‹ Ana sayfa
Yargıtay5. Ceza DairesiCeza Hukuku

Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2012/9683 K.2012/9161

Esas No: 2012/9683 · Karar No: 2012/9161 · Karar Tarihi: 20.09.2012
Zimmet suçundan sanık ... hakkında yapılan yargılama sonunda; atılı suçtan mahkümiyetine dair, ... Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 31/03/2006 gün ve 2006/59 Esas, 2006/119 Karar sayılı hükmün sanık müdafii ve katılan vekilinin temyizi üzerine, Dairemizin 01/12/2011 gün ve 2007/12765 Esas, 2011/24779 Karar sayılı ilamı ile onama yönündeki kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 15/02/2012 tarih ve 2006/170972 sayılı yazısı ile itiraz isteminde bulunulması üzerine dosya Ceza Genel Kurulunun 10/07/2012 günlü gönderme kararı ile Daireye verilmekle incelendi;
... Ağır Ceza Mahkemesinin 14/09/2004 tarih ve 2002/226 Esas, 2004/257 Karar sayılı kararıyla sanık ...’un sübut bulan zimmet suçundan dolayı eylemine uyan 765 sayılı TCK'nın 202/1-3, 80, 59/2. maddeleri gereğince neticeden 2 yıl 11 ay süreyle ağır hapis ve 633.916.000 TL ağır para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, karar sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, Yargıtay C.Başsavcılığının 16/12/2005 tarih ve 2004/239084 sayılı yazısıyla, hükümden sonra 5237 sayılı TCK'nın yürürlüğe girmiş olması karşısında yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğu gerekçesiyle iade edildiği, bunun üzerine yapılan yargılama sonunda verilen 31/03/2006 gün ve 2006/59 Esas, 2006/119 Karar sayılı 2 yıl 7 ay 7 gün hapis cezasına mahkümiyete ilişkin hükmün sanık müdafii ve katılan vekilinin temyizi ile geldiği anlaşıldığından Yargıtay C.Başsavcılığının itiraz gerekçeleri yerinde görülmekle İTİRAZIN KABULÜNE, Dairemizce verilen 01/12/2011 gün ve 2007/12765 Esas, 2011/24779 Karar sayılı onama kararımızın KALDIRILMASINA, karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
TCK'nın 53/1. maddesinin uygulanmaması Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 03/06/2008 gün ve 2008/5-56 Esas, 2008/156 sayılı Kararında açıklandığı üzere 53. maddede belirtilen hak yoksunluklarının mahkümiyetin yasal sonucu olması ve infaz aşamasında her zaman değerlendirilmesi mümkün bulunduğundan ve ilk hükmü temyiz etmediği gibi Yargıtay C.Savcılığının dosyayı iadesinden sonra da davayı vekille takip etmeyen katılan idare lehine maktu ücreti vekalete hükmolunmamasında sanığın kazanılmış hakkı bulunduğu da nazara alındığında bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki bu hususlarda bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Kaş PTT Müdürlüğünde telefon tahsilat gişe memuru olan sanığın bir kısım abonelerden telefon görüşme bedellerini tahsil ettiği halde kayıtlara intikal ettirmeyip mal edindiği, telefonları görüşmeye kapanan abonelerin üzerinde tahsilat damgası bulunan faturalarla birlikte kuruma müracaatları sonucu, daire dışı bilgi ve belgelerle anılan fiillerinin belirlenebildiği, tahsilatları kurum kayıtlarında göstermeyerek zimmetin açığa çıkmamasını sağlamaya yönelik hileli davranışlarda bulunduğu ve bu suretle zincirleme nitelikli zimmet suçunu işlediği anlaşıldığından sanık hakkında buna göre lehe aleyhe yasa değerlendirilmesinin yapılarak karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 14/09/2004 tarihli karar ile hükmedilen ceza miktarı itibariyle kazanılmış hakkı saklı kalmak kaydıyla 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321 ve 326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 20/09/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?