Yargıtay5. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2012/3973 K.2013/3085
Özet: Uyuşmazlık: Sanığın birden çok işyerinde çalışanların mührünü kimin bozduğunun belirsiz olduğu iddiasıyla, 03/04/2008 tarihli mühürleme tutanağına göre işyeri çalışanının imzası bulunan kişinin tanık olarak dinlenmesiyle ilgili eksik soruşturma ve yetersiz gerekçe ile verilen mahkümiyet kararı. Mahkeme: 5271 sayılı CMK’nın 231/5. maddesinin uygulanmasının kanuna aykırı olduğunu, zararın ödenme koşulunun geçerli olmadığını belirterek, sanığın temyiz itirazlarını kabul etti ve kararın bozulmasına hükmederek yeni bir mahkümiyet kararı verdi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Mühür bozma
HÜKÜM: Mahkümiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanığın birden çok işyeri bulunduğunu, işyerlerinde çalışan sayısının çok olduğunu, mührü kimin bozduğunu bilmediğini savunması karşısında; 03/04/2008 tarihli mühürleme tutanağında işyeri çalışanı sıfatıyla imzası bulunan ... 'ün tanık sıfatıyla yöntemince dinlenerek eylemin açıklığa kavuşturulması ve bundan sonra oluşacak sonuç ve kanaate göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi yerine eksik soruşturma ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde mahkümiyet kararı verilmesi,
Kabule göre de;
5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilebilmesi için, aynı maddenin 6. fıkrasında zararın ödenmesi koşulu öngörülmüş ise de, bu koşulun aranabilmesi için suçun niteliği veya işleniş biçimine ve doğurduğu sonuçlarına göre ortada maddi bir zararın bulunmasının zorunlu olduğu, buna karşın mühür bozma suçunun kamu güvenine karşı suçlar arasında yer alıp, kamu idaresinin mühür koymaya yönelik iradesine karşı işlenmesi nedeniyle, mühür bozma eyleminin meydana getirdiği bir zarardan söz edilemeyeceği gözetilerek, daha önce işlediği kasıtlı bir suç bulunmayan sanığın kişilik özellikleri ve duruşmadaki tutum ve davranışları irdelenerek yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususunda ulaşılacak kanaate göre, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının gerekip gerekmediğine karar verilmesi gerekirken, anılan Kanunun 231/6. maddesindeki objektif ve subjektif koşullar değerlendirilmeksizin "zararı giderme koşulu yerine getirilmemiş bulunduğundan" şeklindeki gerekçe ile sanık hakkında 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 11/04/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Mühür bozma
HÜKÜM: Mahkümiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanığın birden çok işyeri bulunduğunu, işyerlerinde çalışan sayısının çok olduğunu, mührü kimin bozduğunu bilmediğini savunması karşısında; 03/04/2008 tarihli mühürleme tutanağında işyeri çalışanı sıfatıyla imzası bulunan ... 'ün tanık sıfatıyla yöntemince dinlenerek eylemin açıklığa kavuşturulması ve bundan sonra oluşacak sonuç ve kanaate göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi yerine eksik soruşturma ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde mahkümiyet kararı verilmesi,
Kabule göre de;
5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilebilmesi için, aynı maddenin 6. fıkrasında zararın ödenmesi koşulu öngörülmüş ise de, bu koşulun aranabilmesi için suçun niteliği veya işleniş biçimine ve doğurduğu sonuçlarına göre ortada maddi bir zararın bulunmasının zorunlu olduğu, buna karşın mühür bozma suçunun kamu güvenine karşı suçlar arasında yer alıp, kamu idaresinin mühür koymaya yönelik iradesine karşı işlenmesi nedeniyle, mühür bozma eyleminin meydana getirdiği bir zarardan söz edilemeyeceği gözetilerek, daha önce işlediği kasıtlı bir suç bulunmayan sanığın kişilik özellikleri ve duruşmadaki tutum ve davranışları irdelenerek yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususunda ulaşılacak kanaate göre, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının gerekip gerekmediğine karar verilmesi gerekirken, anılan Kanunun 231/6. maddesindeki objektif ve subjektif koşullar değerlendirilmeksizin "zararı giderme koşulu yerine getirilmemiş bulunduğundan" şeklindeki gerekçe ile sanık hakkında 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 11/04/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.