Yargıtay 5. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2012/502 K.2013/917
Özet: Söz konusu karar, maliyetlerimin usulsüz bir şekilde paylaştırılması nedeniyle hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan dolayı mahküm edilen sanığın 765 sayılı TCK'nın 510. maddesi uyarınca yedi yıl altı aylık cezaya hükmedilirken, sürenin 25/07/2002 tarihli suç ile 07/02/2013 tarihli karar arasındaki yedi yıllık zamanaşımı süresine uyduğu gerekçesiyle, 5237 sayılı TCK'nın 7/2. maddesi ve 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi uyarınca kararın bozdurulmasına karar verilerek, aynı Kanun'un 302. maddesi uyarınca davanın zamanaşımı nedeniyle düşmesine hükmedildi.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Zimmet
HÜKÜM: Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan mahkümiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanığın görevlendirmesinin usulsüz olması nedeniyle görevi gereği kendisine tevdi edilmiş bir para bulunmadığı anlaşılmakla; eyleminin hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğu, bu suçun ise 765 sayılı TCK'nın 510. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibariyle aynı Kanunun 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirtilen yedi yıl altı aylık asli ve ilave zamanaşımına tabi olduğu, 25/07/2002 olan suç tarihi ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, hükmün 5237 sayılı TCK'nın 7/2. maddesi ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanunun 322/1 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca davanın zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 07/02/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Zimmet
HÜKÜM: Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan mahkümiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanığın görevlendirmesinin usulsüz olması nedeniyle görevi gereği kendisine tevdi edilmiş bir para bulunmadığı anlaşılmakla; eyleminin hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğu, bu suçun ise 765 sayılı TCK'nın 510. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibariyle aynı Kanunun 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirtilen yedi yıl altı aylık asli ve ilave zamanaşımına tabi olduğu, 25/07/2002 olan suç tarihi ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, hükmün 5237 sayılı TCK'nın 7/2. maddesi ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanunun 322/1 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca davanın zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 07/02/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.