Yargıtay5. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2012/9681 K.2012/8919
Zimmet suçundan sanıklar ... ve ... hakkında yapılan yargılama sonunda, sanık ...'ın mahkümiyetine diğer sanığın beraetine dair, Fethiye Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 28/12/2005 gün, 2005/280 Esas, 2005/306 Karar sayılı hükmün sanık müdafiin temyizi üzerine, Dairemizin 10/10/2011 gün ve 2007/10543 Esas, 2011/21887 Karar sayılı ilamı ile bozma yönündeki kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 08/12/2011 gün ve 5-2006/154799 sayılı yazısı ile itiraz isteminde bulunulması üzerine dosya Daireye verilmekle incelendi:
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 10/04/2007 tarih ve 2007/9-74 Esas 2007/86 Karar sayılı ve Dairemizce de benimsenen kararı karşısında, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itiraz gerekçeleri yerinde görülmekle İTİRAZIN KABULÜNE, Dairemizce verilen 10/10/2011 gün 2007/10543 Esas, 2011/21887 Karar sayılı bozma kararının KALDIRILMASINA, karar verildikten sonra gereği düşünüldü;
Sanık ... hakkında verilen beraet kararının temyiz incelemesinde;
Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraet hükmü usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen katılan sanık ... müdafiin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün tebliğname gibi ONANMASINA,
Sanık ... hakkında zimmet suçundan verilen mahkümiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Kemer Sulama Birliği Saymanı olan ve birliği temsil yetkisi bulunmayan şikayetçi ...'in, sanığa yüklenen zimmet suçundan doğrudan zarar görmesinin mümkün olmadığı ve bu nedenle davaya katılma hakkı bulunmadığı gibi 5320 sayılı Yasanın geçici 1. maddesi gereğince uygulanması gereken 765 sayılı TCK'nın 38. maddesi, BK.nun 49. maddesine göre özel bir hüküm olup, ceza mahkemelerinin manevi tazminata hükmedilmesi, işlenen fiilin “şeref ve haysiyeti” ihlal etmesine bağlı olduğu, genel adaba aykırı suçlar ile bedensel bütünlüğe karşı işlenen fiiller dışında kalan, şeref ve haysiyete dokunmayan fiillerden dolayı ceza mahkemelerince manevi tazminata hükmedilmeyeceği de gözetilmeden, yazılı şekilde manevi tazminata karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu cihetin yeniden duruşma yapılmaksızın CMUK'nın 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasında 3000 TL'sı manevi tazminatın sanık ...'dan tahsili ile katılan sanık ...'e verilmesine ve tazminata bağlı vekalet ücretlerine hükmedilmesine yönelik 3. maddesinin çıkarılarak sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 17/09/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 10/04/2007 tarih ve 2007/9-74 Esas 2007/86 Karar sayılı ve Dairemizce de benimsenen kararı karşısında, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itiraz gerekçeleri yerinde görülmekle İTİRAZIN KABULÜNE, Dairemizce verilen 10/10/2011 gün 2007/10543 Esas, 2011/21887 Karar sayılı bozma kararının KALDIRILMASINA, karar verildikten sonra gereği düşünüldü;
Sanık ... hakkında verilen beraet kararının temyiz incelemesinde;
Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraet hükmü usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen katılan sanık ... müdafiin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün tebliğname gibi ONANMASINA,
Sanık ... hakkında zimmet suçundan verilen mahkümiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Kemer Sulama Birliği Saymanı olan ve birliği temsil yetkisi bulunmayan şikayetçi ...'in, sanığa yüklenen zimmet suçundan doğrudan zarar görmesinin mümkün olmadığı ve bu nedenle davaya katılma hakkı bulunmadığı gibi 5320 sayılı Yasanın geçici 1. maddesi gereğince uygulanması gereken 765 sayılı TCK'nın 38. maddesi, BK.nun 49. maddesine göre özel bir hüküm olup, ceza mahkemelerinin manevi tazminata hükmedilmesi, işlenen fiilin “şeref ve haysiyeti” ihlal etmesine bağlı olduğu, genel adaba aykırı suçlar ile bedensel bütünlüğe karşı işlenen fiiller dışında kalan, şeref ve haysiyete dokunmayan fiillerden dolayı ceza mahkemelerince manevi tazminata hükmedilmeyeceği de gözetilmeden, yazılı şekilde manevi tazminata karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu cihetin yeniden duruşma yapılmaksızın CMUK'nın 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasında 3000 TL'sı manevi tazminatın sanık ...'dan tahsili ile katılan sanık ...'e verilmesine ve tazminata bağlı vekalet ücretlerine hükmedilmesine yönelik 3. maddesinin çıkarılarak sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 17/09/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.