Yargıtay 5. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2012/9655 K.2013/9688
Özet: (1) Sanıkların, görevleri nedeniyle düzenledikleri makbuzları sahte yaparak zimmet ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediği iddia edildi; (2) Mahkeme, bu suçlardan dolayı sanıkları mahkum etti.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Zimmet, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen hükmün incelenmesinde;
Sanığın görevi sebebiyle düzenlediği makbuzların sahte olduğunun iddia edilmesi karşısında, 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun hükümleri uyarınca hakkında kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçu ile ilgili olarak yetkili merciden soruşturma izni alındıktan sonra dava açılması gerektiği gözetilmeden, genel hükümlere göre açılan davaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Sanık ... hakkında zimmet ve resmi belgede sahtecilik suçlarından, sanık ... hakkında ise zimmet suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz incelemesinde;
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 16/12/2008 gün ve 2008/146-235 sayılı Kararına göre mağdurun belli olması ve maddi menfaatin suçun mağduruna iade edilebileceği durumlarda, 5237 sayılı TCK'nın 55. maddesi uyarınca zimmetin maddi konusunu oluşturan değerlerin karşılığının müsaderesine karar verilemeyeceği anlaşılmakla tebliğnamede yer alan iki nolu bozma düşüncesine iştirak edilmemiş, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazlarıda yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Hükme esas alınan 13/12/2010 tarihli bilirkişi raporunda sanık ...'ün son eylem tarihinin 23/05/2005 olarak yer alması karşısında, 765 sayılı TCK uygulamasında, sahteciliğin nitelikli zimmet suçunun unsuru olduğu, 5237 sayılı TCK uygulamasında ise aynı Kanunun 212. maddesinin "sahte resmi veya özel belgenin bir başka suçun işlenmesi sırasında kullanılması halinde, hem sahtecilik hem de ilgili suçtan dolayı ayrı ayrı cezaya hükmolunur." şeklindeki hükmü uyarınca, sahte belge düzenlemek ve kullanmak suretiyle zimmetin gizlenmeye çalışılması halinde, iki ayrı suçun oluşacağı gözetilerek, bu sanık hakkında 765 sayılı TCK'nın 202/2, 80, 59, 5237 sayılı TCK'nın ise 247/1-2, 43/1, 204/2,
43/1, 53/1 ve 53/5. maddeleri uygulanarak 5252 sayılı Yasanın 9/3 ve CMK'nın 34 ve 230. maddeleri uyarınca ortaya çıkan sonuçlarının birbiriyle bütün olarak karşılaştırılması suretiyle lehe yasanın belirlenmesi yerine yazılı şekilde hüküm tesisi,
Orantılılık ilkesi ve sanıkların kast yoğunluğu, suçu sürdürmedeki ısrarları, işledikleri zimmet ve sahtecilik eylemlerinin sayısı, devam ettiği süre ile zimmete geçirilen miktarlar ayrı ayrı gözetilerek TCK'nın 3 ve 61. maddeleri gereğince hükmolunacak cezaların bireyselleştirilmesi gerektiği gözetilmeden belge sayısı ve zimmet miktarı, suç tarihleri ve hukuki konumları farklı olan sanıklar hakkında aynı cezalara hükmedilmesi,
Yüklenen suçların 5237 sayılı Yasanın 53/1-a maddesindeki hak ve yetkilerin kötüye kullanılması suretiyle işlendiğinin kabul edilmesi karşısında aynı Yasanın 53/5. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabule göre de;
Bir suç işleme kararı cümlesinden olmak üzere değişik tarihlerde birden fazla işlendiği gözetilmeden ve sahtecilik suçundan zincirleme suç hükümleri uygulamasıyla çelişecek biçimde zimmet suçundan kurulan hükümlerde TCK'nın 43/1. maddesinin uygulanmaması,
Sanık ... yönünden suç tarihlerinin 09/04/2002-23/05/2005, sanık ... yönünden ise suç tarihlerinin 09/08/2005-22/02/2006 olduğu anlaşılmakla infaza etkisi de gözetilerek gerekçeli karar başlığında bu tarihlere açıkça yer verilmemesi,
Sanıklar hakkında mahkumiyet hükmü kurulmuş olması karşısında kamu davasında kendisini vekille temsil ettiren katılan lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince vekâlet ücretine hükmedilmemesi,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafiileri ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 03/10/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Zimmet, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen hükmün incelenmesinde;
Sanığın görevi sebebiyle düzenlediği makbuzların sahte olduğunun iddia edilmesi karşısında, 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun hükümleri uyarınca hakkında kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçu ile ilgili olarak yetkili merciden soruşturma izni alındıktan sonra dava açılması gerektiği gözetilmeden, genel hükümlere göre açılan davaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Sanık ... hakkında zimmet ve resmi belgede sahtecilik suçlarından, sanık ... hakkında ise zimmet suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz incelemesinde;
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 16/12/2008 gün ve 2008/146-235 sayılı Kararına göre mağdurun belli olması ve maddi menfaatin suçun mağduruna iade edilebileceği durumlarda, 5237 sayılı TCK'nın 55. maddesi uyarınca zimmetin maddi konusunu oluşturan değerlerin karşılığının müsaderesine karar verilemeyeceği anlaşılmakla tebliğnamede yer alan iki nolu bozma düşüncesine iştirak edilmemiş, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazlarıda yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Hükme esas alınan 13/12/2010 tarihli bilirkişi raporunda sanık ...'ün son eylem tarihinin 23/05/2005 olarak yer alması karşısında, 765 sayılı TCK uygulamasında, sahteciliğin nitelikli zimmet suçunun unsuru olduğu, 5237 sayılı TCK uygulamasında ise aynı Kanunun 212. maddesinin "sahte resmi veya özel belgenin bir başka suçun işlenmesi sırasında kullanılması halinde, hem sahtecilik hem de ilgili suçtan dolayı ayrı ayrı cezaya hükmolunur." şeklindeki hükmü uyarınca, sahte belge düzenlemek ve kullanmak suretiyle zimmetin gizlenmeye çalışılması halinde, iki ayrı suçun oluşacağı gözetilerek, bu sanık hakkında 765 sayılı TCK'nın 202/2, 80, 59, 5237 sayılı TCK'nın ise 247/1-2, 43/1, 204/2,
43/1, 53/1 ve 53/5. maddeleri uygulanarak 5252 sayılı Yasanın 9/3 ve CMK'nın 34 ve 230. maddeleri uyarınca ortaya çıkan sonuçlarının birbiriyle bütün olarak karşılaştırılması suretiyle lehe yasanın belirlenmesi yerine yazılı şekilde hüküm tesisi,
Orantılılık ilkesi ve sanıkların kast yoğunluğu, suçu sürdürmedeki ısrarları, işledikleri zimmet ve sahtecilik eylemlerinin sayısı, devam ettiği süre ile zimmete geçirilen miktarlar ayrı ayrı gözetilerek TCK'nın 3 ve 61. maddeleri gereğince hükmolunacak cezaların bireyselleştirilmesi gerektiği gözetilmeden belge sayısı ve zimmet miktarı, suç tarihleri ve hukuki konumları farklı olan sanıklar hakkında aynı cezalara hükmedilmesi,
Yüklenen suçların 5237 sayılı Yasanın 53/1-a maddesindeki hak ve yetkilerin kötüye kullanılması suretiyle işlendiğinin kabul edilmesi karşısında aynı Yasanın 53/5. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabule göre de;
Bir suç işleme kararı cümlesinden olmak üzere değişik tarihlerde birden fazla işlendiği gözetilmeden ve sahtecilik suçundan zincirleme suç hükümleri uygulamasıyla çelişecek biçimde zimmet suçundan kurulan hükümlerde TCK'nın 43/1. maddesinin uygulanmaması,
Sanık ... yönünden suç tarihlerinin 09/04/2002-23/05/2005, sanık ... yönünden ise suç tarihlerinin 09/08/2005-22/02/2006 olduğu anlaşılmakla infaza etkisi de gözetilerek gerekçeli karar başlığında bu tarihlere açıkça yer verilmemesi,
Sanıklar hakkında mahkumiyet hükmü kurulmuş olması karşısında kamu davasında kendisini vekille temsil ettiren katılan lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince vekâlet ücretine hükmedilmemesi,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafiileri ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 03/10/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.