Yargıtay 5. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2012/474 K.2012/11193
Özet: Ağır Ceza Mahkemesi tarafından verilen zimmet suçundan mahkümiyet karar, mahkeme ve kurulu temyiz itirazlarının reddiyle kabul edilmesine rağmen, 5320 sayılı Yasa ve CMUK 321. maddeye göre, kanun hükümlerinin orantılılık ilkesine uygun olarak eksik denetlenmesi sebebiyle 12/11/2012 tarihinde oybirliğiyle bozulmuştur.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Zimmet
HÜKÜM: Banka zimmeti suçundan mahkümiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Bozma üzerine yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
5237 sayılı TCK'nın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3 ve 5271 sayılı CMK'nın 34 ve 230. maddelerine uygun olarak lehe olan hükmün; 765 sayılı Yasanın 202, 4389 sayılı Yasanın 22/3 ve 5411 sayılı Yasanın 160. madde hükümleri somut olaya ayrı ayrı uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenmesi, esas alınan kanunlarla ilgili uygulamanın denetime olanak verecek şekilde kararda gösterilmesi ve tüm bunların gerekçelerine de yer verilmek suretiyle hüküm kurulması gerekirken; kesinleşen ilk kararda alt sınırdan ayrılmadan ceza tayin edildiği de gözetilmeden orantılılık ilkesine aykırı biçimde asgari hadden uzaklaşılarak eksik karşılaştırmayla 4389 sayılı Yasa hükümlerine göre karar verilerek kesinleşmiş hükümlerde uygulanma olanağı bulunmayan CMUK'nın 326/son maddesi hükmü gerekçe gösterilmek suretiyle kesinleşen hükümdeki sonuç ceza gibi hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, hükümlü müdafiin ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 12/11/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Zimmet
HÜKÜM: Banka zimmeti suçundan mahkümiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Bozma üzerine yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
5237 sayılı TCK'nın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3 ve 5271 sayılı CMK'nın 34 ve 230. maddelerine uygun olarak lehe olan hükmün; 765 sayılı Yasanın 202, 4389 sayılı Yasanın 22/3 ve 5411 sayılı Yasanın 160. madde hükümleri somut olaya ayrı ayrı uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenmesi, esas alınan kanunlarla ilgili uygulamanın denetime olanak verecek şekilde kararda gösterilmesi ve tüm bunların gerekçelerine de yer verilmek suretiyle hüküm kurulması gerekirken; kesinleşen ilk kararda alt sınırdan ayrılmadan ceza tayin edildiği de gözetilmeden orantılılık ilkesine aykırı biçimde asgari hadden uzaklaşılarak eksik karşılaştırmayla 4389 sayılı Yasa hükümlerine göre karar verilerek kesinleşmiş hükümlerde uygulanma olanağı bulunmayan CMUK'nın 326/son maddesi hükmü gerekçe gösterilmek suretiyle kesinleşen hükümdeki sonuç ceza gibi hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, hükümlü müdafiin ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 12/11/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.