Yargıtay5. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2012/9274 K.2013/9727
**MAHKEMESİ:**Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Zimmet
**HÜKÜM:** Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
... Bölgesi Su Ürünleri Kooperatifleri Birliğinin suç tarihlerinde yönetim kurulu başkanı olan sanık ..., birlik müdürü sanık ... ve yönetim kurulu üyeleri olan sanıklar ..., ..., ... ve ...'nin, birlikle ilgisi olmayan veya belgeye dayanmayan bir kısım harcamaları gider göstermek suretiyle bilirkişi raporuyla tespit edilen miktarlarda birlik parasını zimmetlerine geçirdikleri iddiasıyla açılan kamu davasının yapılan yargılamasında; kooperatif birliklerinin kooperatif şeklinde kurulacağına ilişkin 1163 sayılı Kooperatifler Yasasının 72. maddesindeki düzenleme de nazara alındığında, aynı Kanunun 2, 3 ve 7. maddelerinde açıklandığı üzere, bir kooperatifin düzenlenecek ana sözleşmesi noterce onaylanıp, ilgili Bakanlıktan alınacak izinden ve ticaret siciline tescil edildikten sonra tüzel kişilik kazanacağı ve ancak tüzel kişilik kazanmış kooperatifte aynı Kanunun 62. maddesi gereğince yönetim kurulu üyeleri ve kooperatif memurlarının kendi kusurlarından meydana gelen zararlardan sorumlu tutulacağı ve suç teşkil eden eylemlerinden ötürü kamu görevlisi gibi ceza göreceklerinin ve 58. maddesine göre de ana sözleşmede hüküm bulunduğu takdirde yönetim kuruluna yetki verilmiş ise bu kişilerin kooperatif yetkili memuru olarak kabul edileceğinin belirtilmesine göre, tüm bu hususların açıklığa kavuşturulması bakımından öncelikle kooperatif ana sözleşmesinin ve tescile ilişkin belgelerin temini ile kooperatifin tüzel kişilik kazanıp kazanmadığı, kazandı ise hangi tarihte kazandığı, suç tarihlerinde görev yapan yönetim kurulu üyelerinin kimler olduğu ve ana sözleşmeyle yönetim kuruluna kooperatif müdürü atama konusunda yetki verilip verilmediği, yönetim kurulu üyeleri olan sanıklar ..., ..., ... ve ...'nin kendilerine ait bulunan yetki ve sorumlulukları diğer sanıklar ... ve ...'e devredip devretmediklerinin araştırılmasından sonra,
sanık ...'in kooperatifin para ve malları üzerinde muhafaza, kontrol ve tasarrufta bulunma, tahsilat ve harcama yapma hususlarında genel kurul kararıyla görevlendirildiğine ilişkin varsa karar ve belgelerin dosya içine alınıp, kooperatifin parasal işlemlerinin fiilen sanık ... tarafından yürütüldüğüne ilişkin sanık savunmaları üzerinde de durularak, kooperatifin parasal iş ve işlemleriyle kimin ilgilendiği, fiilen işi yürütenlerin kim veya kimler olduğunun belirlenmesi ve buna göre her bir sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri yerine, eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de,
Bilirkişi raporuyla tespit edilen zimmete konu eylemlerin tümünün birlik sorumlu müdürü sanık ... tarafından gerçekleştirildiğinin anlaşılmasına ve yönetim kurulu başkanı olan sanık ...'in de bu sıfatının gereği olarak birliğin parası ve malları üzerindeki denetim ve muhafaza görevinin bulunmasına göre, her iki sanığın da tüm eylemlerden ve tespit edilen zimmet miktarının tümünden sorumlu tutulmaları gerektiği gözetilmeden, yanılgılı biçimde her bir sanığın bilirkişi raporuyla ayrı ayrı kalemlerde belirlenen zimmet miktarlarının yalnızca bir kısmından sorumlu tutularak, buna göre uygulama yapılması,
Suçun 5237 sayılı Yasanın 53/1-d maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlendiğinin kabul edilmesine rağmen aynı Yasanın 53/5. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanıklar ve sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321 ve 326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 07/10/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ : Zimmet
**HÜKÜM:** Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
... Bölgesi Su Ürünleri Kooperatifleri Birliğinin suç tarihlerinde yönetim kurulu başkanı olan sanık ..., birlik müdürü sanık ... ve yönetim kurulu üyeleri olan sanıklar ..., ..., ... ve ...'nin, birlikle ilgisi olmayan veya belgeye dayanmayan bir kısım harcamaları gider göstermek suretiyle bilirkişi raporuyla tespit edilen miktarlarda birlik parasını zimmetlerine geçirdikleri iddiasıyla açılan kamu davasının yapılan yargılamasında; kooperatif birliklerinin kooperatif şeklinde kurulacağına ilişkin 1163 sayılı Kooperatifler Yasasının 72. maddesindeki düzenleme de nazara alındığında, aynı Kanunun 2, 3 ve 7. maddelerinde açıklandığı üzere, bir kooperatifin düzenlenecek ana sözleşmesi noterce onaylanıp, ilgili Bakanlıktan alınacak izinden ve ticaret siciline tescil edildikten sonra tüzel kişilik kazanacağı ve ancak tüzel kişilik kazanmış kooperatifte aynı Kanunun 62. maddesi gereğince yönetim kurulu üyeleri ve kooperatif memurlarının kendi kusurlarından meydana gelen zararlardan sorumlu tutulacağı ve suç teşkil eden eylemlerinden ötürü kamu görevlisi gibi ceza göreceklerinin ve 58. maddesine göre de ana sözleşmede hüküm bulunduğu takdirde yönetim kuruluna yetki verilmiş ise bu kişilerin kooperatif yetkili memuru olarak kabul edileceğinin belirtilmesine göre, tüm bu hususların açıklığa kavuşturulması bakımından öncelikle kooperatif ana sözleşmesinin ve tescile ilişkin belgelerin temini ile kooperatifin tüzel kişilik kazanıp kazanmadığı, kazandı ise hangi tarihte kazandığı, suç tarihlerinde görev yapan yönetim kurulu üyelerinin kimler olduğu ve ana sözleşmeyle yönetim kuruluna kooperatif müdürü atama konusunda yetki verilip verilmediği, yönetim kurulu üyeleri olan sanıklar ..., ..., ... ve ...'nin kendilerine ait bulunan yetki ve sorumlulukları diğer sanıklar ... ve ...'e devredip devretmediklerinin araştırılmasından sonra,
sanık ...'in kooperatifin para ve malları üzerinde muhafaza, kontrol ve tasarrufta bulunma, tahsilat ve harcama yapma hususlarında genel kurul kararıyla görevlendirildiğine ilişkin varsa karar ve belgelerin dosya içine alınıp, kooperatifin parasal işlemlerinin fiilen sanık ... tarafından yürütüldüğüne ilişkin sanık savunmaları üzerinde de durularak, kooperatifin parasal iş ve işlemleriyle kimin ilgilendiği, fiilen işi yürütenlerin kim veya kimler olduğunun belirlenmesi ve buna göre her bir sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri yerine, eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de,
Bilirkişi raporuyla tespit edilen zimmete konu eylemlerin tümünün birlik sorumlu müdürü sanık ... tarafından gerçekleştirildiğinin anlaşılmasına ve yönetim kurulu başkanı olan sanık ...'in de bu sıfatının gereği olarak birliğin parası ve malları üzerindeki denetim ve muhafaza görevinin bulunmasına göre, her iki sanığın da tüm eylemlerden ve tespit edilen zimmet miktarının tümünden sorumlu tutulmaları gerektiği gözetilmeden, yanılgılı biçimde her bir sanığın bilirkişi raporuyla ayrı ayrı kalemlerde belirlenen zimmet miktarlarının yalnızca bir kısmından sorumlu tutularak, buna göre uygulama yapılması,
Suçun 5237 sayılı Yasanın 53/1-d maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlendiğinin kabul edilmesine rağmen aynı Yasanın 53/5. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanıklar ve sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321 ve 326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 07/10/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.