Yargıtay5. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2012/3916 K.2012/5705
**MAHKEMESİ:**Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Devlet hesabına yapılan alım-satımlarda menfaat sağlamak (sanıklar Feramuz ve Kemal hak.) ve bu suça iştirak (diğer sanık hak.)
**HÜKÜM:** Sanıkların edimin ifasına fesat karıştırma suçundan ayrı ayrı mahkümiyetlerine
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi;
İsnat edilen suç türü itibariyle zorunlu müdafii tarafından temsil edilmesi gereken sanıklardan Feramuz'a 16/05/2008'de yapılan tebligat üzerine adı geçenin hükümden sonra tayin ettiği vekaletnameli müdafii tarafından 26/05/2008 tarihinde verilen temyiz dilekçesinin süresinde olduğu kabul edildiğinden, tebliğnamedeki temyiz isteminin reddine ilişkin görüşe iştirak edilmemiştir.
Sanıklardan ... müdafiin süresinden sonra vaki duruşmalı inceleme isteminin, ceza miktarı ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 318. maddesi uyarınca REDDİYLE, incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanıklar ... ve ... haklarında kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Hükümden sonra temyiz incelemesi sırasında sanıkların öldüğü UYAP ortamından temin edilen nüfus kayıtlarından anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK'nın 64. ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca bir karar verilmesi lüzumu, bozmayı gerektirmiş ve sanıklar müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322, 5237 sayılı TCK'nın 64/1 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca açılan kamu davalarının sanıkların ölümü sebebiyle ayrı ayrı DÜŞÜRÜLMESİNE,
Sanık ... hakkında kurulan hükmün incelenmesinde ise;
Sanığın üzerine atılı suç için 765 sayılı TCK'nın 205. maddesinde öngörülen cezanın alt sınırı itibarıyla, savunmasının alındığı 30/05/2007 tarihli oturumda, yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 150/3. maddesi gereğince zorunlu bir müdafiin hazır olması sağlanmayarak savunma hakkının kısıtlanması,
Kabule göre de;
20/09/2007 günlü dilekçesindeki; 11 no.lu hakedişe ait 219.151.643 liralık mükerrer ödemeye ilişkin 2158 no.lu verile emrine konu 31 no.lu reddiyat fişi ile kontrolör raporunda buna ilişkin olduğu belirtilen 259.607.333 liralık 1849218 no.lu Ziraat Bankası çeki ile 20/06/1990 tarihli 838 no.lu 425.249.389 lira ödemeye ilişkin verile emrinin müstenidatı olan reddiyat fişleri ve bunlara dair çeklerin temin edilerek söz konusu belgelerdeki imzaların müvekkili sanığa ait olup olmadığının tespiti için imza incelemesi yaptırılmasına ilişkin sanık müdafiin talebinin usul ve yasaya aykırı olarak reddine karar verildiğinin anlaşılması karşısında, maddi gerçeğin ortaya çıkartılabilmesi için söz konusu belgelerin temini ile bu belgelerdeki imzaların sanığa ait olup olmadığı tespit edildikten, hakediş tutarından sebepsiz şekilde fazla yapılan ödemelerin zimmet suçunu oluşturup oluşturmayacağı da tartışılıp değerlendirildikten sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerekirken eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı ve sanıklar müdafiilerin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 23/05/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ : Devlet hesabına yapılan alım-satımlarda menfaat sağlamak (sanıklar Feramuz ve Kemal hak.) ve bu suça iştirak (diğer sanık hak.)
**HÜKÜM:** Sanıkların edimin ifasına fesat karıştırma suçundan ayrı ayrı mahkümiyetlerine
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi;
İsnat edilen suç türü itibariyle zorunlu müdafii tarafından temsil edilmesi gereken sanıklardan Feramuz'a 16/05/2008'de yapılan tebligat üzerine adı geçenin hükümden sonra tayin ettiği vekaletnameli müdafii tarafından 26/05/2008 tarihinde verilen temyiz dilekçesinin süresinde olduğu kabul edildiğinden, tebliğnamedeki temyiz isteminin reddine ilişkin görüşe iştirak edilmemiştir.
Sanıklardan ... müdafiin süresinden sonra vaki duruşmalı inceleme isteminin, ceza miktarı ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 318. maddesi uyarınca REDDİYLE, incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanıklar ... ve ... haklarında kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Hükümden sonra temyiz incelemesi sırasında sanıkların öldüğü UYAP ortamından temin edilen nüfus kayıtlarından anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK'nın 64. ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca bir karar verilmesi lüzumu, bozmayı gerektirmiş ve sanıklar müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322, 5237 sayılı TCK'nın 64/1 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca açılan kamu davalarının sanıkların ölümü sebebiyle ayrı ayrı DÜŞÜRÜLMESİNE,
Sanık ... hakkında kurulan hükmün incelenmesinde ise;
Sanığın üzerine atılı suç için 765 sayılı TCK'nın 205. maddesinde öngörülen cezanın alt sınırı itibarıyla, savunmasının alındığı 30/05/2007 tarihli oturumda, yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 150/3. maddesi gereğince zorunlu bir müdafiin hazır olması sağlanmayarak savunma hakkının kısıtlanması,
Kabule göre de;
20/09/2007 günlü dilekçesindeki; 11 no.lu hakedişe ait 219.151.643 liralık mükerrer ödemeye ilişkin 2158 no.lu verile emrine konu 31 no.lu reddiyat fişi ile kontrolör raporunda buna ilişkin olduğu belirtilen 259.607.333 liralık 1849218 no.lu Ziraat Bankası çeki ile 20/06/1990 tarihli 838 no.lu 425.249.389 lira ödemeye ilişkin verile emrinin müstenidatı olan reddiyat fişleri ve bunlara dair çeklerin temin edilerek söz konusu belgelerdeki imzaların müvekkili sanığa ait olup olmadığının tespiti için imza incelemesi yaptırılmasına ilişkin sanık müdafiin talebinin usul ve yasaya aykırı olarak reddine karar verildiğinin anlaşılması karşısında, maddi gerçeğin ortaya çıkartılabilmesi için söz konusu belgelerin temini ile bu belgelerdeki imzaların sanığa ait olup olmadığı tespit edildikten, hakediş tutarından sebepsiz şekilde fazla yapılan ödemelerin zimmet suçunu oluşturup oluşturmayacağı da tartışılıp değerlendirildikten sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerekirken eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı ve sanıklar müdafiilerin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 23/05/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.