Yargıtay 5. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2012/4525 K.2014/498
Özet: (1) Uyuşmazlık konusu, bir ihale sürecinde sanıkların katılanı ihaleye girmemesi konusunda tehdit ettiklerini iddia ederek fesat karıştırma suçunun işlendiği yönündeki davaydı; (2) Mahkeme, tanık ifadelerinin ve delillerin yeterli olmadığını belirterek sanıkların mahkumiyet kararını bozdu ve 16/01/2014 tarihinde oybirliğiyle karar vererek kararı iptal etti.
Tebliğname No: 5 - 2011/176447
MAHKEMESİ: Isparta Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ: 19/12/2008
NUMARASI: 2007/314 Esas, 2008/284 Karar SUÇ: İhaleye fesat karıştırma Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi; Şikayetçi Hazine vekilinin 21/02/2011 havale tarihli dilekçe ile temyiz isteminden vazgeçtiği anlaşıldığından, incelemenin sanıklar müdafiin temyiz itirazlarıyla sınırlı yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü: Tanık beyanları ve dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde sanıkların katılanı ihaleye girmemesi konusunda tehdit ettikleri hususunun şüpheli kaldığı, ceza yargılaması sonucunda mahkumiyet kararının verilebilmesi için suç oluşturan fiilin sanık tarafından işlendiğinin hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak, herkesi inandıracak biçimde kanıtlanması ve şüphenin masumiyet karinesinin gereği olarak sanık lehine değerlendirilmesi gerektiği (Anayasa m.38/4, İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi m. 6/2, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi m. 11, Medeni ve Siyasi Haklar Sözleşmesi m.142/2), katılanın ve tanık Necati’nin çelişkili ifadelerinin diğer tanık anlatımları da dikkate alındığında mahkumiyet için yeterli olmadığı bu itibarla da sanıkların atılı suçu işlediğine dair kesin, inandırıcı ve yeterli delil bulunmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesi, Kabule göre de; Hükümlerden sonra 30/04/2013 günlü Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6459 sayılı Yasanın 12. maddesi ile TCK'nın 235. maddesinde değişiklik yapılması karşısında, TCK'nın 7/2. madde-fıkrasındaki "suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur" hükmü nazara alınarak sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 16/01/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
MAHKEMESİ: Isparta Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ: 19/12/2008
NUMARASI: 2007/314 Esas, 2008/284 Karar SUÇ: İhaleye fesat karıştırma Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi; Şikayetçi Hazine vekilinin 21/02/2011 havale tarihli dilekçe ile temyiz isteminden vazgeçtiği anlaşıldığından, incelemenin sanıklar müdafiin temyiz itirazlarıyla sınırlı yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü: Tanık beyanları ve dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde sanıkların katılanı ihaleye girmemesi konusunda tehdit ettikleri hususunun şüpheli kaldığı, ceza yargılaması sonucunda mahkumiyet kararının verilebilmesi için suç oluşturan fiilin sanık tarafından işlendiğinin hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak, herkesi inandıracak biçimde kanıtlanması ve şüphenin masumiyet karinesinin gereği olarak sanık lehine değerlendirilmesi gerektiği (Anayasa m.38/4, İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi m. 6/2, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi m. 11, Medeni ve Siyasi Haklar Sözleşmesi m.142/2), katılanın ve tanık Necati’nin çelişkili ifadelerinin diğer tanık anlatımları da dikkate alındığında mahkumiyet için yeterli olmadığı bu itibarla da sanıkların atılı suçu işlediğine dair kesin, inandırıcı ve yeterli delil bulunmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesi, Kabule göre de; Hükümlerden sonra 30/04/2013 günlü Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6459 sayılı Yasanın 12. maddesi ile TCK'nın 235. maddesinde değişiklik yapılması karşısında, TCK'nın 7/2. madde-fıkrasındaki "suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur" hükmü nazara alınarak sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 16/01/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.