Yargıtay5. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2012/5871 K.2012/8542
Özet: (1) Uyuşmazlık, sanığın 5237 sayılı TCK’nın 53/1‑d maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlediği zimmet suçundan dolayı hapis cezasının infazı sonrası hak ve yetkilerin yasaklanması konusundaki mahkeme kararının kanuna aykırı olduğu iddiasıdır. (2) Mahkeme, 10/09/2012 tarihli oybirliği kararıyla hükmü düzelterek, sanığın hapis infazı tamamlanıncaya kadar 53/1‑a, b, c, d, e maddelerindeki haklardan yoksun bırakılmasını ve 53/1‑c maddesindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerinin koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasını hükmederek kararını onaylamıştır.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Zimmet
HÜKÜM: Mahkümiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi;
Ceza Genel Kurulunun 12/02/2008 günlü 2007/9-230 Esas, 2008/23 sayılı Kararı gereğince sanık müdafiin koşulları bulunmayan ve süresinde de yapılmayan duruşmalı inceleme talebinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 318. maddesi uyarınca reddine karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Suçu 5237 sayılı Yasanın 53/1-d maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işleyen sanık hakkında 53/5. maddesi uyarınca “cezanın infazından sonra işlemek üzere hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar “53/1-d maddesindeki hak ve yetkileri kullanmasının yasaklanmasına” karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
5237 sayılı TCK'nın 53/3. maddesine göre 53/1-c maddesinde yer alan kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili haklarından koşullu salıverilme tarihine, 53/1-a, b, c, d, e maddesinde yazılı diğer haklarından 53/2. maddesi gereğince hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına şeklinde karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, kanuna aykırı ve sanık müdafiin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan belirtilen nedenle 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden duruşma yapmaksızın CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak düzeltilmesi mümkün bulunduğundan hüküm fıkrasındaki "Kasten işlenen suçtan dolayı verilen hapis cezasının kanuni sonucu olarak sanığın 5237 sy. TCK'nun 53/1-a, b, d, e bendlerindeki haklardan hapsin infazı tamamlanıncaya kadar, aynı kanunun 53/1-c bendindeki kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlığa ilişkin haklardan ise koşulla salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına," şeklindeki ibarenin çıkarılarak yerine "Kasten işlenen suçtan dolayı verilen hapis cezasının kanuni sonucu olarak sanığın 5237 sayılı TCK'nın 53/3. maddesine göre 53/1-c maddesinde yer alan kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili haklarından koşullu salıverilme tarihine, 53/1-a, b, c, d, e maddesinde yazılı diğer haklarından 53/2. maddesi gereğince hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına" denilmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 10/09/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Zimmet
HÜKÜM: Mahkümiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi;
Ceza Genel Kurulunun 12/02/2008 günlü 2007/9-230 Esas, 2008/23 sayılı Kararı gereğince sanık müdafiin koşulları bulunmayan ve süresinde de yapılmayan duruşmalı inceleme talebinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 318. maddesi uyarınca reddine karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Suçu 5237 sayılı Yasanın 53/1-d maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işleyen sanık hakkında 53/5. maddesi uyarınca “cezanın infazından sonra işlemek üzere hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar “53/1-d maddesindeki hak ve yetkileri kullanmasının yasaklanmasına” karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
5237 sayılı TCK'nın 53/3. maddesine göre 53/1-c maddesinde yer alan kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili haklarından koşullu salıverilme tarihine, 53/1-a, b, c, d, e maddesinde yazılı diğer haklarından 53/2. maddesi gereğince hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına şeklinde karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, kanuna aykırı ve sanık müdafiin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan belirtilen nedenle 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden duruşma yapmaksızın CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak düzeltilmesi mümkün bulunduğundan hüküm fıkrasındaki "Kasten işlenen suçtan dolayı verilen hapis cezasının kanuni sonucu olarak sanığın 5237 sy. TCK'nun 53/1-a, b, d, e bendlerindeki haklardan hapsin infazı tamamlanıncaya kadar, aynı kanunun 53/1-c bendindeki kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlığa ilişkin haklardan ise koşulla salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına," şeklindeki ibarenin çıkarılarak yerine "Kasten işlenen suçtan dolayı verilen hapis cezasının kanuni sonucu olarak sanığın 5237 sayılı TCK'nın 53/3. maddesine göre 53/1-c maddesinde yer alan kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili haklarından koşullu salıverilme tarihine, 53/1-a, b, c, d, e maddesinde yazılı diğer haklarından 53/2. maddesi gereğince hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına" denilmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 10/09/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.