‹ Ana sayfa
Yargıtay5. Ceza DairesiCeza Hukuku

Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2012/9075 K.2013/7240

Esas No: 2012/9075 · Karar No: 2013/7240 · Karar Tarihi: 26.06.2013
**MAHKEMESİ:**Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Tefecilik yapmak

**HÜKÜM:** Beraet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
5237 sayılı TCK'nın tefecilik suçuna ilişkin 241. maddesinin yürürlüğe girmesiyle, 2279 sayılı Kanunun 17. maddesindeki “tefecilik suçu”na ilişkin hükümlerin, 1 Haziran 2005 tarihi itibarıyla yürürlükten kalktığı gözetildiğinde 90 sayılı KHK’nın 15. maddesindeki “tefecilik suçu” tanımının ve bu madde hükümlerinin uygulanacağı zamana ilişkin olarak 15. maddesi hükmünün uygulama olanağının bulunmadığı da dikkate alındığında 2279 sayılı Kanunun 17. maddesinde düzenlenen tefecilik yapmak eyleminin suç oluşturması için Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03/07/1995, 7-207/236 sayılı kararında da belirtildiği şekilde "birden fazla kişiye sürekli ve sistemli bir biçimde faiz karşılığı ödünç para verilmesi"ne dair uygulamanın da yasal dayanağının kalmadığı tartışmasızdır. 5237 sayılı TCK'nın 241. maddesinde düzenlenen tefecilik suçu ise faiz karşılığı bir başkasına bir defa ödünç para verilmesi halinde tamamlanmaktadır. Suçun oluşması için, tefecilik faaliyetinin süreklilik arz etmesine, bunun meslek olarak yapılmasına gerek bulunmamaktadır. Yukarıdaki açıklama ışığında sanık hakkında tefecilik yapmak suçundan açılan kamu davası değerlendirildiğinde; müşteki ...'nun sanıktan 26/07/2008 tarihinde 7.000 TL ödünç para aldığı halde karşılığında 8.000 TL ve 5.000 TL'lik olmak üzere 2 adet senet imzalayarak sanığa verdiğinin iddia edildiği olayda, sanığın savunmasında müşteki için kendi adına kredi çekerek ödünç para verdiğini faiz karşılığı vermediğini belirtmesi karşısında, sanığın çektiğini belirttiği krediye ilişkin bilgilerin ilgili bankadan istenmesinden, müştekinin sanığa verdiğini belirttiği senetlere dair müştekinin beyanı ve sanığın savunması alındıktan ve soruşturma evresinde bilgisi alınan ... ve ... tanık olarak dinlendikten sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik soruşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,

Kanuna aykırı, katılan Hazine vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 26/06/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?