Yargıtay5. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2012/8567 K.2013/5972
Özet: (1) Uyuşmazlık, polis görevlilerinin zor kullanma yetkisi aşarak kasten yaralama, hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından dolayı sanıkların beraat veya mahkumiyet kararlarının temyizidir. (2) Mahkeme, zor kullanma yetkisi aşılmak suretiyle kasten yaralama suçundan sanıkların beraatini kabul ederken, hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından ise sanıkları mahkum etmiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret, zor kullanma yetkisi aşılmak suretiyle kasten yaralama
HÜKÜM: Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ...'nın zor kullanma yetkisi aşılmak suretiyle kasten yaralama suçundan beraetlerine, sanıklar ... ve ...'nın hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından mahkümiyetlerine
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
O yer C. Savcısının temyizinin sanıklardan ..., ... ve ... haklarında zor kullanma yetkisi aşılmak suretiyle kasten yaralama suçundan verilen beraet hükümlerine yönelik olduğu anlaşılmıştır.
Sanıklar ... ve ...'a ilişkin hükümlerin incelenmesinde;
Bu iki sanığın, dosya kapsamı, olay ve teşhis tutanakları, tanık anlatımları ve aksi kanıtlanamayan savunmaları karşısında, yasal zor kullanma yetkilerinin sınırını aşarak katılan sanıklar ... ve ...'ı darp ettikleri hususunda somut ve inandırıcı kanıtlar elde edilemediği anlaşılmakla cezalandırılmaları gerektiğine ilişkin tebliğnamedeki bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraet hükümleri usul ve kanuna uygun olduğundan katılan sanıklar ... ve ... müdafiin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
Katılan sanıklar ..., ... ve şikayetçi sanık ...'ya ilişkin hükümlerin incelenmesinde;
Suç tarihinde alkollü şekilde araç kullanarak yaptığı trafik kazasından sonra olay yerinden ayrılan ...'i evinin önünde aracının başında bulup ifadesini almak üzere karakola götürmek isteyen ve polis olarak görev yapan sanıkların, katılan sanıkların aşamalardaki ısrarlı anlatımları, adli raporlar, teşhis tutanağı ve olayın hemen akabinde çekildiği saptanan fotoğraflardan anlaşılacağı üzere, buna rıza göstermeyip direnen ... ile kardeşi ...'ın direnişlerini kırmaya yönelik amaca elverişli müdahale sınırını aştıkları, bu kapsamda sanık ...'nin, gözüne sıktığı biber gazının metal sprey kutusuyla başına vurarak, sanık ...'in yere düşmesine rağmen tekme atarak ...'i, sanık ... ...'un ise suratına yumruk atmak suretiyle ...'ı darp etmek suretiyle görevlerinin gerektirdiği ölçünün dışında kuvvet kullanarak kasten yaralama suçunu işlediklerinin sabit olduğu ve ilk haksız davranışın hangi taraftan kaynaklandığı, yaşanan arbedeyi kimin başlattığı hususunda tarafsız kamu tanığı bulunmayan olay nedeniyle sanıklar lehine TCK'nın 29. maddesinin uygulanması gerekip gerekmediği tartışılmak suretiyle mahkümiyetlerine hükmedilmesi gerektiği halde oluşa ve dosya kapsamına uygun düşmeyen yetersiz gerekçelerle yazılı biçimde beraetlerine karar verilmesi,
Katılan sanıklar ... ve ... hakkında hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde ise;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Kamu görevlisi polisler yönünden somut maddi bir zararın meydana gelmediği olaya ilişkin olarak, sabıkaları bulunmayan sanıklar hakkında 5271 sayılı CMK'nın 231/6-b maddesinde belirtilen kişilik özellikleri ve duruşmadaki tutum ve davranışları değerlendirilerek bir daha suç işlemeyeceklerine dair kanaat oluşup oluşmadığı da tartışılmak suretiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması hususunda bir karar verilmesi gerekirken “katılan sanıkların zararlarını gidermedikleri” biçimindeki dosya içeriğine uygun düşmeyen gerekçeyle CMK'nın 231/5. maddesinin uygulanmaması,
İlk haksız davranışın hangi taraftan kaynaklandığı, yaşanan arbedeyi kimin başlattığı hususunda tarafsız kamu tanığı bulunmayan olay nedeniyle sanıklar lehine TCK'nın 29 ve 129. maddelerinin uygulanması gerekip gerekmediğinin tartışılmaması,
Kabule göre de;
Direnme fiilini birden fazla kamu görevlisine karşı işleyen sanıkların cezalarında TCK'nın 43/2. maddesi uyarınca artırım yapılmaması,
Beraet eden ve vekille temsil edilen sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... lehine hükmedilen maktu vekalet ücretinin Hazine yerine sanıklar ... ve ... ile hükmü temyiz etmeyen katılan ...'den tahsiline karar verilmesi,
Kanuna aykırı, katılan sanıklar ... ve ... müdafii ile O yer C. Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin sanıklar ... ve ...'ın kazanılmış hakları saklı kalmak üzere 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321 ve 326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 30/05/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret, zor kullanma yetkisi aşılmak suretiyle kasten yaralama
HÜKÜM: Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ...'nın zor kullanma yetkisi aşılmak suretiyle kasten yaralama suçundan beraetlerine, sanıklar ... ve ...'nın hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından mahkümiyetlerine
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
O yer C. Savcısının temyizinin sanıklardan ..., ... ve ... haklarında zor kullanma yetkisi aşılmak suretiyle kasten yaralama suçundan verilen beraet hükümlerine yönelik olduğu anlaşılmıştır.
Sanıklar ... ve ...'a ilişkin hükümlerin incelenmesinde;
Bu iki sanığın, dosya kapsamı, olay ve teşhis tutanakları, tanık anlatımları ve aksi kanıtlanamayan savunmaları karşısında, yasal zor kullanma yetkilerinin sınırını aşarak katılan sanıklar ... ve ...'ı darp ettikleri hususunda somut ve inandırıcı kanıtlar elde edilemediği anlaşılmakla cezalandırılmaları gerektiğine ilişkin tebliğnamedeki bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraet hükümleri usul ve kanuna uygun olduğundan katılan sanıklar ... ve ... müdafiin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
Katılan sanıklar ..., ... ve şikayetçi sanık ...'ya ilişkin hükümlerin incelenmesinde;
Suç tarihinde alkollü şekilde araç kullanarak yaptığı trafik kazasından sonra olay yerinden ayrılan ...'i evinin önünde aracının başında bulup ifadesini almak üzere karakola götürmek isteyen ve polis olarak görev yapan sanıkların, katılan sanıkların aşamalardaki ısrarlı anlatımları, adli raporlar, teşhis tutanağı ve olayın hemen akabinde çekildiği saptanan fotoğraflardan anlaşılacağı üzere, buna rıza göstermeyip direnen ... ile kardeşi ...'ın direnişlerini kırmaya yönelik amaca elverişli müdahale sınırını aştıkları, bu kapsamda sanık ...'nin, gözüne sıktığı biber gazının metal sprey kutusuyla başına vurarak, sanık ...'in yere düşmesine rağmen tekme atarak ...'i, sanık ... ...'un ise suratına yumruk atmak suretiyle ...'ı darp etmek suretiyle görevlerinin gerektirdiği ölçünün dışında kuvvet kullanarak kasten yaralama suçunu işlediklerinin sabit olduğu ve ilk haksız davranışın hangi taraftan kaynaklandığı, yaşanan arbedeyi kimin başlattığı hususunda tarafsız kamu tanığı bulunmayan olay nedeniyle sanıklar lehine TCK'nın 29. maddesinin uygulanması gerekip gerekmediği tartışılmak suretiyle mahkümiyetlerine hükmedilmesi gerektiği halde oluşa ve dosya kapsamına uygun düşmeyen yetersiz gerekçelerle yazılı biçimde beraetlerine karar verilmesi,
Katılan sanıklar ... ve ... hakkında hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde ise;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Kamu görevlisi polisler yönünden somut maddi bir zararın meydana gelmediği olaya ilişkin olarak, sabıkaları bulunmayan sanıklar hakkında 5271 sayılı CMK'nın 231/6-b maddesinde belirtilen kişilik özellikleri ve duruşmadaki tutum ve davranışları değerlendirilerek bir daha suç işlemeyeceklerine dair kanaat oluşup oluşmadığı da tartışılmak suretiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması hususunda bir karar verilmesi gerekirken “katılan sanıkların zararlarını gidermedikleri” biçimindeki dosya içeriğine uygun düşmeyen gerekçeyle CMK'nın 231/5. maddesinin uygulanmaması,
İlk haksız davranışın hangi taraftan kaynaklandığı, yaşanan arbedeyi kimin başlattığı hususunda tarafsız kamu tanığı bulunmayan olay nedeniyle sanıklar lehine TCK'nın 29 ve 129. maddelerinin uygulanması gerekip gerekmediğinin tartışılmaması,
Kabule göre de;
Direnme fiilini birden fazla kamu görevlisine karşı işleyen sanıkların cezalarında TCK'nın 43/2. maddesi uyarınca artırım yapılmaması,
Beraet eden ve vekille temsil edilen sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... lehine hükmedilen maktu vekalet ücretinin Hazine yerine sanıklar ... ve ... ile hükmü temyiz etmeyen katılan ...'den tahsiline karar verilmesi,
Kanuna aykırı, katılan sanıklar ... ve ... müdafii ile O yer C. Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin sanıklar ... ve ...'ın kazanılmış hakları saklı kalmak üzere 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321 ve 326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 30/05/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.