Yargıtay5. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2012/9367 K.2013/9812
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanıkların görev sürelerinin dolması ve görevi kötüye kullanma suçunun zamanaşımı nedeniyle mahkumiyetin geçerliliğidir; Mahkeme, 20/03/2005 tarihli son suç tarihiyle ilgili olarak zamanaşımının gerçekleştiğini belirterek mahkumiyet hükümlerini bozdu ve sanıkların ayrı ayrı davalarını zamanaşımı sebebiyle düşürdü.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Görevi kötüye kullanma
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanıklar ..., ... ve ... hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz incelemesinde;
Kooperatiften gelen görev durumunu gösterir belge ve dosya kapsamına göre bu sanıkların görev sürelerinin 20/03/2005 tarihinde dolduğu, kendileri yönünden son suç tarihinin bu tarih olarak kabul edilmesi gerektiği gözetilerek yapılan incelemede;
Sanıklara yüklenen görevi kötüye kullanma suçuna ilişkin yasa maddesinde öngörülen cezanın tutarına nazaran 765 sayılı TCK'nın 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirlenen 7 yıl 6 aylık asli ve ilave zamanaşımına tabi olduğu, 20/03/2005 olan son suç tarihi ile inceleme günü arasında bu sürelerin gerçekleştiği anlaşıldığından 5237 sayılı TCK'nın 7/2 ile 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle hükümlerin CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanıklar hakkında açılan kamu davalarının aynı Yasanın 322 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca zamanaşımı sebebiyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE,
Sanık ... hakkında verilen hükmün incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Bir suç işleme kararı cümlesinden olmak üzere, değişik zamanlarda görevi kötüye kullanma fiilini işlediği belirtilmesine rağmen TCK'nın 43/1. maddesi uyarınca sanığın cezasında arttırım yapılması gerektiğinin nazara alınmaması,
Suçun TCK'nın 53/1-d maddesindeki hak ve yetkilerin kötüye kullanılması suretiyle işlenmesine rağmen sanık hakkında aynı Yasanın 53/5. maddesinin uygulanmaması,
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03/06/2008 gün ve 2008/149-163 sayılı Kararında da belirtildiği üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilip verilmeyeceğinin CMK'nın 231/5-6. maddesindeki şartlar gözetilmek suretiyle seçenek yaptırımlara çevirme ve erteleme gibi diğer kişiselleştirme nedenlerinden önce hakim tarafından değerlendirilmesi zorunlu olduğu halde bu hususunun karar yerinde hiç tartışılmaması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün kazanılmış hak ve 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321 ve 326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 09/10/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Görevi kötüye kullanma
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanıklar ..., ... ve ... hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz incelemesinde;
Kooperatiften gelen görev durumunu gösterir belge ve dosya kapsamına göre bu sanıkların görev sürelerinin 20/03/2005 tarihinde dolduğu, kendileri yönünden son suç tarihinin bu tarih olarak kabul edilmesi gerektiği gözetilerek yapılan incelemede;
Sanıklara yüklenen görevi kötüye kullanma suçuna ilişkin yasa maddesinde öngörülen cezanın tutarına nazaran 765 sayılı TCK'nın 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirlenen 7 yıl 6 aylık asli ve ilave zamanaşımına tabi olduğu, 20/03/2005 olan son suç tarihi ile inceleme günü arasında bu sürelerin gerçekleştiği anlaşıldığından 5237 sayılı TCK'nın 7/2 ile 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle hükümlerin CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanıklar hakkında açılan kamu davalarının aynı Yasanın 322 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca zamanaşımı sebebiyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE,
Sanık ... hakkında verilen hükmün incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Bir suç işleme kararı cümlesinden olmak üzere, değişik zamanlarda görevi kötüye kullanma fiilini işlediği belirtilmesine rağmen TCK'nın 43/1. maddesi uyarınca sanığın cezasında arttırım yapılması gerektiğinin nazara alınmaması,
Suçun TCK'nın 53/1-d maddesindeki hak ve yetkilerin kötüye kullanılması suretiyle işlenmesine rağmen sanık hakkında aynı Yasanın 53/5. maddesinin uygulanmaması,
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03/06/2008 gün ve 2008/149-163 sayılı Kararında da belirtildiği üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilip verilmeyeceğinin CMK'nın 231/5-6. maddesindeki şartlar gözetilmek suretiyle seçenek yaptırımlara çevirme ve erteleme gibi diğer kişiselleştirme nedenlerinden önce hakim tarafından değerlendirilmesi zorunlu olduğu halde bu hususunun karar yerinde hiç tartışılmaması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün kazanılmış hak ve 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321 ve 326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 09/10/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.