Yargıtay 5. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2012/5287 K.2013/1985
Özet: (1) Sanığın polis memurlarına karşı görevli memura direnme, tehdit ve hakaret suçlarından dolayı verilen ceza kararı üzerine temyiz başvurusu; (2) Mahkeme, sanığın temyiz süresinin geçerli olduğunu kabul ederek, zincirleme suç hükmü nedeniyle cezasında artırım yapılmadığını, tekerrür hükümlerini yanlış uyguladığını belirterek kararın bozulmasına ve ilgili maddelerin düzeltilmesine karar verdi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Görevi yaptırmamak için direnme, tehdit, görevli memura hakaret
HÜKÜM: Mahkümiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 30/01/2007 gün ve 2007/9-18 sayılı Kararına göre gerek yüze karşı, gerekse gıyapta verilen hükümlerde kanun yolunun, süresinin, merciin ve şeklinin belirtilmesi ve bu hususların hüküm fıkrasına yazılması zorunlu olduğu halde, hüküm fıkrasında kanun yolunun "... tefhim/tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde mahkememize verilecek dilekçe veya mahkeme kaleminde zapta geçirilecek beyanla temyiz yolu açık olmak üzere" şeklinde gösterildiği; bu hatanın CMK'nın 40. maddesi uyarınca eski hale getirme nedeni sayıldığı, bu itibarla sanığın başvurusunun kanuni süresinde olduğunun kabulüne karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanığın müşteki ...'e yönelik tehdit suçundan, müşteki polis memurları ..., ..., ... ve ...'e yönelik memura hakaret ve görevli memura direnme suçlarından verilen mahkümiyet kararlarına yönelik temyiz incelemesinde;
Sanığın birden fazla polis memuruna karşı direnme suçunu işlemesi nedeniyle TCK'nın 43/2. maddesinde düzenlenen zincirleme suç hükmü uyarınca cezasında artırım yapılmaması karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Dairemizce de kabul gören Ceza Genel Kurulunun 17/04/2007 tarih 2007/10-71 E. 2007/98 K. ve 08/04/2008 tarih 2008/1-57 E., 2008/74 K. sayılı kararlarında açıklandığı üzere; 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanunun 108. maddesi mükerrirlere özgü ceza infaz rejimini düzenlediği, 765 sayılı TCK'nın 81. maddesinin cezada arttırım nedeni olduğu, 01/06/2005 tarihinden önce işlenen suçlar yönünden bu yasaya göre tekerrür uygulamasına konu olan hükümlerin, şartlarının varlığı halinde 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesine göre tekerrüre esas alınabileceği, kişinin mükerrir sayılabilmesi için ilk hükmün kesinleşmesinden sonra ikinci suçun 01/06/2005 tarihinden sonra işlenmesi yeterli olup, ilk suçun 01/06/2005 tarihinden önce veya sonra işlenmesinin herhangi bir önemi bulunmadığı, öngörülmüştür.
İncelenen dosya içeriğine göre; sanığın Karadeniz Ereğli 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 22/12/2005 tarih ve 2005/139 E., 2005/73 K. sayılı kararı ile daha önceden işlemiş olduğu suçtan dolayı tekerrür uygulamasıyla 765 sayılı TCK'nın 456/4, 457/1-2, 81/2. maddeleri uyarınca hükmedilen netice 4 ay 20 gün hapis cezasının 02/02/2006 tarihinde kesinleşerek 14/12/2006 tarihinde bu cezası infaz edilen sanık hakkında, incelemeye konu 30/12/2006 tarihinde işlediği suç nedeniyle 5237 sayılı TCK'nın 58/6-7-8 ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 108/3. maddeleri uyarınca ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanma şartları oluştuğu halde, yasal dayanağı bulunmayan "...3. kere." mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine hükmedilmesi;
Sanık hakkında 5237 sayılı Yasanın 53/1. maddesi uyarınca uygulama yapılırken aynı maddenin 3. fıkrası gözetilmeksizin 53/1-c madde ve bendi uyarınca kendi altsoyu üzerindeki velayet hakkı, vesayet veya kayyımlığa ait hakların koşullu salıverilmeye kadar, altsoyu dışındakiler yönünden ise infaz süresince kısıtlanması yerine, altsoyu dışındakiler yönünden ayrım yapmadan, yoksun bırakılma kararı verilmesi,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu cihetlerin yeniden duruşma yapılmaksızın CMUK'nın 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkralarındaki TCK'nın 53. maddesinde yer alan hak yoksunluklarının uygulanmasına ilişkin bölümlerin çıkartılıp “Hapis cezasının kanuni sonucu olarak sanığın; 5237 sayılı TCK'nın 53/3. maddesine göre 53/1-c maddesinde yer alan kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile haklarından koşullu salıverilme tarihine, 53/1. maddesinde yazılı diğer haklardan 53/2. maddesi gereğince hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına" ibaresi eklenmek suretiyle, TCK'nın 58. maddesinde yer alan tekerrür uygulanmasına ilişkin bölümlerdeki parantez içindeki "3. kere" ibaresi çıkartılıp "ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması nedeniyle TCK'nın 58/3. maddesi gözetilerek" ibaresi eklenmek suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 18/03/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Görevi yaptırmamak için direnme, tehdit, görevli memura hakaret
HÜKÜM: Mahkümiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 30/01/2007 gün ve 2007/9-18 sayılı Kararına göre gerek yüze karşı, gerekse gıyapta verilen hükümlerde kanun yolunun, süresinin, merciin ve şeklinin belirtilmesi ve bu hususların hüküm fıkrasına yazılması zorunlu olduğu halde, hüküm fıkrasında kanun yolunun "... tefhim/tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde mahkememize verilecek dilekçe veya mahkeme kaleminde zapta geçirilecek beyanla temyiz yolu açık olmak üzere" şeklinde gösterildiği; bu hatanın CMK'nın 40. maddesi uyarınca eski hale getirme nedeni sayıldığı, bu itibarla sanığın başvurusunun kanuni süresinde olduğunun kabulüne karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanığın müşteki ...'e yönelik tehdit suçundan, müşteki polis memurları ..., ..., ... ve ...'e yönelik memura hakaret ve görevli memura direnme suçlarından verilen mahkümiyet kararlarına yönelik temyiz incelemesinde;
Sanığın birden fazla polis memuruna karşı direnme suçunu işlemesi nedeniyle TCK'nın 43/2. maddesinde düzenlenen zincirleme suç hükmü uyarınca cezasında artırım yapılmaması karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Dairemizce de kabul gören Ceza Genel Kurulunun 17/04/2007 tarih 2007/10-71 E. 2007/98 K. ve 08/04/2008 tarih 2008/1-57 E., 2008/74 K. sayılı kararlarında açıklandığı üzere; 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanunun 108. maddesi mükerrirlere özgü ceza infaz rejimini düzenlediği, 765 sayılı TCK'nın 81. maddesinin cezada arttırım nedeni olduğu, 01/06/2005 tarihinden önce işlenen suçlar yönünden bu yasaya göre tekerrür uygulamasına konu olan hükümlerin, şartlarının varlığı halinde 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesine göre tekerrüre esas alınabileceği, kişinin mükerrir sayılabilmesi için ilk hükmün kesinleşmesinden sonra ikinci suçun 01/06/2005 tarihinden sonra işlenmesi yeterli olup, ilk suçun 01/06/2005 tarihinden önce veya sonra işlenmesinin herhangi bir önemi bulunmadığı, öngörülmüştür.
İncelenen dosya içeriğine göre; sanığın Karadeniz Ereğli 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 22/12/2005 tarih ve 2005/139 E., 2005/73 K. sayılı kararı ile daha önceden işlemiş olduğu suçtan dolayı tekerrür uygulamasıyla 765 sayılı TCK'nın 456/4, 457/1-2, 81/2. maddeleri uyarınca hükmedilen netice 4 ay 20 gün hapis cezasının 02/02/2006 tarihinde kesinleşerek 14/12/2006 tarihinde bu cezası infaz edilen sanık hakkında, incelemeye konu 30/12/2006 tarihinde işlediği suç nedeniyle 5237 sayılı TCK'nın 58/6-7-8 ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 108/3. maddeleri uyarınca ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanma şartları oluştuğu halde, yasal dayanağı bulunmayan "...3. kere." mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine hükmedilmesi;
Sanık hakkında 5237 sayılı Yasanın 53/1. maddesi uyarınca uygulama yapılırken aynı maddenin 3. fıkrası gözetilmeksizin 53/1-c madde ve bendi uyarınca kendi altsoyu üzerindeki velayet hakkı, vesayet veya kayyımlığa ait hakların koşullu salıverilmeye kadar, altsoyu dışındakiler yönünden ise infaz süresince kısıtlanması yerine, altsoyu dışındakiler yönünden ayrım yapmadan, yoksun bırakılma kararı verilmesi,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu cihetlerin yeniden duruşma yapılmaksızın CMUK'nın 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkralarındaki TCK'nın 53. maddesinde yer alan hak yoksunluklarının uygulanmasına ilişkin bölümlerin çıkartılıp “Hapis cezasının kanuni sonucu olarak sanığın; 5237 sayılı TCK'nın 53/3. maddesine göre 53/1-c maddesinde yer alan kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile haklarından koşullu salıverilme tarihine, 53/1. maddesinde yazılı diğer haklardan 53/2. maddesi gereğince hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına" ibaresi eklenmek suretiyle, TCK'nın 58. maddesinde yer alan tekerrür uygulanmasına ilişkin bölümlerdeki parantez içindeki "3. kere" ibaresi çıkartılıp "ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması nedeniyle TCK'nın 58/3. maddesi gözetilerek" ibaresi eklenmek suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 18/03/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.