Yargıtay5. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2012/7175 K.2013/4810
Özet: Uyuşmazlık konusu, Türkiye Diyanet Vakfı adına camilerden toplanan yardım paralarının sanık tarafından alınıp mal edilmesiyle ilgili nitelikli zimmet suçlamasıdır. Mahkeme, bu iddiaların kanuna aykırı olduğunu ve sanığın hizmet sebebiyle güveni kötüye kullanma suçu işlediğini belirterek mahkumiyet kararını bozdu ve kararı iptal etti.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Nitelikli zimmet
HÜKÜM: Mahkümiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Türkiye Diyanet Vakfının Müftülüklere gönderdiği 18/09/2006 günlü yazıda yurt genelinde yapılan yardım toplama kampanyası kapsamında camilerden yardım toplanmasının ve bunun müftülükler aracılığıyla Vakıf hesabına yatırılmasının istenmesi üzerine, suç tarihinde İlçe Müftülüğünde memur olarak görev yapan sanığın camilerden toplanan paraları teslim aldığı ve söz konusu yardım parasının bir kısmını mal edindiği sübut bulan olayda; 2860 sayılı Yardım Toplama Kanununun 2. maddesi gereğince vakıflara yapılan bağış ve yardımlar bu Kanun kapsamında bulunmadığından Yasanın 28. maddesinin uygulanma imkanı olmadığı gibi, Türkiye Diyanet Vakfı adına toplanan paranın da devlet parası olmadığı, vakfa ait para niteliğinde bulunduğu ve açıklanan bu sebeplerden ötürü sanığın sabit eyleminin zimmet suçunu değil hizmet sebebiyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturacağı gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
5237 sayılı TCK'nın 53/3. maddesi uyarınca, sanığın sadece kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılmaya ilişkin hak yoksunluğunun koşullu salıverme tarihinden itibaren uygulanamayacağı gözetilmeksizin, altsoyu dışındaki kişileri de kapsayacak şekilde 53/1-c maddesindeki hakların tümünü koşullu salıverilmeye kadar kullanmaktan mahrum bırakmaya hükmedilmesi,
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 16/12/2008 gün ve 2008/146-235 sayılı Kararına göre mağdurun belli olması ve maddi menfaatin suçun mağduruna iade edilebileceği durumlarda, 5237 sayılı TCK'nın 55/2. maddesi uyarınca zimmetin maddi konusunu oluşturan değerlerin karşılığının müsaderesine karar verilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı ve sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 09/05/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Nitelikli zimmet
HÜKÜM: Mahkümiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Türkiye Diyanet Vakfının Müftülüklere gönderdiği 18/09/2006 günlü yazıda yurt genelinde yapılan yardım toplama kampanyası kapsamında camilerden yardım toplanmasının ve bunun müftülükler aracılığıyla Vakıf hesabına yatırılmasının istenmesi üzerine, suç tarihinde İlçe Müftülüğünde memur olarak görev yapan sanığın camilerden toplanan paraları teslim aldığı ve söz konusu yardım parasının bir kısmını mal edindiği sübut bulan olayda; 2860 sayılı Yardım Toplama Kanununun 2. maddesi gereğince vakıflara yapılan bağış ve yardımlar bu Kanun kapsamında bulunmadığından Yasanın 28. maddesinin uygulanma imkanı olmadığı gibi, Türkiye Diyanet Vakfı adına toplanan paranın da devlet parası olmadığı, vakfa ait para niteliğinde bulunduğu ve açıklanan bu sebeplerden ötürü sanığın sabit eyleminin zimmet suçunu değil hizmet sebebiyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturacağı gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
5237 sayılı TCK'nın 53/3. maddesi uyarınca, sanığın sadece kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılmaya ilişkin hak yoksunluğunun koşullu salıverme tarihinden itibaren uygulanamayacağı gözetilmeksizin, altsoyu dışındaki kişileri de kapsayacak şekilde 53/1-c maddesindeki hakların tümünü koşullu salıverilmeye kadar kullanmaktan mahrum bırakmaya hükmedilmesi,
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 16/12/2008 gün ve 2008/146-235 sayılı Kararına göre mağdurun belli olması ve maddi menfaatin suçun mağduruna iade edilebileceği durumlarda, 5237 sayılı TCK'nın 55/2. maddesi uyarınca zimmetin maddi konusunu oluşturan değerlerin karşılığının müsaderesine karar verilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı ve sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 09/05/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.