete neden olma suçundan ve sanık ... hakkında zimmet suçundan verilen beraet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarına gelince;
UYAP ortamından temin edilen nüfus kaydına göre sanık ...'in hükümden sonra 28/10/2009 tarihinde temyiz incelemesi sırasında öldüğü, ayrıca oluşa uygun olarak diğer sanıkların işledikleri kabul olunan görevi ihmal ve denetim görevini ihmal ederek zimmete neden olma suçlarının 765 sayılı Yasanın 230 ve 203/1-2. maddelerinde öngörülen cezalarının üst sınırı itibariyle aynı Kanunun 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirtilen yedi yıl altı aylık asli ve ilave zamanaşımına tabi olduğu, suç tarihi olan 14/11/2002 ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK'nın 7/2 ve 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddeleri gözetilmek suretiyle hükümlerin CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322/1, 5237 sayılı TCK'nın 64/1 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca kamu davalarının ölüm ve zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, 17/09/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.