Yargıtay5. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2012/6076 K.2012/5683
Memura pasif mukavemet suçundan sanık ...'nın, 765 sayılı TCK'nın 260, 59 ve 647 sayılı Kanunun 4/2. maddeleri uyarınca 50.000 Türk Lirası ağır para cezası ile cezalandırılmasına ve aynı Kanunun 6. maddesi gereğince söz konusu cezanın ertelenmesine dair, Burdur Sulh Ceza Mahkemesinin 02/05/2000 tarihli ve 2000/74 Esas, 2000/210 sayılı Kararı ile Burdur Cumhuriyet Başsavcılığının 28/09/2010 tarihli ve 2010/675 Muh. sayılı yazısı ile hükümlünün sabıka kaydının silinmesinin istenmesi üzerine, talebin reddine ilişkin, Burdur Sulh Ceza Mahkemesinin 23/10/2010 tarihli ve 2010/590 Değişik İş sayılı Kararına karşı yapılan itirazın da, keza reddine dair Burdur Asliye Ceza Mahkemesinin 03/11/2010 tarihli ve 2010/437 Değişik İş sayılı Kararının;
5352 sayılı Adli Sicil Kanunu’nun geçici 2. maddesi kapsamında, suç tarihi itibari ile adı geçen sanık hakkında uygulanan 3682 sayılı Adli Sicil Kanununun “Beş yıl ve daha az ağır hapis veya hapis veya ağır para cezasına mahkumiyet halinde diğer bir cürümden dolayı beş yıl içinde..” şeklindeki 8/1-c ve “Evvelce verilen ceza cinsinden bir cezaya veya daha ağır bir cezaya mahkum olunmadığı takdirde ilgilinin, Cumhuriyet Savcısının veya Adalet Bakanlığı Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünün talebi üzerine hükmü veren mahkemece veya talep edenin bulunduğu yer asliye ceza mahkemesince duruşma yapılmaksızın adli sicildeki kaydın çıkartılmasına karar verilir. Ertelenmiş olan hükmün esasen vaki olmamış sayıldığı hallerde ise, bu tarih esas alınır. Bu kararın bir örneği Adalet Bakanlığı Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğüne gönderilir.” şeklindeki 8/2. maddeleri karşısında kararın verilmiş olduğu 28/09/2010 tarihi itibariyle öngörülen 5 yıllık sürenin dolduğu ve bu süre içerisinde evvelce verilen ceza cinsinden veya daha ağır bir cezaya mahkûm olunmadığı anlaşılan sanığa ait arşiv kaydının silinmesi koşullarının oluştuğu gözetilmeksizin, itirazın kabulü ile arşiv kaydının silinmesi yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde, isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 10/04/2012 gün ve B.03.0.CİG.0.00.00.04-105-15-1137-2012/5992/21497 sayılı Kanun Yararına Bozmaya atfen C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye ihbar ve dava evrakı ile birlikte tevdii kılınmakla gereği düşünüldü:
5352 ve 3628 sayılı Yasaların konuya ilişkin hükümlerine, hükümlünün deneme süresi içerisinde yeni suçlar işlediğinin anlaşılmasına ve karar yerinde gösterilen gerekçelere göre Burdur Asliye Ceza Mahkemesince verilen 03/11/2010 gün ve 2010/437 Değişik İş sayılı Karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan CMK'nın 309. maddesi uyarınca isteğin REDDİNE, ancak silinme talebine konu Burdur Sulh Ceza Mahkemesinin 02/05/2000 tarih ve 2000/74 Esas, 2000/210 Karar sayılı mahkümiyet
hükmünün içeriğine göre 25/07/1999 tarihinde işlediği ileri sürülen “denetim yapan trafik polislerinin dur ihtarına uymama” eylemi nedeniyle memura pasif mukavemet suçunu işlediği kabul edilerek 765 sayılı TCK'nın 260, 59, 647 sayılı Kanunun 4 ve 6. maddeleri gereğince 50.000 Türk Lirası ağır para cezası ile cezalandırılmasına ve bu cezasının ertelenmesine karar verildiği, hükmün konusunu oluşturan eylemin sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda suç olarak düzenlenmediği ve bu Yasaya göre uyarlama kararı verilmediği dikkate alınarak, hükmü veren mahkemece uyarlama yargılaması yapılıp sonradan yürürlüğe giren kanun gereğince bir karar verilmesi ve adli sicildeki arşiv kaydının buna bağlı olarak çıkartılmasına müteakip işlemlerin mahkemesince yapılmasına ve dosyanın mahalline gönderilmesi için Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİİNE, 23/05/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
5352 sayılı Adli Sicil Kanunu’nun geçici 2. maddesi kapsamında, suç tarihi itibari ile adı geçen sanık hakkında uygulanan 3682 sayılı Adli Sicil Kanununun “Beş yıl ve daha az ağır hapis veya hapis veya ağır para cezasına mahkumiyet halinde diğer bir cürümden dolayı beş yıl içinde..” şeklindeki 8/1-c ve “Evvelce verilen ceza cinsinden bir cezaya veya daha ağır bir cezaya mahkum olunmadığı takdirde ilgilinin, Cumhuriyet Savcısının veya Adalet Bakanlığı Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünün talebi üzerine hükmü veren mahkemece veya talep edenin bulunduğu yer asliye ceza mahkemesince duruşma yapılmaksızın adli sicildeki kaydın çıkartılmasına karar verilir. Ertelenmiş olan hükmün esasen vaki olmamış sayıldığı hallerde ise, bu tarih esas alınır. Bu kararın bir örneği Adalet Bakanlığı Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğüne gönderilir.” şeklindeki 8/2. maddeleri karşısında kararın verilmiş olduğu 28/09/2010 tarihi itibariyle öngörülen 5 yıllık sürenin dolduğu ve bu süre içerisinde evvelce verilen ceza cinsinden veya daha ağır bir cezaya mahkûm olunmadığı anlaşılan sanığa ait arşiv kaydının silinmesi koşullarının oluştuğu gözetilmeksizin, itirazın kabulü ile arşiv kaydının silinmesi yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde, isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 10/04/2012 gün ve B.03.0.CİG.0.00.00.04-105-15-1137-2012/5992/21497 sayılı Kanun Yararına Bozmaya atfen C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye ihbar ve dava evrakı ile birlikte tevdii kılınmakla gereği düşünüldü:
5352 ve 3628 sayılı Yasaların konuya ilişkin hükümlerine, hükümlünün deneme süresi içerisinde yeni suçlar işlediğinin anlaşılmasına ve karar yerinde gösterilen gerekçelere göre Burdur Asliye Ceza Mahkemesince verilen 03/11/2010 gün ve 2010/437 Değişik İş sayılı Karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan CMK'nın 309. maddesi uyarınca isteğin REDDİNE, ancak silinme talebine konu Burdur Sulh Ceza Mahkemesinin 02/05/2000 tarih ve 2000/74 Esas, 2000/210 Karar sayılı mahkümiyet
hükmünün içeriğine göre 25/07/1999 tarihinde işlediği ileri sürülen “denetim yapan trafik polislerinin dur ihtarına uymama” eylemi nedeniyle memura pasif mukavemet suçunu işlediği kabul edilerek 765 sayılı TCK'nın 260, 59, 647 sayılı Kanunun 4 ve 6. maddeleri gereğince 50.000 Türk Lirası ağır para cezası ile cezalandırılmasına ve bu cezasının ertelenmesine karar verildiği, hükmün konusunu oluşturan eylemin sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda suç olarak düzenlenmediği ve bu Yasaya göre uyarlama kararı verilmediği dikkate alınarak, hükmü veren mahkemece uyarlama yargılaması yapılıp sonradan yürürlüğe giren kanun gereğince bir karar verilmesi ve adli sicildeki arşiv kaydının buna bağlı olarak çıkartılmasına müteakip işlemlerin mahkemesince yapılmasına ve dosyanın mahalline gönderilmesi için Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİİNE, 23/05/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.